şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sınavlara, makalelere vs. hazırlanırken, kendini counter strike'ta 5-1(yazıyla beşbir) alıp duvarları tarayan acemi kantırcı gibi hissetmektir.
  • eğer bölümün hakkını vererek okuyayım denirse, haftada ortalama 100er sayfalık 7 kitap okumaktır.sanat eserlerinde felsefe problemleri dersi alınmışsa, buna fazladan 100 sayfa daha eklemek demektir.bunları okumak,okuduğunu anlamak, yeni sorular soracak kadar idrak etmek, geçen hafta okuduklarınla kıyas yapacak ya da devamlılık sağlayacak kadar bilgi birikimini bir hafta sonraya tasıyacak kadar edinmek demek.
    yani tıptan hallice, hukukla kafakafaya gidecek kadar okumak ama mezun olunca ne olacağını onlar kadar net bilememek demektir.
  • "işsiz olacaksın yani" laflarına alışamazsa kısa zamanda katil olacak olmaktır.
  • bölümdeki ögrenci sayisinin her yil beser onar azalisini izlemek de demektir. iktisat, isletme vs. okuyup issiz kalacagima bu bölümü okuyup issiz kalayim ulen diye kendini avutacaksin da demektir mezuniyet sonrasi..aristoteles ontolojisi üzerine kadar bir de ne is yaparsin sorusu üzerine düsünmek durumunda kalmaktir.. basi da ortasi da sonu da zordur..
  • ephebe 'de yasiyor olsaydi, gecis ustunlugune sahip olacak olmasi anlamina gelecekti. yengemin biyigi olsaydi enistem olurdu ayrica (ya da oyle bi sey).
  • mutsuz olmaktır. çünkü ontolojik ve eksistensiyal soruları sorgulamak, bunların içinde dolanmak, daha sonra "herkesleşme" durumundan çıkamadığın için her şeyden daha da nefret etmek, çıkış yolu bulamamak gibi durumlarla sonuçlanabilir.

    ki bunları sadece seçmeli olarak aldığım felsefe derslerinden sonra söylüyorum.
    cehalet, mutluluktur. ötesi yok.
    ama yine de felsefe okumak isterdim. fazla da içselleştirmemek lazım tabi.
    yoksa "mahmut vardı ya işte felsefe okuyordu kafayu sıyırdı haaa" cümlesinin öznesi olunabiliyor.
  • işsiz olmaktır.
  • amma nefret doluymuş insanlar da. hiç bilmiyordum felsefe öğrencilerinin toplum tarafından bu kadar sevilmediğini. sana ne yani; işsizliği kendine, bilmişliği kendine, yetkinlikleri kendine... şimdi herhangi bir felsefe öğrencisinden daha yetkin olduğunu iddia ediyorsan felsefe alanında, e bu da birazcık bilmişlik değil mi? mühendislere laf sokuyorlar deyi felsefe öğrencilerinin arkasından atıp tutmak daha mı farksız? ben hiç anlamadım ki bu hınç niye? felsefe seviyormuş okumuş, puanı doktor-mühendis olmaya yetmemiş okumuş, daha iyi bir yer bulamamış felsefe bölümüne gideyim demiş. herkesin bir şeyler için sebebi var nasıl olsa, ama kimseninki bir diğerininkinden daha mühim değil.

    şimdi o nefret söylemlerini yavaşça yere bırak ve elimi tut.