şükela:  tümü | bugün
  • al bano- romina pover ikilisinin söylediği feliçita şarkısının ülkemizde meşhur olduğu sıralarda (80 li yılların başlarıydı) bir tv programında stüdyo dışında yapılan bir canlı yayında sunucunun elindeki mikrofonu alıp bu şarkıyı söyleyen tinerci çocuk.daha sonra birkaç programa çıkarılmış ve bu şarkıyı söylemiş ve adı feliçita mehmet olmuştur.öldüğünü yazdı gazeteler geçtiğimiz günlerde.....
  • (bkz: erturk yondem)
  • ertürk yöndem bu çocuğu ilk 1982 yılında programına çıkarmış:
    feliçita mehmet tek değil....
    feliçita mehmetler tek değil....
    binlerce feliçita mehmet var....
    anonsuyla zihinlerimize kazınmıştır aynı ertürk 1999 yılında feliçita mehmet bulundu adıyla bir özel program daha yapmıştır

    bu çocuğun geçtiğimiz yıl öldüğü doğrudur
  • (bkz: perde arkasi)
  • erturk yondemi tanitan kisidir bu zat zira yondem'in ses getiren tek haberi bu olmustur. kariyerinin geri kalanini trt'de kendine ayrilan rekabetten uzak secure program kusaginda teroristbasi,saki, mehmetcik bik bik bik diye oterek gecirmis, pkk terorunun sona erdirilmesiyle de yegane ekmek teknesinden olmustur.
  • biraz önce tuhaf bir şekilde birden aklıma gelen, bu ülkedeki yitik binlerce gençten sadece bir tanesi. ertürk yöndem'in etkili jenerik müziği eşliğinde " bu çocuklar bizim" deyişini hatırladım. yukarılarda bir yerde hala kendi dilinde felicita'yı sçylüyor mudur acaba?
  • feliçita mehmetlikten falçata mehmetlige yükselmis ve artik kafasini bozani cizen bir sahsiyettir kendisi.

    bir de feliçita gürhan vardi, o da sokak cocuguydu , o da cicciolina gulnaz olmus, merter'de takiliyormus aksamlari.

    (bkz: fisilti gazetesi)
    (bkz: gun ola harman ola)
  • yaşarken ölüm haberi duyurulan lakin ben burdayım diyemeyecek kadar kayıp bir sokak çocuğuydu şimdilerde ilanını doğrulama adına yine sokaklardadır sanırım..
    italyanca mutluluğu * gerçek yaşamda yakalayamamış bir cocuk fotografıdır mehmet..
  • trt, feliçita mehmet'in olduğu bu programı birkaç defa yayınlamıştı. sanırım 90'larda yine gördüğümde, feliçita mehmet ile birlikte başka bir adam da zihnime kazınmıştır. bu adamın, ne ismini biliyorum, ne hikayesini. hatırladığım sokaklarda yaşayan, garip, kimsesiz, orta yaşlı, kel, gömlekli bir adam.

    abdullah yüce merhumun, bu ne sevgi ah adlı eserini söylüyordu:

    bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap
    zavallı kalbim ne kadar harap
    nasibim olsun, bir yudum şarap
    sun da içeyim yarin elinden.

    öyle içli, öyle samimi. keşke bir daha görsem. hem feliçita mehmet'i hem de o meçhul adamı.