şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: on iki kisi)
  • (bkz: tehâfütü'l-felâsife) - gazali
    (bkz: tehâfüt et-tehâfüt) - ibn rüşd
  • dönüp dolaşıp, (bkz: felsefenin tesellisi)
  • karl marx'ın fransa'da yaşadığı dönemde, 1847 senesinde kaleme aldığı, pierre joseph proudhon'un sefaletin felsefesi isimli kitabına verdiği eleştirel-polemik yanıt eseri. bu esnada, bilimsel sosyalizmin temel ilkelerinin son derece başarılı bir de altlığı ortaya çıkmıştır.

    marx'ın sonraki yıllarda çok daha ileriye götüreceği ve bu kitabın yayımlanmasından tam 20 sene sonra ilk cildini yayımlayacağı das kapital ile mükemmelleştireceği ekonomi politiğin ilk sağlam temellerinin görüldüğü yapıtıdır da. tartışmalı 1844 el yazmaları'ndan üç sene sonra, marx'ın görüşlerinin ve ekonomi politik anlayışının ne denli oturmaya başladığının net bir göstergesidir felsefenin sefaleti.

    proudhon'un diyalektik laf kalabalığına verdiği yanıtlarla, kendisini burjuva ideoloğu sınıfına koymuş, hegelyan diyalektiğin eleştirisini sergilemiş ve diyalektik materyalizmi bunun karşısına yerleştirerek, marksizmin kayda değer ilk yapıtlarından birisini bu yolla ortaya çıkartmıştır. bunu yaparken, sınıfların ve sınıf antagonizmalarının olmayacağı bir sosyal düzende sosyal evrimlerin, günlük politik oportünizmin dışına nasıl çıkacağını başarılı bir şekilde açıklamış ve literatüre yerleştirmiştir.
  • asagidaki minik paragraf gunumuz iliskilerini tarif eder. curumus, kokusmus ve tahammulsuz, cikar kokan, herseyin bir degerinin ve bedelinin oldugu. dostlugun bir degerinin olmadigi, bencilligin ve anlik zevklerin hukum surdugu.

    "en sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alış veriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. bu, o zamana kadar el değiştiren fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. bu genel kokuşma ve evrensel ölçekli alış - veriş dönemidir. eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır."
  • --- spoiler ---

    "...iktisatçıların garip bir tarzı oluyor. onlara göre sadece iki türlü müessese var: biri tabii, öteki suni. derebeyliğin kurumları suni, burjuvazininkiler tabii kurumlardır. burada onlar, gene böyle iki türlü din kuran tanrıbilimcilere benziyorlar. kendilerinin olmayan her din insanların icadıdır, kendi dinleri ise kaynağını tanrıdan alır. iktisatçılar bugünkü ilişkilerin, yani burjuva yönetim ilişkilerinin, tabii olduğunu söylerken, servetin, içinde yaratıldığı ve üretici kuvvetlerin içinde geliştiği bu ilişkilerin tabiat kanunlarına uygun olduğunu söylemek istiyorlar. bu ilişkiler, bu sebeple, zamanın etkisinden kurtulmuş tabii kanunlardır. bunlar toplumu her zaman yönetmesi gereken, ölümsüz kanunlardır. böylece, bugüne kadar tarih var olmuştur; çünkü derebeyliğin bu müesseseleri var olmuştur ve derebeyliğin bu müesseselerin içinde, iktisatçıların tabii ve bu yüzden ölümsüz diye geçtikleri, burjuva toplumun üretim ilişkilerinden tamamen farklı üretim ilişkileri buluyoruz."

    --- spoiler ---
  • marx'in, engels'siz tek başına yayımladığı ilk eseridir.

    felsefenin sefaleti, proudhon'un piyasacı sosyalizmine, sefaletin felsefesine çok ağır eleştiriler barındıran bir kitaptır.

    proudhon, ricardo'nun eksik emek değer teorisine dayanarak metaların mübadele değerini açıklamıştır. ancak bu kusurlu bir yaklaşımdır. 20 liralık bir pantolonla yine 20 liralık bir gömleğin eşit emekle üretildiğini ve bu nedenle işçilerin de eşit ücret almaları gerektiğini söyler. ancak her işçinin emeği bir değildir. marx, yabancılaşmış emeğin ortadan kalkması gerektiğini savunur. marx'tan alıntı yapalım hemen. "eşit emek miktarları birbiriyle mübadele edilirken, bundan hareketle emeğin istisnasız her ediminin somut bir şekilde eşit olduğu söylenemez, çünkü bir işçinin yarım günlük çalışması bir diğerinin bir günlük çalışmasına eşit olabilir."

    proudhon yine sistemin ihtiyacı olan şeyin bankacılık sistemi olduğunu ve üreticilerin bankalara ödeyecekleri faizleri metalara ekleyerek sömürüye devam edebilmelerini savunmuştur. sendikalara bu görevi uygun gören proudhon'a marx karşı çıkar. işçilerin, işverenlere karşı mücadeleleri, sendikalarla birlikte siyasallaşacaktır. hem siyasal hem de toplumsal değişimlerin yaşanabilmesi için sendikaların varlığı şarttır. sendikalar devletle ve işverenlerle değil işçilerle birlik olmak durumundadır.

    proudhon'un o dönem işçiler üzerindeki kaçınılmaz etkisinden dolayı, grev ve sendikaların işe yaramaz hale getirilmesine karşı çıkmasıyla marx bu eseri ele alarak, işçi sınıfının kurtuluşunu amaçlayan sosyalizmi tahayyül ederek, piyasacı ve liberal görüşleri destekleyen sosyalistleri eleştirmiştir.
  • soğuk bir kış geceyarısı üsküdar meydanından kalkan son otobüse binip evine gitmeye çalışan vardiyacılarla omuz omuza oturup okunması elzem olan kitaptır.. camlar buğulu, hava yağmurlu ve otobüs soğuk olacak.. bundan başka hiçbir şey ifade etmez bu sarsak bünyeye..

    hafıza ne tuhaf şey.. 20 senelik şarkı, nasıl kazınmışsa zihnime.. ortaokulda mıydım..? muhtemelen..

    zaten felsefeyi de sevemedim bir ömür..
    o ne öyle..?

    http://www.youtube.com/watch?v=m2mljgezbqs
  • marx'ın tek başına yayımladığı ilk çalışması. bu eserine kadar hep engels ile birlikte yazmayı tercih etmişken, felsefenin sefaleti'ni tek başına yazmayı tercih etmesi kitabın önemini daha da artırmakta.