şükela:  tümü | bugün
  • hayatin profesyoneli olan kisiler icin soylenen soz
  • cok dert yasamak ile de iliskilidir aslinda
  • her halti bilen, tecrube sahibi insanlari tanimlamak ta kullanilan bi deyim. sonucunda yasam sarrafi olunur.
  • bir süre sonra yaşayacak ilginç bir şey kalmayacağından, erken yaşta intihara yol açabilecek "eylem".
  • yaşayan her insanın yaptığı bişeydir. mühim olan nokta geçerken çembere değmemektir. mantıken eğer bu feleğin çemberiyse pislikten yapılmış olmalıdır. ama bazı insanlar bu çemberden geçemez bir türlü çember çevirirler adeta. *
  • çok deneyler geçirmi$, ba$ından çok i$ geçmi$ ki$iler için kullanılan deyimdir.

    hikayesi $öyledir:

    felek: gökyüzü, gökkubbe sema veya ar$ı alâ anlamına gelir.
    islam inancına göre gökyüzü dokuz kat idi.
    sekiz gezegenin her biri için bir kat var olduğu, dokuzuncu katın ise yıldızlardan arınmı$, sonsuz uzay olduğu kabul edilirdi.
    yine eski inanı$lara göre, herkesin gökyüzünde bir baht yıldızı vardır. bu yıldızlar, felek denilen gökyüzü tabakalarının arasından bize etki ederler.
    ba$ımıza gelen olaylarınn, onların etkisi olduğunu dü$ünürüz. daha doğrıusu eskiler, ba$ımza gelenlerden dolayı, tanrı'ya bir kötü söz söylememek için, baht yıldızına, feleğe, talihe verip veri$tirmeyi uygun bulmu$lar.

    fuzuli bununla ilgili $öyle demi$tir:

    "felekler yansı ahımdan
    muradım $em'i yanmaz mı?"

    eski astronomi bilginleri, "felek dairesi", "felek çemberi" diye bir çizginin bulunduğunu sanarlardı. kader yıldızları, sözde bu çemberden geçtikten sonra yıldızın sahibi olgunla$ırdı.

    bir bektaşiye sormu$lar:
    - can erenler, feleğin çemberinden geçtin mi?

    bekta$i:
    - çemberin lafı mı olur? ben arka arkaya dizilmi$ çemberlerin ördüğü en uzun tünelden geçtim. demi$.
  • felek tam sille atacakken,* alaycı bir kahkahayla kolundan yakalayıp el ense çekebilme kabiliyeti kazandırır.
  • yeleğin çemberinden geçmenizi sağlamaz.

    http://i.imgur.com/xi5le.jpg
  • ölmeden yapılması gerekenler listesi varsa bu abicim başka bir şey değil.
    herkes farklı bir biçimde geçer önemli olan o sınavı vermek. buda öyle afilli bir laf ki gören bir bok yedin zanneder afiline bakmayın. herkesin karşısına hayatı boyunca sınavlar çıkar, işte o sınavı verirsen bil ki geçtin bir daha kimse seni oradan yaralayamaz. hayat dediğimiz kurulu tezgahta türlü zorluklar var bazı zorluklar kaderden, bazıları kahpelikten. sen bu tezgahların sonunda temiz kalıyorsan sen o çemberden geçmişsindir, illa 3 adam vurup 50 sene mapus yatmak gelmesin aklına. tezgahı madrabazın kafasına çaldığın anda düdük çalar, hadi geçmiş olsun.
  • sembolünü sevdiğiminin lafı. bazen bu toprakların bizden çook çok yıllar öncelerden gelen kadim bilgilerle donandığını, bu bilgilerle dolup taştığını, yüzyıllardır zaten bu bilgilerin kullanılageldiğini, ve bizim bütün bunları anlamaya/yeniden keşfetmeye çabalamamızın biraz beyhude olduğunu düşünüyorum. bunu, saye'nin anlamını öğrendiğimde de hissetmiştim, şimdi de böyle hissediyorum.
    bir çemberi tamamlamak vardır. bir döngüde dönmek, ta ki bir sonraki döngüye geçene dek. mandala'lar vardır, büyülü çemberler. çember ki bütünlüğü simgeler, köşe sayısına n dersek, n sonsuza giderken çizdiğimiz çemberler sonsuz'la olan ilişkimizi de ifade eder. ya da kozmos'la, tanrı'yla, tao'yla ya da bilinçdışı'yla -her nasıl adlandırıyorsanız o'nunla-. bir süreçtir bu. bir süreci iki boyutlu düzlemde nasıl ifade edebilirsiniz? çember dinamiktir. bütün'ü belki kare'yle de gösterebilirsiniz, fakat köşeleri törpülemek'ler de vardır zaman içinde. yılan kendi kuyruğunu yer ve başladığı yere gelebilir; fakat geldiği yine aynı kendi midir? bir dönüşüm geçirmez mi? yılan derisini değiştirmez mi? kahramanın sonsuz yolculuğu'nda joseph campbell monomit'ini açıklarken kahramanın yolculuğu her nedense kare değil de çember biçimindedir.nedendir? kozmik dans'ı ifade eden yinyang neden çember biçimlidir? yoksa zaman döngüsel midir? engin geçtan'ın tren'i raylar üzerinde tıpış tıpış doğrusal gitmek varken neden çemberler çizer? üstelik çemberlerçizençemberler çizer? ya da orta dünya coğrafyasında büyülü olan neden bir yüzüktür? neden başka bir şey değil de, yüzük gibi dairesel bir figürdür bu? gibi sorular güzel sorulardır bana göre.
    bir döngüde sıkışmak olduğu gibi, bir döngüden sağ salim geçmek'ler de vardır * *. gölge'yle tanışmak olduğu gibi, gölge'yle bütünlemek de vardır kendini. çünkü "her gecenin sabahı, her kışın bir baharı" vardır. ve "her tutsağın bir kaçışı, uyku'nun uyanışı da vardır."