şükela:  tümü | bugün
  • the last poets ve gil scott heron ile birlikte muhalefetini devrimci temeller üzerine kurmus, haysiyetli kara müzisyenlerdendir. anlatilanlara göre annesi, 1970'lerde aktif siyasete istirak ettigi ülkesi nijerya'nin devlet güçleri tarafindan kendisine gözdagi vermek amaciyla gözleri önünde evinin balkonundan atilarak öldürülmüstür. shakara, london scene, coffin for head of state, opposite people, sorrow tears & blood..hepsi çok güçlü albümlerdir, ancak authority stealing her eve lazimdir.
  • popülarite ve politik söylem açısından bob marley'le kıyaslandığını okumuştum; ancak bildiğim kadarıyla askeri yönetim marley'nin evini yakıp, annesini balkondan atıp, kendisinin de kafatasına kalıcı hasarlar verdikten sonra cayır cayır yanan eve itfayenin gelmesini önlemedi. bu şartlar altında nijerya'da kendi yarattığı müziği yapan kuti, pantolonu sömürgeci bir giyecek olarak gördüğünden birkaç konserinde bildiğimiz donla etrafı coşturmuş. ignatius reilly de pantolon endüstrisini içerden sabote etmeye kalkmıyor muydu? ne alakaysa. annesinin ülkenin ilk feministlerinden olmasına ve devrimci söylemlerine rağmen pek çok kaynakta cinsiyetçi olarak tanımlanmış kuti. konserlerde arkasındaki 20 kişiden oluşan kadın korosunun çoğu eşiymiş ve çıplak ayakla şarkılarını söylerken bir yandan da kuti'nin bebekleri karınlarına tekme atmaktaymış içerden. bıraktığı miras ise çok zengin ve çok katmanlı; bir water no get enemy olsun, bir black president olsun, bir yellow fever olsun, bir zombieolsun; bir olsun bizim olsun.
    aidsten öldükten sonra kendisi için red hot and riot albümü kaydedildi. oğlu femi kuti'den common'a, macy gray'den tony allen'a, kelis'e kadar falan kuti şarkıları söyleyen bir karışık ve güzel grup. albüm kapağında "siz şu anda bu albümü tutarken afrika'da 150 kişi daha aidse yakalandı" yazıyor.
  • narkotik olay. black gospel-jazz bulamacı.
  • nijeryalı aktif politik müzikçi, afrobeat'in peygamberi. askeri yönetim evini yakmış, kendisini ve akrabalarını dövmüş, yangının söndürülmesini engellemiş, annesini öldürmüş, kendisini de hapse kırık bir kafatasıyla göndermiştir. pantolonun sömürge giysisi oldugunu düşündüğünden pantolon endüstrisini protesto etmiş ve konserlerde donuyla şarkı söyleyip dans etmiştir. shakara'dan water no get enemy'e, yellow fever'dan expensive shit'ine kadar hepsi ayrı bir hummadır deryadır, zikirdir ve fikirdir. 97'de aids'ten ölüp bizi sadece eldekilerle bir başımıza bırakmıştır. oğlu tırnağı kadar bile olamamıştır.
    (bkz: femi kuti)
  • afrikalı yılmaz güney.
  • jay-z ile will smith ve karisinin yapimciliginda bir broadway muzikalidir. yani eskinin brooklyn'li torbacisi bugunun basarili is adami, iyi soz yazari, mc ve produktoru shawn carter ve hip hop camiasinin sıkıcı "iyi evlat" tiplemesi will smith, afrobeat'in en onemli ismi fela kuti'ye - hadi uzun ismini de yazayim "olufela olusegun oludotun ransome-kuti"- saygilarini onun hayatini ve muziklerini anlatan bir muzikal ile sunuyorlar. muzikal denilen seyden hic hoslanmam. yok efendim hair 'mis herkesin batik bluzler icerisinde let di sanşayn in soylemesiymis, ya da yuz yildir sahnelenen cats'mis, vs vs isim olmaz ama fela kuti askina 2 bucuk saat muzikal de seyrederim, sirasinda kuyrukta da beklemeye aldirmam.

    http://www.felaonbroadway.com/index.php