şükela:  tümü | bugün
  • 1977 belçika doğumlu film yönetmeni.
  • the misfortunates gibi şahane bir filmin yönetmeni. takdir edilesi.
  • çölde kutup ayısı izlediğim en iyi filmlerden biri idi ve kırık çember i izledim çölde kutup ayısını hatırlattı bu filmde bana ve yönetmenin aynı olduğunu gördüm. hatırlattı derken benzer anlamında demiyorum his olarak müzik diliyle söyleyecek olursak tuşesi ve o zaman yönetmen sineması ne demek daha iyi anladım. iki filmde de dram ile neşe iç içe geçmiş di ve çok güzel yedirilmişti. ama sonunda elimde hüzün kaldı.
  • kesinlikle kendi dilini oluşturabilmiş bir yönetmen.

    ben de bundan birkaç sene evvel de helaasheid der dingen'i izlemiştim. hatta şöyle (bkz: #21825952) bir entry de girmiştim. az evvel de 2013 yapımı the broken circle breakdown filmini izledim. filmi izlemeye başladıktan kısa süre sonra bu yönetmen kesin misfortunates'un yönetmeni diye düşündüm. nitekim haklı da çıktım.

    adam komediyi ve dramı çok güzel harmanlıyor filmlerinde. yukarıdaki entryimde de bahsettiğim gibi ilk filminde en dikkat çeken öge bu olmuştu. son filminde de aynı havayı sezdim. aslında buna tam olarak drama komedi harmanı da diyemeyiz. daha ziyade komedi filmlerinde görmeye alışık olduğumuz karakterler üzerinden harika dramalar yaratıyor. son filminde dram çok daha ağır basmıştı ancak yine de bu dediğim durum geçerli. filmlerinde müziği de çok iyi kullanıyor. zaten the broken circle breakdown'a bir yerde müzikal bile diyebiliriz. ve sinemasını sıkıcılıktan kurtaran bir zaman-olay örgüsüyle anlatıyor filmlerini. bu da karakteristik bir özellik katıyor kendisine.

    nitekim bu iki filmdeki performansıyla takibe alınması gereken bir yönetmen olduğunu ispatlamıştır kendisi. başarılarının devamını dileriz canı gönülden.
  • son zamanların benim için joachim trier ile birlikte en başarılı yönetmeni, yeni filmi belgica'yı 2015'in ekim ayında izleyebileceğiz.
  • ne güzel insan ne güzel de işler yapıyor dedirten bir yönetmen kendisi. the misfortunates'le mest etmiş, the broken circle breakdown'la adeta sol yanımdan vurmuştur. ömrü uzun olsun da bizi filmsiz bırakmasın.
  • gent film festivalinde calisirken en son filmi "belgica'nin" galasinda komik bir diyalog yasadigim tatlis bir insandir kendisi.
    ızleyenler bilir belgica filmi gent sehrinde bir barda geciyor, ki o bar gercekten de gent'de place to be diyecegimiz bir mekandir asil adi charlatan.
    neyse efendim filmin galasindan sonra, gala davetlileri barin oldugu meydanda buyuk bir afterparty'e katilacaklardi. benim görevim ise filme giren insanlara bu party icin giris bileklikleri ve gerekli bilgiyi vermekti. malum gala herkes iki dirhem bir cekirdek giyinmis. uzun bir sira olusturan insanlarin icinden sira bir cifte geldi. sonrasi ise söyle;
    kurabiyemsi: ıyi aksamlar, bunlari kolunuza takiniz lutfen yoksa aksam charlatan'da ki afterpartiye katilamazsiniz.
    sari cadi kadin: sen bizim kim oldugumuzu biliyor musun?
    felixcigim: (gülüyor) aksam sende gel mutlaka isini bu kadar dogru yapan birini tanimak isterim!
    benim jeton o an düstü tabi, sonuc olarak biraz daha muhabbet ettik. lanet patron yuzunden after partiye de gidemedim. buda böyle bir animdir.
  • absürt olsa da olmasa da küçük, küçük olduğu ölçüde de gerçek hikayeler anlatan adam. bar veya parti temalarına da ayrı bir anlam ve önem atfettiği kesin. tıpkı anders thomas jensen'in mutfakları gibi.
  • son zamanlardaki en sevdiğim yönetmen.

    2016'da çıkan "belgica" filmiyle artık kendi tarzını oluşturduğunu da adeta kanıtlamış oldu.

    bir filmi izleyerek direk aa bu kesin felix'in demek mümkün.