şükela:  tümü | bugün
  • bugün yoldan geçen herhangi bir vatandaşı durdurup sorun; "fenerbahçe'nin kurucusu kimdir?" alacağınız yanıt boş küme olacaktır. denemesi bedava. hatta en yakınınızda ki fenerbahçeliye sorun şimdi, büyük bir ihtimal şükrü saraçoğlu diyecektir. (ay ben gülerim)

    fenerbahçelilerin kurucu başkanlarını tanımaması size de garip gelmiyor mu? ali sami yen'i tanımayan galatasaraylı var mı? ya allah aşkına bir saniyeliğine durup düşünün. kelli felli adamlar 40 yıldır gönül verdikleri kulübün kurucusunu bilmiyor. hayatımda böyle saçma sapan bir şey daha duymadım.

    sadece taraftar özelinde değil, kurumsal olarak da tuhaflıklar var. örneğin fenerbahçe, niçin kurucu başkan ilan ettiği nurizade ziya songülen'in ismini hiçbir tesisine vermiyor? (özellikle o çok gurur duyduğu stadına) merhumu niçin mezarı başında anmıyor? üç kulhuvallah bir elham okumuyor? niçin hiçbir kulüp yetkilisi bu zatın adını ağzına almıyor? ne yaptı oğlum bu adam size? acaba bu tutumun nedeni gerçek kurucularının aslında bir başkası, o bir başkasının kapı gibi galatasaraylı olması olabilir mi? (olabilir değil oldu bile)

    galatasaray ortaokulu öğrencilerinden galip kulaksızoğlu (st. joseph mezunudur), bir gün ali sami'ye; galatasaray’a rakip olacak bir başka türk takımı ihtiyacından bahseder. ali sami'de; "buna sen önayak olsana" karşılığını verip galip’in takımdan ayrılmasını onaylar. böylece fenerbahçe, kuşdili’nde sütçü bulgar'ın kulübesinde galip bey öncülüğünde kurulur.

    yeni yetme bir kulüp olan fenerbahçe'nin büyüyüp serpilmesinde büyük emeği geçer. bu arada fenerbahçe'nin sarı-lacivertli forması, galatasaray'ın 1906 yılında terlettiği ve uğursuz olduğu gerekçesiyle bir daha giymediği formalardır. sarı ve lacivert aslında galatasaray'ın renkleridir yani. bu tarihi gerçek galatasaray'ın resmi sitesinde üstü kapalı bir şekilde geçiştirilmiş. oysa bunda saklayacak bir şey yok. sonuçta ilk giyen sensin.

    galatasaray kurulduğu dönem, ilk formaları kırmızı-beyaz renkte idi. yakası kırmızı olan formanın torso kısmı ve kolları beyazdı. türk bayrağı'nın renklerini taşıyan bu forma, dönemin baskıcı rejiminden dolayı değiştirilmek zorunda kalındı. 1905-1906 kırmızı-beyaz forma, 1906 yılında sarı-lacivert renkte, parçalı görünümde bir formada karar kılındı. galatasaray tarihinde çekilmiş olan ilk fotoğrafta futbolcuların üzerindeki formalar bu iki renkteydi. yani nohut sarısı ve kraliyet mavisi. 1 2

    galip bey'den fenerbahçe resmi sitesinde kurucu olarak bahsedilmiyor. fakat fenerbahçe'nin 2002 yılındaki resmi sitesinde 1911 yılı fenerbahçe başkanı olarak görülüyor. ve yine aynı kulaksızoğlu'nun başkanlık bilgileri günümüz yönetimi tarafından siteden kaldırılıyor. (linkleri inceleyebilirsiniz)

    şimdi birileri çıkıp "galip bey fenerbahçe'ye 1909 yılında transfer olmuştu. bizim transfer ettiğimiz bir oyuncu bizi nasıl kurabilir?" diyecektir. itibar etmeyiniz. zira galip bey'in fenerbahçe formasını giydiği resmi tarih 1907'dir.

    ayrıca 8 ağustos 1962 tarihli milliyet gazetesinde fenerbahçe kurucuları listesinde galip kulaksızoğlu'da yer almakta. (linkleri inceleyebilirsiniz)

    özetle; fenerli dostlarımızın adını dahi anmaya çekindiği bizim galatasaraylı galip, fenerbahçe'nin başkan ve kurucuları arasında yer alır. fenerbahçe formasıyla 216 maça çıkıp 73 gol atmıştır. hem defans, hem forvet oynayan çevik bir kaptandır. 1907 yılında futbolun ne olduğunu çözmeye çalışan toy fenerbahçeli'lerin ilk antrenörü dalaklı hüseyin'in takım arkadaşıdır. bu arada sadece galip değil, hamit hüsnü kayacan'da galatasaray kökenlidir.

    ali sami yen bu şahsiyetleri şöyle anar; "bir rakip yaratmak için bizden ayrılan hasan fuat, hamit hüsnü, hasan kamil, galip, ismet, hikmet gibi arkadaşlarımıza hiç gücenmedik. onları sevmeye devam ettik."

    hadi diyelim ki galip bey kurucular arasında yer almıyor. (bal gibi yer alıyor) peki fenerbahçe'nin 3 büyük kurucusundan ikincisi olan ayetullah bey'e ne demeli? adam kapı gibi galatasaray liseli. vay anasını sayın seyirciler. o da mekteb-i sultani! tesadüfe bakın ki oradan da galatasaray çıktı. adamların tarihinde nereye el atsak galatasaray çıkıyor. hala inkar edecek misiniz efendiler? bağırın ulan en büyük cim bom bom diye!

    amacım zihinleri bulandırmak ya da nispet yapmak değil. aslında sporun konuşulması gereken romantik yönleri bunlar. zira tarihsel perspektif bu iki güzide kulüp arasında husumet çıkaracak bir temele sahip değil. yaratılan tüm krizler yöneticiler ve medya tarafından pompalanan bilinçli ve suni gerilimlerden ibaret.

    işte tam da bu yüzden; "durun siz kardeşsiniz" diyen adamlar doğru söylemekte. ortada polemik yaratacak hiçbir konu yok. zira o yıllarda bir türk takımının galatasaray'dan habersiz kurulması zaten düşünülemezdi. hem ne var yani? aynı yıllarda inter kulübünü kuran futbolcular da milan'dan ayrılan babayiğitlerdi. şimdi bu inter'i değersiz mi kılıyor? bence tam tersi, boynuz kulağı geçebilir.

    "yaa siz bizi bırakın. osmanlı kurşunuyla ölen karadağlı oyuncularınızı açıklayın önce" diyerek kel alaka konulara dalan uyanıklar da olacaktır. hemen cevap verelim; adı üstünde yabancı oyuncu. ülkesine dönüp askere yazılmış ve osmanlı'ya karşı savaşmış. kendi dünyasında onurlu bir iş yapmış ve onurlu bir şekilde ölmüş. hem bizi neyle itham ediyorsunuz? savaş yıllarında mekteb-i sultani'nin mezun dahi veremediğini hatırlatmak isterim. üstelik zorunlu değil gönüllü gittiler. bütün cephelerde çarpıştılar. geri de dönemediler...

    fenerbahçelilerin 1899 yılında fuad hüsnü kayacan tarafından kurulan black stockings (siyah çoraplılar) takımını sahiplenerek; "fenerbahçe aslında bu takımın devamıdır" demesi ayrı bir komedi. zira fuad hüsnü kayacan, kadıköy ve moda kulüplerinde oynadıktan hemen sonra galatasaray'a geçmiş, üç kez istanbul şampiyonluğu bile kazanmıştır. fenerbahçe'ye transferi çok daha sonraları gerçekleşmiştir.

    "türkiye'nin en ihtişamlı rekabeti aslında bir babanın iki oğlu arasındaki amansız çekişmeden ibarettir ve o babanın bizatihi kendisi mekteb-i sultani'dir."

    dr. sertaç kayserilioğlu,
    -fenerbahçe kulübü, tarih, arşiv ve müze kurulu başkanı-

    "kurucularımızın galatasaraylı olması onların mekteb-i sultanili olması manasında yorumlanmalıdır. onlar galatasaray takımının değil, galatasaray lisesi'nin mensuplarıdır." (çevir kazı yanmasın)

    ergün hiçyılmaz
    -ünlü fenerbahçeli tarihçi-

    sonsöz;

    fenerbahçe, galatasaray'ın kaburga kemiğinden yaratılmıştır! hem de en lezzetli yerinden! mekteb-i sultani ile de göbek kordonundan bağlıdır. 1911 yılında galatasaray ligden ihraç edildiği vakit; "onlar yoksa biz de yokuz" restini çekip, galatasarayla birleşme kararı alacak kadar sadıktır kurucusuna. o günden beri takipteler. o günden beri kinciler, en iyi ikinciler!
  • (bkz: aranızda özet geçecek var mı)

    edit: basligi acan yazar kacmis beyler. eksi oylarinizi esefle kiniyor, telafisi icin favlari bekliyorum.
  • bak sen şu işe ya, kulüp kur sonra gelip senin hayatını s.ksin, gelip koysun gidip koysun, sonra pişman ol sırf seni kötü gösterdiği için cemaatlerle, faşist hükumetler ile bir olup yok etmeye çalış.

    insan evladına yapar mı bunu :d

    biraz sosyoloji okuyun, kitap okuyun, memleket elden gidiyor kafa yorun.

    aah odun kafalar ahh
  • niye mal mısınız usta siz.
  • benim kardeşim fenerli. demek ki biz kardeşiz.

    edit: başlığı açan kişi silince bizim esprinin bir anlamı kalmadı tabi. aslında fb gs kardeş kulüplerdir meailde bir şeyler yazıyordu.
  • adamların övüncü bile fenerbahçe üzerinden.

    kofti iddiadır.
  • galatasarayın en büyük amacının fenerbahçe'yi yenmek olmasının bir sonucudur.

    adamlar fenerbahçe'yi yenmeyi o kadar istiyormuş ki, kendi kendine kurulmasını bekleyememişler ak.
  • güzel hikaye.
  • neyi değiştireceğini anlamadığım durum.