şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özal zamanından beri ciddi ciddi bazı kesimlerden tarafından düşünülen yapıdır. hatta batılı ülkeler tarafından bizim için öngörülen gelecek bu ve böyle olacak gibi.
  • kozmopolit şehirlerde sıkıntı yaratacaktır. "beğenmiyorsan eyaletine git arkadaşım" tipi çıkışlar beklenebilir.

    belirli etnik nüfusun yoğun olduğu bölgelerde azınlıkta kalacak olan köklerin de yaşayacağı sıkıntılar aşikardır.

    sonuç olarak, ülkedeki etnik gruplar kendi bölgelerine çekilip izole hayatlar sürmeye başlayacaktır.
  • türkiye için son derece uygun olduğunu düşündüğüm yönetim biçimidir.

    pkknın bu yapıyı desteklemesi ne yazık ki türkiye'de ciddi bir kesimin üniter devlete körü körüne bağlanmasına yol açıyor, çünkü pkkdan ne gelirse gelsin bunun kötü olduğu inancı hakim belli bir kesimde. hükümet kanadı da bunun farkında olduğu için buna asla izin vermez gibi gözüküyor. çünkü bunu kabul etmek bir yerde imtiyaz vermek gibi onlar için.

    ancak ben buna karşı gelenlerin büyük resmi göremediğine inanıyorum. açık konuşayım ben türkiye halkının belli bir kesimini sevmiyorum, hatta sevmemek bir yana nefret ediyorum. bizleri kanlı bıçaklı hale getirenleri bu derece kutuplaştıranları da ayrıca tebrik etmek istiyorum. sözün özü ben bu insanlarla beraber yaşamak istemiyorum ve benim gibi milyonlarında olduğunu biliyorum. e onlarda bize çok meraklı değil, haliyle bundan daha iyi bir çözüm göremiyorum.

    düşünsenize federe bir ülke olduğumuzu ne kadar güzel avantajları olurdu.

    muhafazakarlar mesela

    kendi devletlerinde yasaklarlardı içkiyi, hepten rahat ederlerdi.

    kendi devlet teşkilatlarında türban, çarşaf, cübbe, sarık, hacı sakalı hepsi serbest olurdu; islamın gereği olan hoşgörüyü de hesaba katıp diğer dinlere inanlara ve inanmayanlara istediği gibi giyinme hakkını tanımazlar ve bu şekilde günaha girmemiş olurlardı.

    yargı içinde giyim kuşam olayını aynı kamu teşkilatındaki gibi yaparlardı. hatta canları isterse mahkemelerin yanında imamlar ombudsmanlık yapabilirdi.

    türbanlı doktorlar gönlünce erkek hastalara bakmayabilirdi.

    bu dizi dinen olmamış deyip istedikleri gibi yayından kaldırabilirdi. böylelikle çıplak bibloya sansür uygulayacak kadar düşmezlerdi.

    kişi başına bir cami, kişi başına bir imam, her okulda bir imam, bütün imamlar devlet dairesine gibi çılgın bir yapılanma içine girebilirlerdi.

    kadınlar için ayrı otobüs seferleri düzenleyebilirlerdi.

    kendi ülke sınırları içinde istedikleri kadar yandaşlarına rant sağlayabilir, zengin yaratabilirlerdi.

    taşeronlaşmaya tam güç devam edip, işçiye köle muamelesi yapabilirler.işçisini eşek gibi çalıştırıp 774 lira verip, ama ben patron olarak bu adamlarla kahvaltı yapıyorum deme şansına sahip olurlardı hemde.

    hem bu devletler sendikalardan, "sorun yaratan işçilerinden" sonsuza dek kurtulurlar. bu ülkede yaşayacak işçi kardeşlerimizin de şikayetçi olacağını sanmam, ne de olsa bu kardeşlerimizin düşüncelerine göre: allah onları fakirlikle, patronlarını ise zenginlikle sınıyor.

    neoliberal politikaları istedikleri gibi uygulayabilirler. canları ne istiyorsa babalarının malı gibi satabilirlerdi.

    üretime dayalı bir ekonomi yerine ranta ve sıcak paraya dayalı bir ekonomi yaratarak refaha kavuşabilirlerdi.

    ayrıca bu ülkede polis teşkilatı da rahata kavuşurdu, onlardan olmayanlar bu ülkede yaşamadığı için oto boka terörist demek zorunda kalmayacaklar, delil bulmak, aramak ve yaratmak zorunda kalmayacaklardı.

    kürtlere gelince

    resmi dairelerde hem kürtçe hem türkçe ihtiyaca göre hizmet verirlerdi.

    kürtçe eğitim veren okullar kurarlardı, hatta üniversiteler.

    paylarına düşen santral neyse işletmelerini alır, elektriği ister ücretsiz sağlar, ister kaçağa göz yumar, isterse herkes için paralı yaparlar.

    hayvancılık gelişir, tarım gelişir, yatırım gelir istihdam sağlanırdı.

    kız çocuklarını gönlünce okutur ya da okutmazlardı.

    feodaliteye gönlünce devam ederlerdi, belki uyanır isyan ederlerdi.

    solculara gelince

    onlarda yapabiliyorlarsa eğitimi, sağlık hizmetlerini ulaşımı ücretsiz yapabilirler.

    gönlünce içki içebilir, gönlünce giyinebilirler.

    istedikleri gibi örgütlenebilir, sendika kurabilirler.

    bütün dinlere ve dinsizlere eşit bir yaklaşım içinde olarak devlet teşkilatını kurabilirler.

    din dersini seçmeli yapabilir, yada toptan kaldırabilirler.

    ekonomide daha devletçi bir yapı içinde olabilirler.

    emekçilerin gönlünce örgütlenmesine izin vermek bir yana bunun için teşvik ederler.

    bizi polisten kim kurtaracak korkusuyla yaşamak zorunda kalmaz, kendi polis teşkilatlarını kurabilirler.

    işte gördüğünüz gibi dostlar say say bitmeyen avantajlar yumağı olurdu türkiye. isteyen istediği yerde yaşardı.
  • temelleri bugün atılan oluşum.

    (bkz: 21 mart 2013 abdullah öcalan'ın mesajı)
  • karsi cikanlarin niye karsi ciktiklarini adam gibi temellendiremedikleri turkiye. mantikli turkiyedir. cumhuriyeti lafindan da kurtulmak gerekiyor aslinda ama neyse.
  • olmamış arkadaş, yine etnik vurgu var..
    niye "türkiye" olsun ki, bu topraklarda sade.clfkflrl... afedersiniz midem bulandı..
  • insanlar malum pkk sorunu nedeniyle bu konuya hep ön yargılı baktılar. ancak federal yönetim sistemi pkk ile özdeşleştirilemeyecek kadar ciddi bir mevzu. türkiye'de bölgeler arasındaki farklı yaşam şekli ve hayata bakış açısı giderek belirginleşiyor. bence düzgün şartlarda kurulacak bir federal sistem, cumhuriyeti güçsüzleştirmek bir kenara, daha da sağlamlaştıracaktır. osmanlı'nın yıkılışına giden süreçte adem-i merkeziyetçi önlemler zamanında alınamadığı için yıkılış süreci hızlandı.

    basit bir şekilde açıklamak gerekirse, mevcut sistemde izmir'e atanacak bir valiyi, kaymakamı veya memurları ankara'daki merkezi hükümet belirliyor. merkezi hükümet ise yozgat'ın, diyarbakır'ın, kars'ın, rize'nin oylarıyla seçiliyor. bu durumda izmir'de icraata geçirilecek merkezi politikalar için en az izmirli kadar diğer bölge insanları da söz sahibi oluyor. halbuki federal bir yapı kurulsa ve izmirli kendi valisi de seçme hakkına kavuşsa veya vali'nin yetkileri belediye başkanına devredilse halka daha uygun politikalar geliştirileceğini ve halkın sorunlarına daha pratik çözümler bulunabileceğini düşünüyorum.

    abd'deki sistemde isteyen eyalet esrarı serbest bırakıyor, isteyen eyalet kürtajı yasaklıyor. isteyen idamı getiriyor, isteyen yasaklıyor. seçme hakkınız var. kafanıza uygun eyalete gidip yerleşebiliyorsunuz. muhafazakar bir başkan seçilse bile demokrat bir kaliforniyalının özgürlükçü hayatına pek etkisi olmuyor. aynı şekilde, demokrat bir başkan da bir teksaslının tutucu hayatını fazla müdahale edemiyor. isteyen istediği gibi yaşıyor.

    bizde de yozgatlı, konyalı eğer istiyorsa bütün bölgeyi imam hatiple donatır, izmirli, tekirdağlı da kendi özgürlükçü anlayışına göre bir sistem oluşturur. hiçbir bölge kendi doğrularını diğer bölgelere dayatmasa kötü mü olur? muhafazakar ister izmirli çocuğunu okumaya yozgat'a gönderir isterse tümden taşınır; seküler bir yozgatlı da izmir'e taşınabilir.

    kafanızdaki ön yargılardan sıyrıldığımızda aslında güzel bir sistem federalizm.