şükela:  tümü | bugün
  • bir örnek: coca cola, kia gibi şirketler erkek hakları ve antifeminizm konulu içeriklerden dolayı youtube'a reklam vermeme baskısı yapıyor. peki, koca koca şirketler neden düşünce özgürlüğünü anayasalarının birinci maddesi yapacak altyapıya sahip batı kültürüne sahipken bu yola meyletmek zorunda kalıyor. feminizmle ideolojik mücadele nazizm propagandası değil ki yasaklansın. bunun sebebi, batıda iktidara (politika, medya, baştan aşağıya eğitim sistemi) uzun süredir oturmuş olan feminist doktrinlerin dayatılması. feminizm karşıtlığının suç sayılması haberi

    #66413372 entry'sinde lafı geçen "the red pill" filmi de aynı şekilde gösterime sokulmaması için baskıya uğramıştı. (sadece avustralya'da değil, kanada'da da) bu baskıyı oluşturan feminist çevreler filmi izlemediklerini itiraf edince insan iyice şaşırıyor. bu ne bağnazlık. film ayrımcılık, aile içi şiddet, aile mahkemeleri gibi son derece güncel konuları ele aldığı halde açık açık erkek düşmanlığı yapan günümüz feminizminin işine gelmediği için susturulmaya çalışıldı. batı üniversitelerindeki sjw baskıcılığı ve "bunu yapmak, bu dili kullanmak zorundasın" zorlaması uzun süredir iktidardaydı. inanmayanlarınız şu the red pill filmini (internette var) bir izlesin, feministlerin bunu neden sansürlemek istediğini anlamayacaklar bile. çünkü mantık basit: mevcut ataerkil düzen (bildiğimiz insanlık tarihinin şeytanlaştırılmasına gidiyor bu her sorunu ataerkil düzene bağlamak) yok edilene kadar erkeklerin mağduriyeti varsa bile konuşulamaz, konuşulsa bile bunu da feminizm yapar diyorlar, (bkz: komünizm gelecekse onu da biz getiririz)

    işte bu duruma dikkat çeken ve feminizmi eleştiren iletişim kanallarından biri olan youtube'un başına gelenler çok da şaşırtmadı. ama feminazilerin bilmediği bir şey var: baskılar oldukça direnenler olacaktır

    bu şaklabanlığı meşrulaştırma argümanı (bkz: toplum için sansür)
    ayrıca (bkz: gender studies/@toroslardir benim yurdum)

    edit: ileri zekanın biri #67342327 entry'si ile bu başlığı aynen doğruluyor. "feminizm sansürcüdür" başlıklı entry'nin okunmasını istemediğinden sansürlemeye çalışıyor. yerappim, sen büyüksün.
    sözlükte yazılan argümanların gerçekliğine bile bakmadan ad-hominem yapılmasına alışamadım, bünyem kabul etmiyor bu gerizekalılığı. okuyup bulup kimi argümanlarla koskoca feminizm imparatorluğunuza iki eleştiri getirmişim, bunlar doğru değilse anlatırsın neden/nasıl diye. sansür yapıyorsunuz, bunu dile getirip sözlüğe yazınca yaygaraya başlıyorsunuz.
    buna cevaben sakın "feminizm insan hakları içindir, eşitlik ister, kadına şiddet" vs. diye gelmeyin, gerçekten çok baydı bu temize çıkmaya çalışırken ki yanıltmacalarınız. argümanınız yok, öylesine milletin algısına oynuyorsunuz. orta vadede kaybedeceksiniz.
  • (bkz: şekil 1a)
  • dağa taşa feminizm erkeklerin sorunlarının da kaynağının ataerkil düzen olduğunu savunur, erkeğin sorunlarını da çözmeye çalışır diye yazacağım artık, iki günde bir benzer saçmalıklar okuyorum, duyuyorum. nedense açıp iki kelime okumadan, twitter'daki kendini feminist sanan cahil tayfanın, bilinçsizce ve bazen kötü niyetle söylediklerini doğru kabul edip, gerçeği yok saymak işinize geliyor. gerçek islam nasıl bu değilse, gerçek feminizm de o değil arkadaşlar. erkeklerin sorunları ühüh derken ama siz kadınlar erkeklere hesap ödetiyorsunuz çk ezlyrz :( gibi saçma sapan argümanlar sunuyorsunuz örneğin. erkek güçlüdür bilmemne diye kadınlara psikolojik baskı uygulayıp istediklerini yaptırınca biz erkeğiz cebinizden para çıkınca ühü eziliyoruz. neydi, yerken kıtır kıtır...
    feminizm, ataerkiyi yıkmak için götünü yırtarken zaten her cinsin, cinsiyeti yüzün maruz kaldığı toplum/mahalle baskısını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. buna köşe başında karı kız kesen kültürsüz toplum artığı da üniversite mezunu plaza delikanlısı da dahil. hatta o toplum artığının oluşma sebebi de ataerki diyor, o toplum artığını bile anlamaya çalışıyor.
    ay açıklama yapacağım diye zeka seviyemi düşürmeye çalıştım yine olmadı.
    edit: ben bunu silerim. zekasız bir sürü tip aq'lar amk'lar, sikerim'ler eşliğinde saldırmaya çalışıyor sonra. yazık.
  • "argümanınız yok" kısmına hitaben yazıyorum. bilişsel psikoloji alanında, çok küçük yaşlardan beri dil ve diğer bilişsel alanların beraber geliştiğini ve dilin bilişi, bilişin dili etkilediği kadar etkilediğini gösteren pek çok yayın bulunabilir. ve bu iç içelik obje tanımadan, hafızaya kadar çok geniş alanda gözlemlenir ve günümüzde modern psikolojinin de en önemli odak noktalarındandır. dil ile düşünüyoruz, hatırlıyoruz ve hissediyoruz (işitme ve konuşma engelliler için de geçerli); taraflı bir dile maruz kalan çocukların taraflı algıları, hafızaları, duyguları ve düşünceleri olacaktır. "karı gibi ağlama" denilen çocuk "karılar her şeye ağlar, zayıftır, güçsüzdür, ağlaktır, zırlaktır" diye düşünüp, haykırarak ağlamak istediği zamanlarda bile içine atacaktır. herkese yazıktır.
  • feminizmin baskıcı ve sansürcü olmadığını iddia edenlerin ortak özelliklerini feministlerin utandırma taktikleri başlığında tek tek bulabilirsiniz.

    halbuki, ad hominem'in türlü taktiklerine başvurarak yazılanı değil, yazarı itibarsızlaştırmaya çalışmak bunları okuyan herkesin gözünde ucuz görünmenize neden olur. yani o aradığınız seyirci puanını birikimli insanlardan alamazsınız.

    gene halbuki, feministlerin baskıcı olduğuna dair bulguları cephe savaşı yaparmış gibi tersleyip duracaklarına, üzerinde bir düşünseler eminim kendi ideolojik çıkarımlarını da geliştirecekler.