şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 12. istanbul bienali'nin esin kaynağı sanatçı.

    " 12. istanbul bienali'nin başlığı ve görsel kimliği, minimalist ve kavramsal yapıtlarıyla 20. yüzyıl güncel sanatının en önemli isimleri arasında sayılan kübalı-amerikalı sanatçı felix gonzalez-torres'e göndermeler içeriyor. işleri uluslararası arenada pek çok kişisel ve karma sergide yer alan gonzalez-torres, aynı zamanda küratörlüğünü rosa martinez'in üstlendiği 5. istanbul bienali'ne de katılmıştı. torres'in, siyasi konuları ele alırken biçimsel yenilikçiliği kullanarak oluşturduğu sanat dili, 12. istanbul bienali için yürütülen araştırmalara esin kaynağı oldu.

    gonzalez-torres'in varlığı, bienal başlığında da görüldüğü gibi, kendini birçok yerde belli belirsiz hissettirecek. "isimsiz (12. istanbul bienali), 2011" başlığı, gonzalez-torres'in kendi yapıtlarını adlandırmakta kullandığı bir geleneği tekrarlarken aynı zamanda "isimsiz" başlığını takip eden parantez içindeki yer ve zaman belirteçleriyle bilinçli bir şekilde, dil, temsil, isim ve başlıkların soyut ve şiirsel biçimlerde işlendiği bir iletişim düzeyine dikkat çekiyor.

    gonzalez-torres, yapıtlarında siyasi açıdan en başarılı olan hareketlerin "siyasi" görünmeyenler, kişiselin siyasi, siyasinin de kişisel olduğunu gösteriyordu. torres'in en iyi bilinen yapıtları arasında bulunan, takvim, yapboz, kâğıt yığınları, şeker kümeleri, tele dizilmiş ampuller, dilbilimsel portreler ve fotoğraflardan oluşan serilerinin tümü biçimsel özellikleriyle öne çıkıyor, ancak sanatçının tüm işlerinde estetik biçim ile açık uçlu içerik arasında sağlam bir denge bulunuyor. "

    http://www.iksv.org/bienal/bienal.asp?cid=105
  • " gonzalez-torres'in sanatı, sevgiyi, aidiyeti, kaybı ve matemi içerir. 1983 yılında tanıştığı sevgilisi ross laylock, 1991 yılında aids'e bağlı komplikasyonlar yüzünden hayatını kaybeder. gonzalez-torres sanat hayatının en etkileyici işlerinden birini bu kayıp üzerine yapacaktır. "isimsiz (ross'un los angeles'taki portresi)" ilk kez 1991 yılının ekim ayında los angeles'taki luhring augustine hetzler gallery'de sergilenir. sanatçı galerinin bir köşesine, selofan kağıdına sarılmış, ross'un ideal ağırlığı olan 79 kilo bonbon şekerini yığar. dileyen ross'un en sevdiği "fruit flasher" marka şekerleri alabilir, yiyebilir. gonzalez-torres, hayatını adadığı ross laylock'un portresini şeker yığını olarak yorumlamıştır. izleyen bu ilişkinin bir parçası olur, ilişkiyi yaşatır. şekeri kağıdından sıyırır, ağzına atar, emer, ağzında dolaştırır, yutar. eşcinsel ilişkinin erotizmi bir virüs gibi sistemin içine sızar. diğer yandan şekerler tükendikçe işin formu değişmektedir. aids yüzünden son zamanlarında mütemadiyen kilo kaybeden ross gibi. ross'un kaybı başka işlerde de karşımıza çıkar. "

    e. osman erden@artunlimited/eylül 2011
  • 12. istanbul bienaline esin kaynağı olması vesilesiyle tanımış olduğum sanatçıdır. 1995 yılında yapmış olduğu bir söyleşide "insanlar 'hedef kitlen kim' diye sorduklarında bir saniye bile düşünmeden ross diyorum" demiştir.
  • yaptığı heykelleri, gerçekleştirdiği yerleştirmeleri ve fotoğraflarıyla özellikle 1990’lı yıllarda kendinden söz ettirmiş küba doğumlu amerikalı sanatçı. seksenli yılların ikinci yarısından itibaren sosyal yaşamda travmatik etkiler yaratan aıds hastalığı ve eşcinsellik üzerinden takındığı siyasal tavrı torres’in sanatının en önemli unsurudur. sanatçı 1991 tarihli “isimsiz”i, aıds hastası olan sevgilisi ross laycock’ın ölümünün ardından yapmıştır. new york’un en kalabalık 24 bölgesindeki billboardlara yerleştirilen bu fotoğrafta, boş ve dağınık bir yatak gözükmektedir. yastıklardaki izlerden bir çiftin yataktan henüz kalkmış olduğu anlaşılmaktadır.
  • geçtiğimiz günlerde "untitled (perfect lovers)" eserinden haberdar olduğum ve çok beğendiğim kübalı sanatçı.

    edit: kendisinden öğrendiğim bu değerli bilginin hakkını vermem gerektiğini hatırlattığı için sevgili bonobo'ya teşekkürü bir borç bilirim.

    kendisine ait "portrait of ross in l.a" eserinde, 1991 yılında aidsten kaybettiği sevgilisi ross laycock’un ağırlığı kadar (80 kg) şekeri sergileyip ziyaretçilere sunmuş. her ziyaretçiden de bu şekerlerden alması beklenmiş. böylece şekerler azaldıkça, ross’un da aynı hastalığındaki gibi yavaş yavaş kaybolduğu algısı yaratmaya çalışmış.

    amerikalı bir sanatçı tarafından kendisiyle yapılan bir art interview esnasında vefat eden sevgilisinin hastalık süreciyle ilgili bir soru sorulduğunda şu şekilde cevap vererek gönlümde taht kurmuştur.

    "one time he asked me for the pills to commit suicide. ı couldn’t give him the pills. ı just said, “honey, you have fought hard enough, you can go now. you can leave. die.”"

    kaynak
  • sevgilisi ross'u aids sonucu kaybedince birbirinden güzel eserler vermiş kübalı sanatçı.
    "perfect lovers" isimli çalışmasında aynı anda aynı saati gösteren iki saatin zamanla senkronizasyonu bozulur ve saatlerden birisinin pili daha çabuk biter. sanatçı burda sadece iki saatle, iki sevgiliyi ve ölümü şiirsel şekilde anlatmayı başarabilmiştir.
    edit: imlâ