şükela:  tümü | bugün
25239 entry daha
  • töbe yarabbim. türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüymüş. arkadaşlar bi kendinize gelin ya. siz kendinizi nerede görüyorsunuz? siz nasıl bir hayat yaşıyorsunuz?

    sen daha milli takıma oyuncu göndermiyorsun. adamların milli takıma gidişlerine yasaklama getirmişsin. yahu sen daha kaldırımında yürüdüğün, yolunda gittiğin, biletini sattığın, askerin polisin güvenlik önlemini aldığı alanlarda maçlarını oynuyorsun. devletin sana sağladığı imkanlarla işlerini yönetiyorsun ama o ülkenin ulusal takımına oyuncu göndermiyorsun. ondan sonra gidip fenerbahçe cumhuriyeti diye bayrak açıyorsun. töbe töbe. bunu başka yerde söylemeyin de yapmayın da. harbiden böyle tane tane yazınca çok pis görünüyor.

    yahu insaf vicdan kulübünüzün bu yaptığı davranışı mazur görmeyin. bunun hiç bir açıklaması yok. ayıptır. şu yaptığınızı başka bir takım yapsa linç etmekten beter edersiniz. manşetlerden indirmezsiniz. böyle riyakarlık olmaz ayıptır.

    ama tarih bir defa bunu yazdı hala da yazıyor. duyarlı vatandaşlarımız inşallah her fırsatta bu ayıbı unutmayacak unutturmayacak.

    dünyanın en büyük sivil toplum örgütü derken buraya video koydurmayın. yapmayın etmeyin. komik oluyor ama güldürmüyor.
    saygılar

    edit: dünyanın en büyüğü derken onu bilerek yazdım. üstünüze alınmayın. en başta dedim ya video koydurmayın diye. siz siz olun ikinci bir edit yaptırıp video koydurtmayın.
  • bu son istifa saçmalığı ve ardından yönetimin yaptığı açıklamadan bir kez daha anlamış bulunuyoruz ki aziz yıldırım’ın taraftarı zerre bi tarafına taktığı yok. hayır zaten biliyorduk takmadığını da merak ediyorum koca 25 milyona yakın taraftarı olan kulubü kendi üye yaptığı kongre üyeleriyle daha nereye kadar yönetmeyi düşünüyor? o kongre üyelerinin de allah belasını versin! aynı havuz medyası çalışanları gibi emir kulu olmuşlar. hatta o havuz medyasında çalışanların çoğu, ağır topları kenara ayırıyorum, evine ekmek götürme derdinde olan insanlar ama aziz’in kulübe üye yaptıklarının çoğu hali vakti yerinde olan insanlar. bunların bu adama oy vermemeleri için daha bu kulübün başına ne gelmesi gerekiyor? hangi menfaat fenerbahçe’nin şu içine düştüğü durumdan daha önemli? bu mu lan sizin fenerbahçe’liliğiniz??

    ben aykut ilk açıklama yaptığında da zaten istifa edeceğini zannetmiyordum. bir kere istifa edecek olan adam çıkar açık, açık ben istifa ediyorum der, aykut’un yaptığı gibi top çevirmez. kaldı ki bir de kulübün başında aziz yıldırım gibi 20 yıllık başkanlık deneyimden öğrene, öğrene sadece sezon devam ederken hoca gönderilmezi öğrenen (!) ve taraftarı zerre bi tarafına takmayan bir başkanın olduğunu düşündüğünüzde zaten aykut kocaman’ın istifa etmeyeceği gün gibi aşikardı. bu ikisi aslında taraftarı o kadar bi taraflarına takmıyorlar ki kasıtlı olarak bile böyle bir oyun oynamış olabilirler, kesin böyle yapmışlardır demiyorum ama her şeyin sonunda böyle bir şey çıkarsa da kimse zerre şaşırmaz.

    gelelim şu sezon devam ederken hoca değiştirilmez meselesine... hatırlayanlar olacaktır başkanlığının ilk zamanlarında aziz yıldırım sezon içinde hoca değiştirmeyi alışkanlık haline getirmişti. aynı sene içinde 3 hocayla çalıştığını hatırlarım ve göreve getirdiği her yeni hoca eskisine rahmet okutacak derecede takımı daha da kötüye götürmüştü. bu kadar sık hoca değiştirmenin bir futbol takımına olumlu katkı sağlamayacağını bilmek için alim olmaya gerek yok ve aziz yıldırım da burdan edindiği tecrübelerden ötürü uzun bir zamandan beri sene içinde hoca değişikliği yapmıyor ve adam bunu yöneticilik yapmak sanıyor! lakin çoğu şeyi yanlış yaptığı gibi bunda da yanlış yapıyor.

    aziz yıldırım, zamanında sene içinde çok hoca değişikliği yaptı ve bunlardan bi yarar görmedi diye, bu şimdi de böyle olacak diye bir kural yok. tam tersi işi spor yöneticiliği yapmak olan biri zamanı geldiğinde lazım gelen kararı almasını bilmeli yoksa rakipler bu boşluktan yararlanıp önünüze geçebilir, ki zaten fenerbahçe örneğinde de görüldüğü üzere atı alan üsküdarı değil istanbulu geçip gitti bile!

    dogmatik bir anlayışla sadece belli bir görüşe bağlı kalınarak tekdüze bir şekilde yöneticilik yaparak fenerbahçe, galatasaray, beşiktaş gibi 100 yıllık tarihi olan kulüpleri yönetemezsiniz. yeri geldiğinde aksiyon almasını bilmeniz gerekir.

    aziz yıldırım’ın zamanında sırf günü kurtarmak adına yaptığı hoca değişiklikleri hatalıydı evet ama bu hata sadece hoca değişikliğinde değil gönderdiklerinin yerine getirdiklerinin doğru dürüst teknik direktörler olmamasından kaynaklanıyordu.

    eğer takımın başına adam gibi hocalar getirseydi sezon devam ederken hoca değişikliğinin faydasını da pekala görebilirdi. kaldı ki gs nin benim hatırladığım en az iki şampiyonluğu var böyle. yani sene içinde hoca gönderilirse bu illaki de takıma zarar verir diye bir kanun yok futbolda. önemli olan gidenin yerine gelecek adamı doğru seçebilmektir ve aziz yıldırım kişisel duygularını ve tercihlerini hep işine karıştırdığı için de bu doğru kişiyi hiçbir zaman seçememiştir. olan budur ve bu da kulübe zarar vermektedir. örneğin aykut’un gönderilip (takımın başında kaldığı her an, her dakika bu kulübün tarihine ihanettir) yerine ersun yanal’ın getirilmesi doğru bir karar olabilir ama haşmetlimizin ersun’la yaşadıkları ortadayken böyle bir şeyin olma olasılığı pek yoktur.

    sonuca gelirsek, ersun yanal ya da bir başkası burda kişiler önemli değil, önemli olan sırf aziz yıldırım’ın kişisel kaprisleri ve huysuzluğu yüzünden takıma fayda sağlayacak değişikliğin yapılamamasıdır ve artık bu durum, kulübe çok büyük ve ciddi zararlar vermektedir. 20 yıllık aziz yıldırım döneminin geldiği nokta, artık sadece belli bir dönemin başarısız olma durumundan çıkmış, koca kulübün, toplumun algısında yer etmiş olan fenerbahçe büyük kulüptür anlayışına da etki etmeye başlamıştır.

    bir an için bundan sonra her şeyin süper ötesi iyi gittiğini hayal edin, takımın iyi sonuçlar alarak sene sonunda aykut kocaman ile şampiyon olduğunu, olmaz öyle şey de bir an için bunun olduğunu düşünün. bir şampiyonluk geldi diye lazım geleni yapacağını söyleyerek taraftarı oyalayan sinsi bir hoca ve taraftarı zerre bir tarafına takmayan, sırtını sadece kulübe kendisinin yaptığı üyelere dayayan başkanın yaptıkları hemen unutulacak mı? bu anlayıştaki insanlar bu kulübe yakışıyor mu ve bu kulüp bunlarla ne kadar ileri gidip büyüyebilir? bu olanlardan sonra futbolcuların, geçtim futbolcuyu samandıra da çimleri biçen adamın bile aykut’u bi tarafına takacağını zannediyor musunuz?

    aykut demişken şunu hatırlatmakta fayda görüyorum: tarihinde ligin gol rekorunu kırarak 103 golle şampiyon olan, 3-0 lardan, 2-0 lardan gelerek maçlar kazanan ve tarihinde hep hücum futbolu oynayarak şampiyon takımlar çıkarmış bir spor kültürünü benimsemiş olan bir futbol kulübünü, lig sonuncusuyla oynarken kalecisi vakit geçirdiği için sarı kart gören, kendi evinde oynadığı maçlar da bile öne geçtiği zaman maçı zar zor berabere bitiren vizyon ve zihniyet yoksunu bir kulübe dönüştürmeyi başarmıştır bu adam! ve bu adamın takımın başında olduğu her dakika bu kulübün tarihine ihanettir. fenerbahçe savunma yapmaz diye bir kural yok ama lig sonuncusuyla oynarken de bi zahmet savunma yapmasın!

    bu büyük kulüp ve bu büyük taraftar böyle basit ve küçük şeylerin peşinde koşan insanlardan şüphesiz ki daha iyilerini haketmektedir.
  • büyük olmadığını soyleyenlerin; "türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olmadığını" söyleyerek eleştiriye başladığı ve "dünyanın en büyük sivil toplum örgütü olmadığını" söyleyerek eleştiriyi tamamladığı spor kulübü.

    devam ettikçe kendi kendini ikna etmiş kamil. farkında değil.
  • italya, yunanistan, sırbistan, çekya milli takımlarına da oyuncu göndermeyen vatan haini kulüp. neden sadece türkiye için yollamadığı oyuncular olay oluyor ki? yok mu burada daha iki gün önce etini yediğimiz sırp milliyetçisi kardeşlerimiz? ya da kızlarımızın hastası olduğu italyan erkekleri savunucularımız? peki ya muhterem komşumuzu savunacak kimse de mi yok? biranın vatanı çekya için zaten bir beklentim yok, tarihlerinin en yıldız oyuncusunu gaspetmiş fenerbahçe, bırakmıyor gitsin milli takımına. ama varsa yoksa "melih neden gitmiyor, sinan olmadan olmaz". neden bu bencillik? bence yazarlarımız biraz ufkunu genişletmeli.
  • şuan içinde bulunduğu durumun tartışmasız tek sebebi iki üstteki entrynin sahibi kafasındaki yerini bilmeyen ergen taraftar kitlesidir.

    herkes tuttuğu takımı sever, onun hep iyi hatta en iyi olmasını ister fakat istemek ayrı öyle olduğunu düşünmek ve bu yönde gaz vermek ayrı şeylerdir.

    her sezon açılışı öncesi kesin şampiyonuz şöyle koyacağız aman böyle bineceğiz kafasındaki taraftar yıllarca çektikleri acıların daha fazlasını yaşamaya mahkumdur.
  • milli takımlara basketbolcularını göndermemek en doğru işlerden biridir. basketbolun dinamiklerini bilmeyenler ucuz eleştiriler de bulunabilir. popülizm peşinde koşanlar türk basketboluna ihanet ettiğini hatta vatana ihanet ettiklerini söylerler. (tabi bu arkadaşlar vergi kaçıran kulüpler için benzer tabiri kullanırlar mı bilmiyorum.)

    çapsız basketbol fedarasyonu (tbf), fiba'nın her tehdidine boyun eğdiği için iki yıl önce galatasaray'ın kazandığı eurocup'a geçen yıl temsilci yollamadı. sonuç olarak belki geçen yıl ligde final oynayan beşiktaş'ın, pınar karşıyaka'nın, bandvit'in bu kupayı kazanarak euroleague'e katılabilme ihtimallerini ortadan kaldırdı. (hangisinin eurocup'a katılma hakkı vardı hatırlamıyorum.) ispanyollar fiba'nın tehdidine gülüp geçtiler. biz boyun eğdik.

    şimdi aynı fiba 23 kasım'a milli maç koyuyor ve biliyor o hafta 23 ve 24 kasım'da euroleague maçları var. burada iki organizasyonun (daha çok fiba'nın) güç savaşı var. tbf yine aynı çapsızlıkla fiba ne derse itiraz etmiyor.

    tbf'nun yapamadığını fenerbahçe yapıp fiba'ya "senin güç savaşın umrumda değil, benim önceliğim euroleague" diyor ve benim içimin yağlarını eritiyor. biz fiba'nın tehditine boyun eğip eurocup'a takım göndermeyelim, ama gönderenlere hiçbir şey olmasın. sonra yine fiba'nın tehdidine boyun eğelim ve eğmeyenler kazançlı çıksın. bu açıdan milli takımlara oyuncu göndermeme kararı tbl yöneticilerinin yapamadığı fiba'ya posta koyma eylemidir ve türk basketbolu için orta-uzun vadede daha hayırlıdır.

    euroleague takımlarından katılım olmayan milli maçlara ilgi ne olur, fiba'nın eli ne kadar zayıflar bir görelim...
  • herkesi, herşeyi 'orospu çocuğu', 'orospu çocukluğu' diye tanımlayan şeref ve haysiyet yoksunu taraftarlara sahip kulüp.

    yahu küfür gırla gidiyor. "fener milli takıma neden oyuncu göndermedi" diye soruyorsun, anana avradına küfrediliyor. sözlükte küfür serbest de bizim mi haberimiz yok? bu kadar ağır küfürler neden bu kadar basit şeyler için kullanılır, anlamak mümkün değil. ben ota-boka bu kadar ağır küfreden tiplerin bunu normal görmesinin sebebi olarak kendilerine devamlı olarak bu şekilde hitap edilmesidir diye düşünüyorum.
  • fiba'nin yaptığı yavsaklığı bildiği halde yada anlatmamiza rağmen halâ gelip; "milli takima oyuncu gondermiyorlar vatan hainleri" deniyorsa, küfürü hak ediyorlar demektir...
    kurtulus savaşında sehit vermiş, milli mücadelenin önemli aktorlerinden biri olan ve atatürkçülüğe vatana bu kadar önem veren bu kulube gelip vatan haini diyorsaniz, bu yapmaya çalışilan algı çalışmasinin adı, orospu çocukluğudur..
    yani sözlükte küfür edilmesi hoş gelmeyebilir ama göte göt denilmiştir..
  • euroleague organizasyonun ortaklarından biridir, dolayısıyla fiba`nın sıkışık takvim arasına milli maç koyma çakallığının direk muhatabı oluyor bu durumda. diğer euroleague ve nba takımları gibi maç günü milli maç koyan organizasyona yerli-yabancı hiç bir oyuncusunu göndermeme kararı almıştır. nokta.
  • binlerce kongre üyesi fetöden tutuklanmıstır. en cok fetöcüye sahip kuluptur türk mahkemelerine göre.

    milli takıma oyuncu göndermemesi gayet dogal. bunlar vatan haini. o pensilvanyadaki saklabandan alıyorlar emirleri.
27 entry daha