şükela:  tümü | bugün
  • kadınlar hakkında ufacık bir espri yapsanız götünüzün dibinde belirip kafa siken bir kısım kadının, kadınları aşağılayan en bariz ve yaygın gelenek olan gelinlik giymek ve düğün yapmak konusu hakkında tek kelime etmemesidir.

    feminizm akımının, kadın hakları savunucu örgütlenmelerin, kadınların mallaştırıldığı, prensesleştirilerek erkeğin malı yapıldığı bir gelenek olan düğün ve gelinlik kavramlarına hiçbir şekilde karşı olmayışına dikkatinizi çekmek isterim.

    öyle bir kadın düşünün ki, abla sağda solda kadın hakları diye götünü yırtıyor ama söz konusu beyaz gelinlik giyip bir prensle evlenmek ve bunu duyurmak için peri masalı gibi düğün yapmak olunca, içi eriyor, kendisi için de aynı gelinliği, aynı düğünü, aynı masalı hayal ediyor.

    bence kadın hakları, şizofren kadınların yönetimine bırakılmayacak kadar önemli bir konu. bu meseleyi kadınlara bırakırsak, kadınlar asla sağlıklarına kavuşamayacaklar, binlerce yıl boyunca daha, ruh hastası pirensesler olarak yaşamaya devam edecekler. doğuracakları çocuklar da kendileri gibi ruh hastası olacak, dolayısıyla insanlık bu hastalıktan hiçbir zaman kurtulamayacak.

    kadınları kendilerinden kurtarıp tedavi etmek istiyorsak, kadınların susturulmasını sağlamamız ve hepsini pirenseslikten kurtarmamız gerekiyor.

    kulağa hiç de etik gelmiyor biliyorum ama şöyle düşünün... zombi olmuş bir arkadaşınız var. elinizde de zombi serumu var. serumu buna bi verseniz, zombilikten kurtulacak ama arkadaş götünü yırtıyor, kendini paralıyor, yok ben illa seni yicem, senin götünü başını ısırıcam, çekil önümden ben zombiyim, zombilik çok güzel , ben insanları yiyerek yaşamak istiyorum diye anıra anıra amını götünü yırtıyor... arkadaşınızı zapturapt altına alıp, iyileşmesi için onun kolunu bacağınız, ağzını burnunu bağlamaz mısınız?

    bence bir nesil kadını da zapturapt altına alıp pasifize etmeyi başarabilirsek, sonraki nesil kadınlar ve insanlar pirenseslik sendormundan ve bu gelinlik giyme, düğün yapma, kraliçe olma şizofrenisnden tamamen kurtulur. dünya kurtulur, fezaya, nebulalara, galaksilere giden yolumuz açılır. insanoğlu evrim merdiveninde yirmi otuz basamak birden zıplar.

    fakat ne yazık ki ben yaş itibarıyla bu savaşı verecek dönemi geçtim. hiçbir kadının dırdırını, çiğ sesini çekemem. bir kadın benim karşıma geçip konuşmaya başladı mı, tabi canım, evet, çok haklısın, çok süpersin, harikasın, çok doğru söylüyorsun, kesinlikle haklısn diyip başımdan savuyorum.

    ama gençler olarak bu savaşı vermek artık sizin göreviniz ve ödeviniz. insanoğlu medeniyetine bu görevi borçlusunuz. size yolu gösterdim. bundan sonrası sizin bileceğiniz iş. ya nesiller boyunca, kendiniz ve torunzlarınızla beraber maymunun götünde solucan gibi yaşayıp, çevrenizdeki bu şizofrenlere katlanacaksınız, ya da insanoğlunu bu zombi virüsünden kurtaracaksınız.
  • itirazı olanları vardır belki de.
    harbiden niye ses çıkarmıyorlar ki diye düşününce, kadına birazcık değer verilen tek organizasyon olduğundan olsa gerek dedim..
  • feministlerin asıl ses çıkarması gereken şey hesabı erkeğin ödemesidir . lafa gelince bireyim ben diye kafa ütüleyen sözde feministlerimiz sırf cinsiyeti sebebiyle hesabı erkeğin ödemesi geleneğine karşı asla seslerini yükseltmezler. hiçbir feminist gruptan ,akımdan '' ben de çalışıyorum, kendim öderim .'' kampanyasını görmüşlüğümüz yoktur . düğün geleneği de maddi boyutu erkeğe giren bir gelenek olduğu için feministlerimizin ilgisini çekmez .

    bir çok konuda toplumun kadına biçtiği rolü yüksek sesle reddederken konu maddiyatın erkeğe yıkılması olduğunda asla sesleri çıkmaz . bu da samimiyet derecelerini gösterir .
  • halihazırda sunulan evlilik kurumuna karşı olduklarından mütevellit düğün pek de mühim değildir. imza atıp soyadı almaya razı olduktan sonra üç saatlik düğün dert olmaktan çıkar.

    vaktiyle düğün yapmam kaçarak evlenirim olsa olsa, düğün yaparsam mor gelinlik giyeceğim filan demişliğim var. evlilik de hayat arkadaşı olabilmeye bağlı.

    evrene gönderdiğim meşazlar yerini bulacaksa, lütfen bunları anlayacak, anlayınca da içinde ukte kalmayacak biri?
  • sadece düğün değil, mesela boşanırken de erkeklerin üzerine yıkılmaya da ses etmezler. yattıkları yerden koca nafakasıyla gününü gün etmeye de gık diyenleri yoktur.

    feminizm, hele türk usülü feminizm, bildiğin kezbanizmdir. rabbena hep bana diyerek çıkarcılığın tepe noktasına yol alırlar.
  • kadınlara, kadın hakları savunucularına ve feministlere o kadar laf atmakla uğraşmaktansa neden feministlerin düğün geleneğine karşı çıkması gerektiği hakkında birtakım argümanlar sunması gereken bir yazarın açtığı başlık. düğün kadın - erkek eşitliğine mi aykırı? eğer varsa öyle bir aykırılık, feministler nasıl kız isteme ve bele kırmızı kuşak bağlama geleneklerini sorgulamışlarsa düğünü de sorgularlar. gerekirse karşı da çıkarlar. ha düğün denen çoğu saçmalıklar silsilesine dayanan evlilik geleneklerini sorgulamak için feminist olmaya gerek yok tabi. ama gelenekçi anlayışın dışına çıkıp sevdikleriyle eğlenmek adına eğlence tertip eden insanlara da "düğün mü, ıyyy" yapmanın da alemi yok.
  • (bkz: anarşistlerin aradan sıvışmaya çalışması)

    amk ben mülksüz olduğunu söyleyip "sözleşme" imzalayan anarşist düğününde halay çekmekten bıktım siz ne konuşuyosunuz. hepimiz aynı bokuz diyip kapayın şu salak konuyu.
  • ses veriyorum:

    (bkz: ses 1 2 3)
  • sacmaliktir. feministler kadini ikinci sinif gosteren her seye karsidir. buna dugun gelenegi ve ilgili abuk subuk seyler de dahildir.

    ayrica (bkz: #59790165)

    feministligin ne oldugundan haberi bile olmayan maddiyat avcisi kadinlarin pesinden kosarak sevgiden baska bir sey istemeyen kadinlari uzen erkeklere her sey mustehaktir.
  • ses çıkarmakla anne babanın akrabaların düşünceleri değişmeyeceğinden ses çıkarılmasına gerek duyulmayan konudur. rahatsız olan bir kişi kendisi düğün yapmaz olur biter ki buna da günümüz ailelerini ikna etmek için bin takla atmak gerekir.
    ben düğün yapmayacağım dendiğinde biz o kadar altını boşuna mı taktık cevabı alınır üstüne afiyetle anne tribi yenilir.