şükela:  tümü | bugün
  • can yayınlarında editörlük görevi üstlenen yazar.
    eleştiri ve denemeleri iyidir ama öyküleri cendereye sokacak kadar sıkar adamı.
    boşuna eleştirmen olmamış tabi.
  • adam öykü'de sık sık öykülerinin basıldığı eleştirmen yazar
  • 27 temmuz 1954'te erzurum'da doğdu. ilk, orta ve liseyi bu kentte; yükseköğrenimini istanbul'da, marmara üniversitesi eğitim fakültesi'nde tamamladı. istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nde yüksek lisans yaptı. lise ve üniversitelerde edebiyat, karşılaştırmalı edebiyat dersleri verdi; yaratıcı yazarlık/edebiyat seminerleri düzenledi. özel kurum ve kuruluşlarda eğitim, halkla ilişkiler, idari işler,yayın-tanıtım, reklam işleri, insan kaynakları konularında yöneticilik; yayınevlerinde editörlük yaptı. üniversitedeki görevinden ayrıldı (haziran 2000), yazarlığı tek uğraş edindi. eğitim, kültür, sanat, edebiyat konularındaki inceleme, araştırma, eleştiri çalışmaları; öyküleri, deneme ve gezi yazıları birçok yazın/sanat dergisinde yayınlandı. çeşitli ansiklopedilerde ve elektronik yayıncılık alanında tematik yazılar yazdı. varlık, adam öykü, hürriyet gösteri dergilerinin yanı sıra cumhuriyet gazetesinin sürekli yazarları arasında yer aldı. halen, bu dergilerle birlikte, cumhuriyet gazetesinde edebiyat konularını içeren yazılar yazan andaç; gerçekçilik yolunda (1989) adlı yapıtıyla 1987 akademi kitabevi eleştiri-deneme birincilik ödülü'nü kazandı. `işık ol, günüme ağ' adlı denemesiyle 1994 abdi ipekçi barış ve dostluk ödülü'nü; necati cumalı ile yaptığı `yazıya adanmış bir ömrün tanıklığında'adlı söyleşisiyle de pen yazarlar derneği onat kutlar edebiyat söyleşisi birincilik ödülü'nü aldı (2000). andaç,denemelerinde yaşamla yazının buluşma noktalarını yansıttı. inceleme,eleştirilerinde edebiyatımızın oluşum serüvenini irdeleyerek, toplumun çağdaşlaşma sürecinde edebiyatın yerini/anlamını belirleyen yazar/yapıt/dönemlerin gelişme düzeyini göstermeyi amaçladı, edebiyatın tematik sorunlarını gündeme getirdi. ayrıca yazın/sanat insanlarıyla yaptığı söyleşilerinde ise bu çabasını pekiştiren bir panorama sundu. yazar, pen yazarlar derneği, türkiye yazarlar sendikası, edebiyatçılar derneği ve dil derneği üyesidir.
  • virgül'de eleştirileri bolca okunabilecek mülayim eleştirmen;hilmi yavuz'un budalılığın keşfi adlı kitabını ve kendisini bayağı methetmiştir.
  • elestirmenimsi, yazarimtirak, edebiyat jurilerinin vazgecilmez uyesi, en fazla eleman sirkulasyonu yasanan yayinevi rekorunu hicbir yere kaptirmayan dunya kitaplari’nin genel yayin yonetmeni... yaptigi soylesi(m)leri en nehirinden ve de tanikligindan, lakin genellikle soylesi yapilan kisilerden izin almadan kitaplastiran, altina da imzasini atan sahsiyet.
  • egosantrikliğinin kökenini çayırlarda aramak gereken kişi. verdiği sözleri tutmadığı gibi, ölüme yakın yazarlara neredeyse ölüm döşeğinde kitaplarını basma konusunda ısrar edebilen bir "eski dünya" bünyesidir.
    (bkz: ne oldum değil ne olacağım demeli)
  • beyoğlu kültür merkezi'nde yaratıcı yazarlık atölyesi'nde akademi dışındaki öğrencileriyle buluşmakta olan yazar.

    linki de şöyleymiş: http://www.beyoglukultur.com/…-atoelyesi&itemid=138
  • dil yurtsuzlaştırılıyor, bayraklar çılgın bir tüketimin ulusal rengi olarak göklere ağıyor… hiçleşen bir kalabalığın arasından geçerken, zamyatin'in "insan avcısı" öyküsünün ilk satırlarını hatırlıyorum:

    "yaşamdaki en güzel şey sanrıdır, en güzel şey sanrıdır da aşktır. aşk gibi, sabaha özgü, bulanık ve duman içindeki londra sanrılıyordu. pembemsi bir beyazlığa bürünmüş olan londra gözleri kapalı yüzer gibi süzülerek gidiyordu -nereye gittiği önemli değildi."

    sanrılanan bir ülke, sürüklenen hiçlik… ve sözün gelip dayandığı yer.

    bana yazmanın da artık bir anlam taşımadığını söylüyordu.
  • çok şey biliyor hem de çok, bir soru soruyorsunuz cevaplarken bir soru daha... hiçbir soru cevapsız kalmıyor. ve çok insan dilinden çok iyi anlıyor.
  • edebiyat eleştirisinin abdurrahman çelebi'sidir.