şükela:  tümü | bugün
  • vazgecmek.
  • vazgeçmek ama öyle durup dururken vazgeçmek değil... vazgeçmenin en enayi hali... aslında kendi hakkı olan bir şeyden pisipisine vazgeçme durumu... vazgeçmenin en zayıf hali... vazgeçmenin en kötü hali... vs...
  • el cekmek, dinlemek, vazgecmek anlamlarinda olan asli osmanlica olan kelime..
  • (bkz: feragat etmek)
  • bir yerlerde oluruna bırakmak için varlıktan kaynaklanan bir bilmeme durumu olabilir. tanrı olmaktan vazgeçmek anlamında ise bütün vazgeçişleri dini kabul edebiliriz
  • "istifa ediyorum", "bırakıyorum" demenin ciks bir yoludur. meme uçlarımı sıkın anlamına gelmemektedir. etmeden önce bilginiz olsun.
  • "talep etmemek" ile çok farklıdır. kişi bir hakkından feragat ettiğinde hukuki olarak geri dönüşü yoktur.
  • waiver ingilizce karşılığı ile sözleşmelerde yer alabilir.
  • sözlükte bolca bulunan bir hayvan türü var, buna mağdur olmuş hominidler diyebiliriz, kısmen kendimi de dahil ediyorum buna. bu hayvan türünün şöyle bir ortak özelliği var, "karşılıksız feragat". bakın ben size karşılıksız feragat etmenin dinamiklerini izah edeyim. idealist insanlar, genel yapıları itibariyle aman kötü olmasın, aman bozulmasın, aman yıkılmasın, aman ilişkinin içine etmeyeyim, ama iş için şunu bunu yapayım diye kendi kendilerine bir ilkecilik tuttururlar. yaşam belli bir yaşta bu insanlara "yok arkadaş, sen boşuna kürek çekiyorsun" mesajını birçok farklı noktada verir. yani adam kadın için birçok şey yapar, sonucunda borçlu çıkar, bir başkası işi için birçok konuda feragat eder, sonucunda patronuna borçlu çıkar. bu ve benzeri şeyleri tekrar tekrar yaşayan bir insan hakkında ne denebilir? bu kişi, kendi inandığı doğrular için başkalarına kendini yeme diyor, kurban ediyordur.

    yani açık açık hayat sana ticaretin de politikanın da doğasına dair net bir geribesleme yaparken sen her seferinde mağdur oynuyorsan ne kadından, ne adamdan, ne iş hayatından bir şey çıkaramamışsın demektir. karşılıksız saygı, insanların ilkeleri hiçe saydığı yerde olmaz. kaybedeceğini düşündüğün şey belki de çoktan kaybetmen gereken şeydir, belki de malın önde gideni olduğun için kaybetmeye mahkumsundur, belki okur yazar olmayan insanların ortasında fransız ihtilalini gerçekleştirmeye çalışıyorsun, hiç böyle baktın mı? hiç mağduriyetin bizzat senden kaynaklandığını düşündün mü? düşünmediysen düşün, ben 30 küsur yaşımda şu an bunu düşündüğüm için, daha evvelden düşünmediğim için çok pişmanım çünkü.
  • üstüne üstüne gelenleri kısa süreliğine de olsa durduracak/afallatacak/sersemletecek bir tür savunma mekanizması.