şükela:  tümü | bugün
  • bir 14 senelik şampiyonluk özlemi serisi değil.
  • henüz üst üste 3 sene şampiyonluk görememişlerin 14 sene şampialiakfaşfk falan diye kendilerini avuttukları utanç serisidir.
  • trabzonspor'un ilk şampiyonlar ligine gidişinde yaptığını yapamadığının göstergesidir.
  • bir istikrar abidesi.
  • tarihi altın harflerle yarmıştır.
  • yetersiz kadro, aşırı güçlü rakipler, stadyum sorunu, beceriksizlik ve şanssızlığın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan seri.

    yetersiz kadro: babil kulesi gibi her milletten oyuncu barındıran, defansif özellikleri yerlerde; ofansif açıdan iyi fakat orantısız bir şekilde 4-5 forvetle sahaya çıkılan bir kadro yapısı. söz konusu kadro türkiye ligi'nde yeterli olsa da ve hatta bir önceki yıl tarihin en güçlü galatasaray'ını alt ederek şampiyon olmuş olsa da, şampiyonlar ligi için söz konusu kadroya neredeyse hiçbir doğru dürüst takviye yapılmamıştır.

    aşırı güçlü rakipler: barcelona'dan zaten bahsetmeye gerenk yok. bayer leverkusen tarihinin en iyi dönemini yaşıyor (nitekim o sezon cl'de final oynadılar) ve fransa'da yaklaşık 10 yıl tek başına hüküm sürecek olan bir olympique lyonnais var. fenerbahçe bu rakiplerle baş edebilecek güçte değil ve bunun en büyük sorumlusu da kadroyu güçlendirmeyen yönetim.

    stadyum sorunu: fenerbahçe stadı'ndaki maraton tribün komple yıkılmış olup, söz konusu inşaat alanına fenerbahçe bayrağı çekilmiş, vinçlerin ortasında maçlara çıkılmıştır. taraftar desteğinden bir hayli yoksun olarak oynanan iç saha maçlarında alışılagelmiş kadıköy atmosferi hiçbir maçta oluşturulamamamıştır. bu da özellikle içerdeki maçlarda takımın beceriksizliğiyle de birleşerek hüsrana neden olmuştur.

    beceriksizlik: maçları 90 dakika izleyenler hatırlayacaklardır, özellikle almanya'daki bayer leverkusen ve fransa'daki olympique lyonnais maçlarında fenerbahçeli forvetlerin beceriksizlikleri saç baş yoldurmuş, yakalanan pozisyonlar değerlendirilemeyerek gerzekçe goller yenmiştir.

    şanssızlık: takım özellikle almanya'daki bayer leverkusen maçına çok iyi başlamış olmasına ve hatta öne geçmiş olmasına rağmen johnson'ın gördüğü haksız kırmızı kartla zaten zayıf olan defansif yönü iyice çökmüş ve ardından yediği gollerle maç kaybedilmiştir. aynı şekilde barcelona karşısında son maçta nou camp'tan puan çıkaran ilk türk takımı olabilecekken 90+3'te rivaldo'nun neredeyse 40 metreden çaktığı (bkz: rivaldooooooo rivaldo) füze gelebilecek 1 puanı da alıp götürmüş ve 0 puan kaçınılmaz olmuştur.

    not: işbu entry'de tarihinde ilk kez 1996-97 sezonunda gittiği cl'de 7 puan toplayıp manchester united zaferine imza atan fenerbahçe'ye yakışmayan 6 maçta 0 puan olayı legalize edilmeye çalışılmamış, aksine 0 puanın sebepleri dile getirilmiştir. bu kötü serinin tek tesellisi, hiçbir takımdan fark yenmemiş, hezimete uğranmamış olmasıdır.

    not 2: işbu entry'de bahaneler değil, başarısızlığın sebepleri dile getirilmiştir. kimsenin bu seriyi savunduğu yok. ortada başarısızlık varsa, her başarısızlığın sebepleri de vardır doğal olarak.
  • 0 puan çekmenin bahanesi olmaz da yanlış hatırlamıyorsam fenerbahçenin ilk maçı 11 eylül saldırıları nedeniyle iptal edilmişti. o maç öncesi motivasyon bir daha yakalanamadı.
  • fenerbahçe'nin grubunda şu takımlar vardı:
    barcelona
    leverkusen
    lyon

    torba sıralaması da bu şekildedir sanırım. yanlış hatırlamıyorsam iç sahadaki lyon ve deplasmandaki barcelona maçlarında 90. dakikada yediğimiz gollerle yenilmiştik.

    denizlispor'a elenen "kötü takım" lyon fenerbahçe ile eşleştiği sezondan itibaren 7 yıl lig şampiyonu olmuştur. ama o son rakıyı içmeyeceklerdi. denizlispor'a elendikleri için kötü takımlar tabii ki.

    barcelona zaten vasat bi takım bildiğiniz gibi. orta sıra ispanyol takımı amk.

    leverkusen o sezon göte bala şampiyonlar liginde final oynadı.

    neyse ki cluj felam çıkmamış. vallahi fark atarlardı.
  • fenerle dalga geçmesi güzel, serinin yaşandığı yıl güzel bi yıldı da, fenerin oynadığı grupta galatasaray da belki 2-3 puan alır gol atar ama yine sonuncu olurdu. belki tek avantajı rakiplerin 2 yıl önceki uefa şampiyonluğu nedeniyle biraz daha çekingen olması bir fark yaratırdı ama bu barselona ve leverkusen takımlarına işlemezdi.
  • fener'in olduğu grupta galatasaray'ın da 2-3 puan alacağını iddia edenlerin olduğu seri. o zamanki barcelona'yı şu anki messi'li, inieasta'lı barcelona falan sanıyor heralde bu arkadaşlar. o sene barcelona kendi ligini 4.bitirip zar zor cl'ye katıldı. bu gruplardan sonra aynı sene galatasaray'la eşleşti zaten. nou camp'ta 0-2 öne geçip markus merk katliamına uğradığımız için maç 2-2 bitmişti. sami yen'deki maçta ise 6. maçlara gelinmişti. barca ve galatasaray o senenin iki efsane takımı roma ve liverpool ile birlikte son maçlara kafa kafaya girdiler.o gruba da herkes ölüm grubu diyordu zaten. sami yen'deki maçlarda roma ve liverpool'un son dakika golleriyle beraberlikleri kurtardıklarını da eklemek lazım.. neyse, yenseydik gruplardan çıkıyorduk, iyi oynadığımız maçı pisi pisine 0-1 kaybedip elenmiştik. öyle 0-3 geriye düşüp stat ışıklarını kapatarak tarihi farkı önlemeye falan çalışmadık yani. kimse komik bahanelere sığınmasın. . bir önceki grupta nesta, stam, c.lopez, crespo'lu lazio, kezman'ın kezman olduğu sezondaki psv ve liginde kötü olsa da şampiyonlar ligi'nde herkesi şaşırtarak sürpriz yapan nantes vardı. öyle kek bir grup falan da değildi.

    dipnot: spss hatırlattı, sağolsun. barca'nın golü de net ofsayttı.