şükela:  tümü | bugün
  • en müthiş fenderlerdendir bu. fender jaguara benzemekle beraber kesinlikle karıştırılmamalıdır. (mesela red hot chili peppers'ın under the bridge klibinde gözüken gitar jaguar iken, robert smith'in bilimum (özellikle ilk dönem the cure) kliplerde çaldığı gitar jazzmaster'dır)
    uzun süredir üretilmeyen kült 1 gitardır bu. ve sesi çok az rastlanan tarif edilmesi zor derin 1 sestir.
    solo çalmak için ideal gitar olmasa da diğer her şey için harikuladedir.
    robert smith bu gitarı elvis costello'dan görerek tanımıştır ayrıca.
    1962'de üretilmiştir ve benim de mal varlığımın en nacizane parçasıdır.
  • miles davisi nitelemek icin kullanılabilitesi yüksek ibare
  • fender'ın hedefinden şaşmış bir modeli. manyetikleri bizzat leo fender tarafından caz müzisyenlerine hitap edecek şekilde, telecaster ve stratocaster manyetiklerinden daha düşük çıkışlı olarak tasarlanmıştır. aynı gibson'lardaki gibi bir rhythm/lead switch'i ve her bir manyetiğin kendine ait switch'leri vardır. işin ilginç yanı caz gitaristleri tarafından tutulmamış, tam tersine, muhteşem reverb'üyle 60'ların surf müziğine damgasını vuran gitar haline gelmiş olmasıdır.
  • su ara dunya ve turkrock aleminin gozdesi olmus efsane gitar. fender'in vintage amfileri ile pek de şahane ses verir.
  • fender tarafindan bir nevi "über-strat" olsun diye tasarlanan gitar.

    floating tremolo denen oldukca gelismis bir kopru-tremolo sistemine sahip. mesela tremolo lock ile tellerin gerginliklerini gitarin "hafizasina alip", tellerden birini koptugunda (ki bu diger tellerin gerginliklerini degistirip gitarin akordunu bozar) telleri eski gerginliklerine geri getirebiliyorsunuz.

    ayrica rhythm ve lead devrelerinin birbirinden bagimsiz ses ve ton ayarlari var (ki bu her manyetigin kendine ait ses-ton ayarı olan devrelerden daha farkli). boyle olmasi da rhythm/lead switchini iki farkli ses-ton kombinasyonu arasi gecis yapmak icin kullanmaya imkan veriyor, bi nevi iki farkli gitar gibi. iki devrenin tek ortak kismi manyetik secimi.

    yalniz reissue modellerinde nostaljik bir muhafazakarlikla truss rod vidasini eski modellerdekiyle ayni sekilde, sapin govdeyle birlestigi ucununa koymuslar. bu da her sap ayari yapilmasi gerektiginde sapi cikarmak gerektigi anlamina geliyor. gulu seven dikenine katlanir tabi, orasi ayri.

    bir de derler ki; jazzmasteri olup da soyle kallavi bir reverb esliginde palm mute ile glissando yapmayanin uykusunda kafasina sorf tahtalari yagarmis.
  • (bkz: jazzmaster)
  • şahsen sesini dinlemekten en çok keyif aldığım gitar. özellikle dikkat edilmesi gereken modelin thurston moore signature olduğunu düşünüyorum.
  • sesini çok beğenen adamlara , strat ve jazzmaster arasında blind test yapsan , çok çok azının ayırt edebileceği , fender'in garip modelidir.

    aşırı rahatsız bir sapı ve sürekli problem çıkartan bir köprüsü vardır. genelde sürekli akort kaçırdığından ötürü köprü değişimine giden çok olur.
  • bir aralar sahip olduğum gitar