şükela:  tümü | bugün
  • simdilerde modernleşen kentli islam'imizin modalarindan biri olan, hani üstte pardesü, ayakta topuklu ayakkabili makyajli hanimlarin söyle enseden yukari doğru bağladiklari, eskiden sıkmabaş da denilen, ama şehirde önden fiyonglanan kadin baş bağlama şekli efendim bu. önce reşad ekrem koçu'nun sonra murad bardakçi'nin yalancisiyim. onlara göre "yaşları ilerlemiş ama gönülleri genç kalmış kadınlar bunu tercih ederler, örtünün uçları alında fiyong yapılır, fiyonglar eski zaman tabancalarının mermi konulan kısımlarına benzediği için "felek tabancası" denir"miş.

    şimdi şaşkinin biri çikar, "minareler süngümüz, kafalar tabancamiz" falan der ondan da korktum ama, ah be melek gel gör beni felek neyledi...
  • eskiden kadın başına yapılan ve hotoz denilen kadın başlığının bir çeşidi olan süslemedir.

    reşat ekrem koçu, türk giyim kuşam ve süslenme sözlüğünde bu konuyu, kaptânı derya hacı vesim paşa torunu neş'ecan hanım efendi tarifine göre anlatır. o tarife göre şöyle der:

    "hotozun ön tarafında çarkı felek şeklinde bir fiyonga vardı; bu fiyonga eski tabancaların mermileri taşıyan döner topuna benzetilmiş, çarkı felek şekli adından da felek ismini alınıp hotoza felek tabancası adı verilmiş olacaktır. tâzeler, tâzelerin fingirdekleri, yaşlansa da gönlü tâze kalan yosmalar tarafından bağlanır hotoz idi. aynı tarz bağlanan kundak yemenilere de felek tabancası denilirdi".

    bkz; reşat ekrem koçu- türk giyim kuşam ve süslenme sözlüğü-sümerbank kültür yayınları-1967-ankara

    buraya resim yükleme olanağı olmadığından "kundak yemeni" olarak tarif edileni yükleyemiyorum. kundak yemeninin de iki çeşidinden bahsediliyor. biri "kundak", diğeri "salma" yemeni. bunu da müsâhibzâde celâl bey, "eski istanbul yaşayışı" eserinde resmedip belirtiyor.