şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • 5. kısım

    islam ve yahudi felsefesi

    islam düşüncesi el-kindi den ibni sina ve ibni rüşd e dek dört yüz yıl parlak bir dönem yaşadı. onlar da taassuba karşı mücadele vermek zorunda kaldılar. islam ilahiyatı kelam olarak bir okul haline geldi ve bu okulun rasyonalist bölümü mutezile de 860 lı yıllarda ezildiğinde akılcı islam hadise ve geleneğe dayanan düşünce karşısında büyük bir darbe aldı.

    harun reşid in oğullarından biri olan halife me'mun 830 yılında bağdat'ta beytül hikme - bilgelik evi- adlı akademiyi kurdu. burada platon, aristo, plotinos, porphyrios ve poklos'un felsefi metinleri dışında, kısmen yunanca kaynağından, çoğunlukla da süryanice çevirilerinden matematik ( eukleides), gökbilim ( ptolemeus ve en önemlisi de tıp metinleri hippokrates , galenos tan tercümeler yaptırdı.

    el-kindi ilk arap düşürlerindendir. bir felsefe dili kurmaya çabaladı. akıl üzerine adlı kitabında yunan düşünürlerinin kur'ana ters bir şey söylemediklerini ileri sürdü. örneğin tanrının varlığı hiçlikten yaratması akıl ile ulaşılabilecek fikirdir. akıl ve kur'an çatıştığında kur'an seçilmelidir.

    farabi (865- 925) için felsefe ve din gerçekliğin iki yönüdür. aristo'nun organon adlı eserini yeniden düzenlemiştir
    ibni sina (780-1037 ) kitabu'ş şifa en önemli felsefi yapıtıdır. el kanun fi't-tıb da onun tıp alanında yüzyıll boyunca başvuru kaynağı niteliğindeki çalışmasıdır. öz ile varoluşu ayırır. dünyanın olumsallığını vurgulayarak onun ötesinde bir yaratıcıyı kabul eder. ancak dünyanın ebedi olduğunu ileri sürer. . tanrı yaratma edimine devam etmektedir. insanların yeniden doğaca inancına karşı çıkmıştır. özgür iradeyi vurgulamış bir insanın duyuları olmasa bile zihinsel bir varlık olması halinde kendi varoluşunu bilebileceğini iddia etmiştir. uçan adam metaforu

    sonra gelen ve islam ilahiyatında tartışmalı bir etkiye neden olan imam gazali 1058-1111) mantıktan düşüncelerini temellendirmek yolunda faydalansa da felsefeyi kıyasıya eleştirmiştir. 1095'te yazdığı tehafütü'l-felasife de filozofları eleştirirken onları bazı yönlerden kınamıştır.

    gazali dokuz felsefe öğretisinin dinsel olarak hatalı ve yanıltıcı olduğunu ileri sürmüştür. üç tanesinin de tekfir gerektiğini hatta bunu söylemenin ölüm cezasını hak ettiğini de söylemiştir.
    - dünya yaratılmamış ve ebedidir.
    - tanrı genel olanı bilir özeli, bireyseli bilemez
    - ölümden sonra diriliş yoktur

    gazalinin birçok düşüncesi islam felsefesinin ölüm emri olarak tartışılmıştır. en azından bundan sonra müslüman filozofların işi zorlaşırken islam mistiklerinin altın çağı başlamıştır. örneğin bir mistik olan iranlı attar (öl.1230) kuşların öğdü adlı çalışmasında ruhun kendi özünü bulmak için yaptığı çile dolu yolculuğu anlatır.

    yeni platoncu bir şair, hekim ve filozof olan ibni bacebilginin cisimlerin görüntüsünün algılanmasından itibaren başlayıp basamaklar halinde tanrısal akla doğru yükseldiğini söylemiştir

    ibni tufeyl arap metninin en tanınmış eseri olan hayy bin yakzan adlı eserini ibni sina nın bir öyküsünden alarak kendi bilgi kuramını temellendirdiği bir hikaye olarak yazmıştır. bir robinson hikayesidir bu. ıssız bir adada yaşayan hayy kendi özünden taşarak tanrıyı bulur. bir peygamberin rehberliği olmadan aydınlanmıştır

    ibni rüşd (1126- 1188)

    hakim, filozof, varoluş zamanın bir noktasında gerçekleşmemiştir der. başlangıç zamana bağlı olmadığı için evren ebedidir. ibni sina nın varlık ve varoluş arasındaki yaptığı ayrıma karşı çıkar. koyu bir aristocudur. bireysel ruhların üstünde evrensel ve kozmik bir ruhun olduğunu, kur'an ın katmanlar içerdiğini ve bu katmanların çeşitli anlam varyantaları taşıdığını söyleyen ibni rüşd
    imam gazali ye tutarsızlığın tutarsızlığı adında bir reddiye yazmıştır. onun öğretileri yüksek skolastik dönemde hıristiyan ilahiyatında etkileri büyük olmuştur. ibni rüşd ün ardından bir duraklama dönemine girmiştir islam düşüncesi.

    yahudi felsefesi

    yahudi düşünce sistemi helenistik çğda yunan kültürüyle ilişkiye geçince başlamıştır. iskenderiyeli philon devrinde parlak bir dönem yaşamıştır. yahudi filozoflar genelde arap dilinde yazmış daha çok akıl ve vahiy ilişkisi üzerinde durmuşlardır. islam filozofları gibi onlar da yeni platoncu düşünceden etkilenmiştir. ishak israeli saaca ben yusuf, salomon ibn gabirol , yuda halevi, abraham ibni davut ve ibni meymun öne çıkan yahudi filozflardır.

    ibni meymun ibni rüşd ün çağdaşıdır. haham moşe ben maimom yahudi filozfların en büyüğü olarak değerlendirilir. yolunu şaşırmışlar için rehber adlı eseri yazmıştır. ibranicesi : more nebukim bu eserinde pagan inançlar, felsefe ve bilim yüzünden imanından kuşku duyan yahudilere hitap eder. eser üç bölümden oluşmuş ve kahire'de arapça ama ibrani alfabesiyle yazılmıştır. ilk bölüm de negatif teoloji yapılmıştır. tanrı pozitif olarak belirlenemez.. ikinci bölüm aristo nun etkisindedir ve devindirici bir tanrıyı açıklar . dünyanın yaratılmış mı yoksa sonsuz mu olduğunun cevabının mantıksal bir cevabı yoktur, kafat dindar bir yahudi olan meymun yaratılmş olarak kabul eder. üçüncü bölümün konusu insandır ve burada yahudi inancı olumlanır. iyilik, doğruluk ve erdem ile en büyük iyi olan tanrının bilgisine ulaşılır. eserin latince çevirisi albertus magnus, thomas aquinus, duns scotus ve yeniçağda spinoza üzerinde etkili olur.
    hem bir filozof hem de sofu bir yahudi olarak ibni meymun üç soruyla ilgilenmiştir: uygun bir şekilde ve mesafede tanrıdan söz edilebilmelidir; felsefenin dünyanın sonsuzluğunu ileri süren öğretisini yaratılışa inanan yahudilikle birleştirmek nasıl mümkün olur ve ahlaka uygun davranmak nasıl kanıtlanmalıdır. imanlı bir yahudiye yaradılış sorusunu bir öğrenciden aha fazla kişinin önünde açmak yasaklandığı için, rehber'i öğrencisi yasef ben yuda'ya mektup formunda, ancak ezoterik bir dille yazmıştır. onun ölümünün ardında iki kol sürüp gider; biri felsefenin sularında gezinirken diğer kabala 'ya vurgu yapar

    kabala daha birinci ve ikinci yüzyılda bir tür hahamlara özgü bilinircilik ( gnosis = edinilmiş bilgi olmayan, iç vahye dayanan, erenlere özgü düşünce sistemi ) olarak ortaya çıkmış ve on ikinci yüzyılın ikinci yarısında gelişme göstermiştir.

    musa'nın beş kitabı olan thora nın 'sırlarını' on kökel sayının ( pythagorasçı ) ve ibrani alfabesinin yirmi iki harfinin yardımıyla çözmeyi ve tanrının sayısız ismi üzerinden meditasyon yaparak tanrıya ve ibranice sözcüklerin sihirli gücüne yaklaşmayı amaç edinen kabala'nın kutsal yazınsal metninin bir yorumu zohar ( parıltı ) moşe de leon tarafından yazılmıştır.

    albertus magnus
    alman kökenli kilise babası.ibni rüşd e yanıtlar vermiştir.

    thomas aquinas

    elli yaşında öldü. doctor angelicus. bilgikuraminda hakim augustinuscu öğretinin yerine thomas, aristoteles ten esinlendiği öğretiyi kurmuştur. bütün bilginin kaynağı duyumlarla başlayan algılardır. zihin duyu algılarını soyutlar ve bilgi düşünsel bir forma dönüşür.

    tanrı kanıtları

    beş akıl yürütme yolu kullanır. quinque viae
    ex motu - devinim kanıtı: her hareketin çıktığı bir neden vardır. geriye doğru yapılan bir akıl yürüme bizi bir ilk nedene götürecektir. ılk neden tanrı'dir.

    ex ordine causarum- nedenler kanıtı: var olan her şey zorunlu olana bağlıdır. nedenler bir hiyerarsik düzen içindedir.bunlarin üstünde bulunan bir ilk neden vardır.

    ex corruptibilitate- kozmoloji- evrenbilimlsel kanıt: var olan her şey olumsaldır
    ( zorunlu değildir)
    zorunlu olmayan ise zorunlu olana bağlıdır. bu da, kendisi artık zorunlu olana bağlı olmayan bir ilk zorunluluğun olduğunu öngörür.

    ex gradibus pervectionum- değer öğretisi kanıtı: yeryüzünde iyi.dah iyi, kötü veya eksik seylerin varlığı dünyada mükemmel olanı da şart koşar.

    doğada bir ereksellik vardır, demek ki bu süreci izleyen saf bir akıl da mevcuddur.
    etil anlayışına göre mutluluk sadece öbür dünyadadır. us teoloji erdem sayar: inan, umut ve sevgi. insan politik bir canlıdır ve devlet toplumun mükemmel bir kurgusudur.

    evrenseller çatışması ve dil eleştirisi

    11. yüzyılın ikinci yarısında başlayan bir tartışma önem kazanmış ortaçağ'ın sonlarına dek hatta günümüze kadar ulaşmıştır . çatışmanın konusu: düşünmek-dil- dışsal ( nesnel ) gerçeklik üçgeni içinde veya başka bir deyişle özne- gösterge- nesne arasındaki ilişkidir.
    tür, (örneğin canlılar) veya cins kavramları ( örneğin insan ) gibi tümeller hangi formda var olurlar ve tekil nesnelerle, örneğin bireysel bir insanla münasebeti nedir?

    tümeller tartışması bilgi kuramını, dil ve doğa felsefesini, varlık bilim ve tanrı bilimi de ilgilendiren bir konudur ve kökeni antik çağ'a, özellikle platon ve aristoteles arasındaki görüş ayrılığına kadar uzanır.

    platon tümellerin olduğunu söylemiştir. bunlar tekil nesnelerden önce gelir
    aristo tümelin tekiller içinde olduğunu söylemiştir
    boetius tartışmayı ortaçağ'a taşımış ve iki görüşü karma yapmıştır: tümel'in nesneler içinde olduğu ve nesnelerden önce var olmadığı doğrudur. kafat düşünme edimi her zaman nesnelerden önce tümeli keşfeder.; nesneleri bilmeye uygun olarak düşünceye sunan tümellerdir. öylece tümel, şeylerden önce bilinmektedir.

    adcılık - nominalizm - şu yukarıdaki fikre itiraz eder. sizin tümel dediğiniz şeyler sadece düşüncede ve dilde var olur. gerçek olan yalnızca tekil şeylerdir
2 entry daha