şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: yok boyle bi$ii)

    fenerbahceli olmaktan utanmak gibi bir$ey yoktur, olamaz da. cunku hangi takim ba$arili olursa olsun, di$arida gorunen dagilim o takim ile fenerbahce arasindadir. allow me to explain. mesela 70'lerde hamsiler mi ba$arilidir? o zaman yari$ fenerbahce ile hamsiler arasindadir (o vakit dogmadigim icin taraftar dagilimini bilemiycem, amcalarimin yalancisiyim siniflarinin 3/4'u fenerliydi diyorlar). 90'larin ba$inda be$ikta$ mi ba$arilidir? cok iyi hatirlarim piyasada insanlarin yarisi fenerli yarisi be$ikta$lidir, gaassarayli bulmak fildi$i bulmak kadar zordur. son 5 sene gaassaray mi ba$arilidir? yari$ bariz bir $ekilde fb-gs yari$i olmu$tur; $imdi yuz sene $ampiyonluk hesabiyla umutlanarak deliklerinden cikan be$ikta$lilar gecen seneye kadar gikini cikarmami$lardir. (bkz: glory hunter)
  • fenerbahcenin bu acayip macalarindan sonraki sabahlarda bir tatsizlik, keyifsizlik, spor sayfalarina bakamama hali....
  • (bkz: fenerbahcelilerle dassak gecmek) eyleminin sonucu fenerbahceli taraftarin yuzunun kizarmasi eylemi
  • her nedense fenerbahçeliler'in değil de diğer takımların taraftarlarının varlığını kanıtlamaya çalıştığı eylem. bahsedilen eylemin doğasının fenerbahçelilerden kaynaklanması gerektiği düşünülürse de bu durumun mantık ile ne kadar tezat oluşturduğu aşikardır.

    nadiren de olsa "evet gerçekten utanıyorum. allahü teala canımı alsa da kurtulsam. amin" şeklinde düşünen ve bunu burada açıklayabilen fenerbahçeli taraftarlar çıkabilir. ancak "bence sen utanıyosun fenerbahçeli olmaktan. utanman için sebepler de bunlardır." şeklinde kehanetsel yaklaşımlarda bulunmak da nostradamus'un mezarında dinlenmekte olan kemiklerine saygısızlık etmekten öteye gitmez.
  • bir takım şampiyon olamadığında ve istatistiklere göre ikinci de olamadığında (sanırım iyi birşeymiş bu) utanılması gerektiğine olan inanışa rağmen içinde bulunmadığım durumdur. haftasonunda maçları izleyip, durum hakkında geyikler yapıp, alınan/satılan futbolcuları editör vasıtasıyla championship manager oyununa geçmek dışında bir şey yapmadan fenerbahçeli taraftar olduğuna inanıp geçinen bir insan olsam ve belki de yanılıyor olsam da (taraftar olmak futbolu herşeyden üstün görmek ise belki fenerbahçeli sayılmayabilirim); son 5 sene içindeki durumdan utanmıyor oluşumun yüzümün bir tür ayakkabı imalat maddesinden oluştuğuna bağlamıyorum. aslında arasında bir bağlantı da bulamadım.

    bir takımı tutmak, hatta 7-0 yenildiğinde farklı bir takımın taraftarının şakalarına maruz kalmak günlük geyiklerdir ve bunların eğlence amacı ile kullanılması, geyik olarak bırakılması gerekmektedir. şayet 5 senedir tuttuğu takım şampiyon olmuyor ise utanan, üzülen hatta kavga eden insanlar varsa bunların yaşam enerjilerini vatana ve millete daha hayırlı işlerde kullanmalarını salık veriyorum. taraftar olmak bir takımın tarafını tutmak demektir ki bu asla birisinin utanmasına neden olmamalıdır. hıı bir şekilde utanan insanlar da çıkabilir. yaşam tam olarak içeriği ve anlamı kesin olarak bilinememiş ilginç bir yuvarlanma tekniğidir (döngü belki de). ancak bu gibi durumlarda bile bahsedilen spesifik bir kişinin yerinde olmayan bir kişi o kişinin ne hissettiğini bilemez. bu yüzden istatistiklere bakıp da "aha bak son 5 seneye işte bir kere sampiyon, bir kere ikinci olmuşsunuz, demek ki utanmanız gerekiyor" demenin daha önceden değindiğim akıl ve mantık adlı 3 ciltlik eserle bağdaşmadığını açıkça görebiliriz.

    ekleme: tabii ki bir insanı tuttuğu takım dolayısıyla utandırabilecek anlar da olabilmektedir. taraftar olduğuna inanan birisi olarak tuttuğum takım zafere giden yolda her yolu mübah sayıp olmadık, haksızca şeyler yapıyor ise bu beni utandırabilir ya da kendisine fenerbahçeli diyen bir topluluk gidip de galatasaraylı masum birisini dövüyorsa bu beni utandırabilir. ancak bu gibi durumları gözardı edip de "bak oğlumuz kuşlara nasıl taş atıyor, elf yavrusu mübarek, hiç ıskalamıyor" şeklinde yaklaşmak ya da "bak hanım oğlumuz çocuğun ağzını burnunu kırdı. babasına çekmiş kerata" şeklinde ucuz zaferlerle tatmin olmak ta ancak zavallı bir insana yakışır kanımca ve türk futbolunun bugün geldiğimiz noktaya varmasının en büyük sebebi de budur. nokta.
  • taraftarının zannetmeye çalıştığı gibi fenerbahce'nin aldığı veya alacağı kötü sonuçlarla alakası olmayan, o sonuçların arkasında yatan zihniyetle bağlantılı bir durum.örnek olarak :

    (bkz: fenerbahce baskanlari)
    (bkz: fenerbahcenin transfer politikası)
  • (bkz: aziz yildirim)
  • imkansız durum. sadece ve sadece kazanma ve güç odaklı bir camiadan bahsediyoruz. şike de olsa şampiyon olundu mu? olundu. bitti problem değil. ha bir de devamlı ne kadar büyük olduklarını her fırsatta belirtmeleri ayrı komedi. kardeşim kim size küçük camia dediki amk.
  • son zamanlarda içinde bulunduğum durumdur.

    takım çok maç kaybetti, çok kupa kaybetti ancak şu vakte kadar hiç bir zaman bu şekilde hissetmemiştim. bu kadar rahatsızlık duymamın temel sebebi oynanan futbol yada kaybedilenler değil. tek sebebi var o da karaktersizlik ve taraftarın ciddi bir kısmının bu karaktersizliğe tepki göstermek yerine bunu delicesine savunması.

    fenerbahçeli olarak bu takımdan utanır hale geldim, çünkü aziz yıldırım gibi bir başkanı var. tamam adamın hizmetlerine saygım sonsuz ama sorun bu adamın karakteri. alex konusunda egoist tavrı, samet vakası, taraftarı maç içinde azarlaması, mütevazilik ve beyefendilik namına sıfır olması, sürekli söz veren ama tutamayınca çamura yatan, zırt pırt istifa eden sonra geri dönen, saçma sapan blöfler yapması,sonrasında hep çark etmesi...

    aykut kocaman gibi bir hocası olması, her ne kadar sözlükte zilyon kişi tarafından adam gibi adam dense de benim bu konuda şüphelerim var.tanju'nun bu adamın hakkında yaptığı açıklamalar karakterine dair ipucu veriyor mesela,alexi bu şekilde göndermesi "teknik adam olarak gönderebilir ona bir şey demem ancak gönderme biçiminden dolayı asla kendisini affetmeyeceğim", bir ağırlığının olmaması. yani bir hoca düşünün istifa edip geri gelsin sürekli, istifa etmeyi bile beceremiyor o derece. başkanın yanında bu derece ezilip büzülmesi. işine saygısı olan adam başkanın işine bu kadar karışmasına müsade etmez. daum konusundaki ikiyuzlulugu, kendisiyle kavga eden kendisine ve takım arkadaşlarına saygısızlık yapan emrenin takıma geri gelmesi ve bundan utanç dahi duymaması...

    emre gibi bir adamın bu takımda lider konumunda olması... ingilterede ırkçılığı tescillendikten sonra aynı iğrenç davranışı burada sergilemesi. akabinde evet söyledim derken bir gün sonrasında sinan engin'in tavsiyesine de uyarak bunu inkar etmesi.

    ve işin son ayağı olarak taraftarın bu adamlara sahip çıkması. hem de bunu yaparken ama sizde de şu şöyle yapmıştı gibi bir argümanla savunma yapması.