şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • bu pis suratlıya küfrettiğim kadar hiçbir şeye küfretmedim. suratına sıçtığımın köpeği şunun göz altlarına bak. aynı buldog köpeği. geçen tv de namaz kılarken pis gözlerini nasıl sağa sola oynattığı gördüm daha beter küfrettim. birde diyorki namazda sağa sola bakan yok tenasül uzvunu çıkarıp başıma işese bu kadar zoruma gitmez falan, sapık ruhlu pezevenk. birde bunun auuvvvv diye ağlayan köpekleri var. lan neyin kafası bu neyin!!

    bakın bu köpeğe inananlara sesleniyorum. bu köpek yıllardır türkiyeye gelmemesinin sebebini hizmetlere zarar gelmesin diye gelmiyorum diyerek açıklıyordu. yani ben gelirsem beni sevmeyenler tepki gösterir size bi zarar gelir falan. ulan bu adam sizi sevseydi devletle bu kadar inatlaşır mıydı, beddua eder miydi, darbe yapmaya kalkıp milletin canına kast eder miydi. noldu şimdi o hizmetler haa. hani zarar gelmesin diye uğraşıyodun. ne var ne yok ettin içine. siz hala bu köpeğe biat edin. daha çok beller sizi çoookkk
  • türkiye'ye iade edilecegine inanmiyorum. iki nedenden dolayi;

    1. eger iade edilirse fethullah gülen yargilanma sürecinde abd'li yetkililer ile nasil beraber calistigini, nasil bir komplo kurgusu icinde yer aldigini bütünüyle dogrulariyla anlatir. madem siz beni kullanip sattiniz hirsi ile abd hakkinda ne biliyorsa - ki fazlasi ile biliyor- ifsa eder

    2. abd eger iade ederse ileride hedef ülkelerde hain devsirmekte zorlanir. cünkü devsirilecek adam der ki, eger basarisiz olursam abd beni cok kolayca harcar. yani köpek sahibinin sadakatinden kusku duyar ileride ve sahibi yeni köpek bulmakta zorlanir

    ama abd acisindan söyle de bir dilemma var. türkiye vazgecilemeyecek kadar önemli bir ülke, diger yandan yukarida belirtigim olgu. abd acisindan cözüm;

    türkiye'ye suriye konusunda taviz verilecek, ypg firatin dogusuna cektirilecek. suriye'de kürt devletine izin verilmeyecek, türkiye'ye suriye'de uzun vadede kalma izni verilecek ve ülkenin yeniden yapilanmasi sürecinde masada yer ayrilacak türkiye'ye. fethullah konusunu ise mahkemeler karar verecek biz hukuk devletiyiz nihayetinde deyip - biden aynen böye konustu ankarada'da- yarginin iadeyi red kararini ankara'ya bildiricek.

    abd acisindan böylelikle ne sis yanacak ne kebap.
  • ceketinin olmadığını 7 cihana 500 defa duyurmuştur. ceket yok,ama bir sözü ile türkiye hallaç pamuğu gibi karıştırılıyor . ülke idaresi için , inanılmaz bir şehvet hissediyor olmalı.

    hırsı yüzünden ülkede onbinlerce aile ekmeğinden oldu. yuvalar çatırdıyor. ve gülen "batının istediği müslüman profilini oluşturuyorum" diyerek emperyalist hizmetkarlığını ifşa etmişti darbeden hemen sonra. bu adam için değmez demelerini beklerim fetocu yeni işsizlerin. resmen kariyerlerini heba ettiler bu herif pensilvanya'da gevşek gevşek uyurken. üstelik nasıl bir mehdidir ki bu, ülkede her ideolojik kesim kendisinden tiksiniyor.

    kıtmir diyerek tevazu sahibi olduğunu duyurmaya meraklı. ama bu saatten sonra kimse yemez bu ayakları. gözyaşlarını ve dava masallarını.
  • namı değer fetoş'dur yıllarca fetoş dediğimizde bize sövenler şuan kendileri fetoş deyip videolarını yayınlıyorlar
  • şu din tüccarı vatan haini kaypağın üzerinde trençkotla yürüdüğü eski görüntülerini ne zaman gösterseler aklıma efsane aktör ve karakter geliyor.

    http://i.tmgrup.com.tr/…2014/09/08/434514405446.jpg

    mimikler ve tripler aynı lan resmen. ikisi de parodi gibi :)
  • fetö örgütü elebaşı gülenin vaazlarını ilk ciddi analizim iki binli yılların başıdır. o dönemlerde hitabet yoluyla insanları ikna etmenin psikolojik temellerini araştırıyordum ve esas ilgi alanımı nutuklarıyla dünyayı ateşe veren adolf hitler ve amerikan televizyonlarında canlı yayınlarda verdiği vaazları esnasında binlerce insanı toplu histeriye sokabilen ve sahneye çağırdığı seyircileri birkaç kelimesiyle bayıltıp sonra da ya içlerinden şeytanı çıkardığını ya da hastalıklarını iyi ettiğini iddia eden evangelist rahip benny hinn oluşturuyordu.

    araştırmalarım esnasında mailleştiğim ve amerika’da bir üniversitede sosyal psikoloji üzerine araştırmalar yapan eğitmen bir dostum bana türkiye’de yaşadığım halde neden gülenin vaazlarını incelemediğimi sordu. tabi kendisine verecek mantıklı bir cevap bulamayınca oturdum gülenin o dönemlerde samanyolu televizyonunda sabaha karşı yayınlanan vaazlarını dikkatle incelemeye başladım.

    gördüklerim çok ilginçti ve ilk tepkim gülenin “eğitilmiş” bir beyin yıkayıcı hatip olduğu üzerineydi. bu görüşüm aradan geçen yıllara rağmen hiç değişmemiş ve 15 temmuz günü gülenin vaazlarıyla beyinleri yıkanmış askerlerin halkın üzerine acımadan sıktıkları mermiler tezimin ne yazık ki çok acı bir sağlaması olmuştur.
    gülenin vaazları ve sohbetlerinde kullandığı beyin yıkama teknikleri duygusal temelli paradigma yıkıcılar dediğimiz bir metodoloji üzerinedir. bugün size biraz bu alanda bilgi vermek istiyorum.

    1) hepimiz hayatımızdaki kararlarımızı akıl ve mantığımızı kullanarak aldığımıza inanmak istesek de aslında her birimizin karar alma mekanizmalarında duygularımız esastır. yani bizler duygularıyla karar alan ama kendimizi bu kararları beynimizle aldığımıza inandırmak isteyen varlıklarız.

    2) nörobilim uzmanı jonah lehrer yaptığı bir deneyde bir grup insana iki seçenek sunmuştur. birinci seçenek on dolar tutarında bir hediye çeki, ikinci seçenekse yirmi dolarlık bir hediye çekini yedi dolara alma fırsatıdır. sakin kafayla düşündüğünüz zaman gruptaki insanların hepsinin ikinci seçeneği tercih edeceğini tahmin edersiniz çünkü birinci seçenekte on dolar kar elde etmekteyken ikinci seçenekte karları net on üç dolardır. fakat şaşırtıcı şekilde grubun tamamı birinci seçeneği tercih etmiştir. bu deneyi defalarca tekrarlayan ve hep aynı sonucu alan lehrer sonuç olarak insanların mantıken ikinci seçenekte daha fazla kazanacaklarını bilmelerine rağmen sırf birinci seçeneğin onlara verdiği bedava bir şey kazanma zevki duygusu daha baskın olduğu için zarar etmelerine rağmen birinci seçeneği tercih ettiklerini belirtiyor. yani duygularımız kafamızı kesinlikle karıştırır.

    3) insanları ikna etmek ve daha ileriki aşamalarında beyinlerini ele geçirmek için kullanılan temel faktör duygularını kontrol etmektir. fetö elebaşı gülen vaazlarını dinleyen insanları ağlama krizlerine sokacak hatta bayıltacak kadar usta bir duygusal beyin yıkama uzmanıydı.

    4) insanları güdüleyen duygular arasında en kuvvetlilerinden birisi üzüntüdür. güçlü üzüntü duygusu yaşayan insanlar karar vermekte sorun yaşarlar ve doğru düşünemezler. hareketleri yavaşlar ve tüm dünyayı bir sis perdesi arkasından izlemeye başlarlar. kararsız kalan bir insanı yönlendirmek son derece kolaydır. gülenin insanlara anlattığı acı ve pişmanlık dolu vaazların ilk amacı insanları derin üzüntü durumuna sokarak karar verme mekanizmalarını etkilemek ve onları daha kolay telkin edilir duruma sokmaktı. ( bu arada konumuz değil ama izlediğiniz acıklı dizinin en acıklı ve ağlatıcı yerinde aniden ortaya çıkan reklamların tesadüf olduğunu düşünmüyorsunuzdur herhalde öyle değil mi? )

    5) ağır üzüntü yaşayan insanlar bu durumlarından kurtulmak için kısa yoldan çözümleri kolayca tercih ederler. çok efkarlanan bir insanın zararlı olduğunu bile bile oturup bir şişe içkiyi kafaya dikmesinin bir sebebi de bu kısa vadeli çözümle üzüntü durumundan acilen kurtulmak istemesidir. buna benzer şekilde gülenin vaazlarında duygusal üzüntü zirvelerine getirilen insanların bu hallerinden kurtulmak için vaaz sonrası hem bu dünyada hem de ahirette ferahlık vaatleriyle önlerine uzatılan himmet torbalarına ceplerinde ne varsa boşaltmaları beyinlerinin üzüntüden çabuk kurtulmak için kabul ettiği bir durumdur.

    6) üzüntülü insanlar hem kendilerini hem de sahip olduklarını değersiz görme eğilimindedirler. batsın bu dünya psikolojisidir bu. işte fetö elebaşı gülenin vaazlarıyla üzüntünün karanlık dehlizlerine düşen ve “bu dünya boşmuş, ben de boğazıma kadar günaha batmış kesin cehennemlikmişim hocanın anlattıkları çok doğru” durumuna ulaşan bir insanın hiç düşünmeden evini satıp gülenin himmet torbasına paracıkları doldurması veya kolundaki bilezikleri sıyırıp vermesi oldukça normal bir psikolojik sonuçtur.

    7) vaazlarının ve sohbetlerinin belli yerlerinde karşısındaki insanların psikolojik durumlarını iyi analiz eden gülen,dinleyicilerin en hassas olduğu konulardan örnekler vererek konuşmasının frekansını yükseltir. mesela tutar peygamberimiz hz. muhammedin uhud savaşında yaralanmasını anlatır ve bunu öyle renkli ve yaşayarak anlatır ki insanlar bu tek kişilik tiyatro gösterisinden sanki olay karşılarındaymış gibi etkilenirler. türk insanının aşırı duygusal yapısı da işin içine karışınca dinleyiciler patlamaya hazır bir bombaya döner. gülenin yeteneği işte burada ortaya çıkar. cemaati duygusal olarak iyice yükselttikten sonra en can alıcı noktada cebinden mendilini çıkartır ve müthiş bir ağlama seansına başlar. onunla beraber çekirdek kadrosundan olan ve dinleyicilerin sağına soluna serpiştirilen insanlarda bağırıp inlemeye başlarlar. işte artık o anda ipler kopar ve tüm cemaat toplu bir histeriye girerek haykıra bağıra kendilerinden geçerek ağlamaya başlarlar. işte bu durumlarda artık oradaki tüm insanlardan canlarını ve mallarını isteseler hepsi de düşünmeden verecek hale gelmiştir. bu ağlama ve dövünme seansları bittikten sonra fetö’nün himmet para çuvallarının ağzına kadar dolduğunu tahmin edebilirsiniz.

    8) yukarıda anlattığım insanları toplu histeriye sokma tekniği aslında sıkça uygulanan bir tekniktir. mesela ünlü müzik grubu beatles’ın menajeri brian epstein grup ilk meşhur olmaya başladığı zamanlarda konser salonlarının dışında bekleyen seyircinin içine soktuğu maaşlı elemanlarını beatles görünür görünmez çılgınca bağırtmaya ağlatmaya ve bayılma numarası yapmaya başlatıyordu. 20-30 kişilik bu paralı ağlayıcıların etkisi şimşek hızıyla yayılarak kısa zamanda konser salonu dışında bekleyen binlerce insanı da bağıran ağlayan ve yerlere yatan bir sürü haline dönüştürmekteydi. ilginçtir yıllar önce beatles hayranlarında kullanılan bu tekniğin aynısını gülen vaazlarında kullanılmıştır. bunun nedenini iyice düşünün derim.

    kısacası sevgili dostlar fetö hareketi elebaşı gülen psikolojik ikna taktikleri konusunda son derece iyi eğitimli ve üst düzey oyunculuk yeteneklerine sahip bir duygusal beyin yıkayıcıdır. yüzbinlerce insanımızı yıllar içinde kontrolü altına alabilmesindeki en büyük sebeplerden bir tanesi de uyguladığı taktikleri tespit edip devletin ilgili birimlerine önleyici karşı taktikler konusunda danışmanlık yapabilecek algı yönetimi uzmanlarının ülkemizde yeterince olmaması ve var olan uzmanlara da seslerini geniş kitlelere duyurma imkanı verilmemesidir.

    duygusal beyin yıkama
  • allah inancı taşıdığını düşünmüyorum.
  • bu adamın peşinden giden,destek veren,devlet kademelerini bu sümüklünün militanlarına peşkeş çeken herkes suçludur.
  • politico'ya verdiği son röportaj ile tiksindirmiştir.
    eskiler el iyisi ev delisi derler ya hani; dışarıya karşı melek gibi duran o adamın kapalı kapılar ardındaki psikopatlığını kimseye anlatamaz, inandıramazsın.
    işte bu herif ne zaman batı medyasından bir kanala/gazeteye konuşsa, ne zaman demokratik değerlerden, liberallikten, otoriterleşme tehlikesinden söz etse; sanki ülkede hakkın hukukun kendi içine etmemiş gibi, sanki otoriterleşmenin yolunu o vermemiş gibi, sanki adamlarını tankla tüfekle sivillerin üzerine salmamış gibi davranıyor ya kanıma dokunuyor, dokunuyor çünkü eleştirilerinin hepsi gerçek, hepsi bunun gibi zırtapozlarla işbirliği yaparak türkiye'nin itibarını beş paralık etmiş meşru bir hükümetin eseri ve elbirliğiyle ettiklerinin faturasını ne gülen, ne hükümet, sadece türkiye ve türk halkı ödüyor.
  • çocukken bazı arkadaşlarımız vardı, ne kadar şeytan olduklarına başbaşa iken şahit olurdunuz, büyümüş de küçülmüş tabirinin cuk oturduğu tipte arkadaşlardı bunlar. bu tiplere ne zaman bir büyüğün yanında rastgelseniz o şeytan, bir melek kılığına girer ve büyüklerin övgüsüne mazhar olurdu. bu adamda da öyle bir hava var. ülkece biliyoruz gerçek yüzünü, yediği haltları ama ne zaman dış basının karşısına geçse inanılmaz bir şekilde iyi adamı oynuyor. ve hakikati büyük bir beceriyle ters yüz ederek bütün dünyanın övgüsünü topluyor. ülkece işimiz, derdimiz büyük.

hesabın var mı? giriş yap