şükela:  tümü | bugün
267 entry daha
  • ileri görüşlülük konusunda uzman kişilerdir.

    90'lı yıllarda tsk'nin tavsiyesiyle verdiğim kararla hiçbir zaman onların bir üyesi olmadım. bu yüzden de onların elemanları hızla yükseldiler. o yıllarda marmara ışık dershaneleri vardı. bizim de içimizde askeri sınavlara hazırlanma ve tsk'nin bir personeli olabilme isteği. eğitim seviyesi o zamanda da dershanelere doğal ihtiyacı doğurduğundan gitmek gerekiyordu. öğretmen ve döküman kalitesi açık ara bu elemanlardaydı. yaşlar küçük olduğundan sadece duyduklarımızla yetiniyorduk. toplantılar yaptıkları, insanların beyinlerini yıkadıkları dolanır dururdu dillerde. tsk'nin bu dershanelerde ve bağlı yurtlarında eğitim gören öğrencilerin tsk'ye alınmayacağı kararıyla ailecek pek de gönüllü olmadığımız bu dershaneye gitmekten vazgeçtik. bir komşumuz bu dershaneye gitti ve kazandı. sonra da askeriyeden atıldı. tsk'ye dinsiz diyenler türemeye başladı.

    yıllar geçti ve bu elemanların palazlandığı, her yere ana dili ingilizce olan okullar açtığı, göstermelik türk kültürü benimsetmesi parodilerle halkın önemli bir kitlesini etkisi altına aldı. üniversite yıllarında etrafımızda birçok fetö sevdalısı türemeye başladı. o zamanlar fethullahçı derdik. fakat bazı sorulara bu elemanlar asla cevap veremediler. fetö'nün neden abd'de olduğu, dünyada açılan sözde türk okullarının türklerin çıkarına olduğu söylendiği halde neden mantar gibi çoğalmasına izin verildiği gibi sorulara sessiz kalındı. bir ara ev arkadaşımla da tartışırdık. kendisi hem memleketlisiydi ve eğitim geçmişi nedeniyle cahilce savunuyordu. (şu anda görüşüyoruz ve hala inanamıyor olanlara)

    yıl: 2009 ve 2010
    yer: ısparta eğirdir dağ komando okulu.

    sağanak yağmurlu bir günde binbaşı komutasında dağ başında eğitimdeyiz. binbaşı söze alakasız bir cümle ile başladı:
    "ısparta eğirdir dağ komando okulu bitirildi" arkadaşlar. bu cümle aslında o yıllardan olayı çözümleyen kişilerin ve askeri personelin fark ettiği, fakat engelleyemediği bir gerçekti. bu olayların olacağının bir belirtisiymiş aslında. biz ise "eşine canı sıkıldı herhalde" gibisinden sonuçlar çıkarırdık.

    yıl: 2009 ve 2010
    yer: güneydoğu'da bir ilin subay gazinosunda yemek saati.

    karşımızda duran televizyonda sürekli samanyolu tv açık. o yıllarda da içimizde fetöcü olma ihtimali de yüksekti. üst rütbeli subaylar sürekli olarak bu samanyolu tv kanalını kimin açtığını soruyorlardı. malumunuz o dönemlerde bu kanal sürekli olarak tsk'yi yıpratıcı açıklamalarda bulunuyordu. bu arada o kanalı açan kişi asla bulunamadı. tabur pkk'ye karşı sürekli savunma halindeydi. hep bir bahane ile tsk ve üyeleri içeride bekletiliyordu. apo'nun doğumu, pkk'nin kuruluşu gibi komik bahaneler üretiliyordu. kendisine güvendiğim harbiyeli bir rütbeli bana o organizyonun en yakın isimlerinden nurettin veren'in kuşatma adlı kitabını vermişti. kitapta yazılanlar ise örgütün bugünlere nasıl hazırlandığından bahsediyordu. türkiye'nin bir ilinde de babası kolordu komutanıydı. ailemin asker kökenli olması ve siyasi bakış açımız paralel olduğundan bana güvenirdi. sürekli babasının emekli olmak zorunda olduğundan bahsederdi. sebebini hiç söylemedi. belki de bu iki harbiyeli kişi de baskılardan yılmış durumda fakat kime güveneceğini de bilmiyordu...

    2010 ve devam eden yıllar...
    90'lı yıllardaki marmara ışık bu kez fem dershanesi olmuş. artık buradan hazırlananlara da asker kucak açıyor. fakat oradaki kadrolarda bir tuhaf bir dengesizlik vardı hep. kadın öğretmenin hiç olmaması, derslere alanındaki en iyi hocaların girmesi gibi.
    birkaç örnek vermek gerekirse;

    -iktisat dersine yüksel bilgili
    -hukuk dersine ahmet nohutçu
    -muhasebe dersine ferhat yıldız girerdi.

    bütün bunlar işin perde kısmıydı belki de. ders arası ya da sonlarında belirledikleri kişilerle sohbet etmeler, geziler, belirledikleri yurtlarda cazip koşullarda yatılı ders çalışma imkanı gibi. bu ortamlarda neler döndüğünü anlamak için katılmak gerekiyordu. hepsindeki ortak fikir ise,

    -fetö'nün sürekli övülmesi ve her yerde bir şekilde yüceltilmesi
    -abd ve bunların beslendiği yapılarını tarih hocalarının bile eleştirmemesi.
    -sizi bağlayamadıklarını anladıklarında dışlanmanız. dışlandım. onlar ise kaybetti.

    not: yazının başında sınavı kazanan komşumuz 2002'den sonra tsk'de görevine iade edilmişti ve şimdi ise fetö'den tutuklandı.
    not2: pkk'nin yazılış kuralı bu şekilde olduğu için böyle yazdım.
  • göte göt demesiyle meşhur sözlük yazarı safcocuk da bu kişilerden biridir.

    (bkz: fethullah gülen/@safcocuk)

    (bkz: fethullah gülen cemaati/@safcocuk)

    2012'de değil 1999'da sözlük yazarı olmuş olsaydım, burada 1999 yılına ait fetö konusundaki görüşümü de okuyabiliyor olacaktınız. çünkü o zaman da beynim vardı.
  • (bkz: ilhan irem)

    http://www.hurriyet.com.tr/…il-once-yakmis-40201735

    bu arada fetö derken salt islami bir topluluk gibi görünmesinden yola çıkarak, halihazırda islam düşmanı olmak hasebiyle yapılan saldırılar sayılmıyor. siz o ara ordu içindeki genç subayları atatürkçü laik falan sanıyor, generalliğe kadar yükselen fetö itlerine selam çakıyordunuz.

    adını "fetö" koymuş olmasalar da zamanında fetö'yü itin gözüne sokanlar, kokuları en önce alanlar:

    (bkz: necip hablemitoğlu)

    (bkz: kadir mısıroğlu)

    (bkz: ahmet zeki üçok)
  • sırf fetö'ye saydırdım diye 2010'da sözlükten uçurulmuş bir kişi olarak o işler o kadar kolay değildi...
    aslında dinci saftorikler hariç herkes ne bok olduğunu biliyordu ama (bkz: dokunan yanar)...

    tayyip de biliyordu da kandırıldım diyo. neden? el mecbur dediklerini yapmak zorunda kaldım dese ihanet olacak adı çünkü.. kandırıldım dedin mi suç değil...
  • olmayan kişilerdir. fetöş deniyordu o da homofobikce aşağılama için.
  • fetö, fetö, fetoş da diyebilmiş kişilerdir.

    2008-2009 yıllarında bir hırdavat dükkanının stok depo sistemini güncelliyordum. sahibi dönem konjonktürü nedeniyle cemaat ile çok sıkı fıkıydı. oğlunu samanyolu kolejine gönderiyor, cemaat üyeleri neredeyse dükkandan çıkmıyordu. o dönem bir olaya şahit oldum.

    verilerin çevrilmesini beklerken muhabbete daldık eleman ile derken biri girdi yanımıza. selam sabah derken bunlar himmet pazarlığına başladı. bu arada hırdavatçının işleri baya baya iyi, ekstra inşaatı falan var daire yapıp satan cinsten.

    bu cemaatçi tahsildar direk yıllık ciro üzerinden bu sene şu kadar himmet vereceksin dedi. yanlarında ben varım, hiç çekinme utanma falan yok yani.

    olurdu olmazdı, işler kesattı derken bunlar anlaşamadılar. adam çekti gitti. 5 dk sonra telefonda konuştular ve bizim hırdavatçı resti çekti.

    abi ciro miro himmet falan bu herifler nerden biliyor senin cironu diye sordum. gelen tahsildar maliyeden almış ciroları *

    işim devam ettiği için gelişmelere de şahit oldum tabii ki.

    birkaç ziyaret daha oldu ama rakamda anlaşamadılar. hırdavatçı çocuklarını samanyolu kolejinden aldı.

    tam bir hafta sonra, evet evet bir hafta içinde 140 bin lira ceza yedi maliyeden.

    evet yanlış duymadınız, himmet vermedi diye tam 140 bin tl ceza yedi, uzlaşmasız.

    ha bizim hırdavatçı cemaat sayesinde para kazanmış mıdır? elbette kazanmıştır. lakin adam liste fiyatı belli mal satıyor, öyle devletten ihale alan biri değildi.

    hülasa, ağlak bülent arınç beyefendi'nin dediği gibi sevip saymak suç muydu gibi basit bir olay değil bu.

    nice insanlar ne bedeller ödediler fetö veya fetoş dediği için. öyle basit bir kandırıldım ile unutulacak değil.

    hırdavatçı şimdi akp'li. fanatik olmasa da destek veriyor hala. her gördüğümde konuşuruz meseleyi.
  • yıllar önce bunlara s...... çekmiş babamdır. nasıl mı?
    üniversite hazırlık kurslarının çok revaçta olduğu yıllarda bunların çok popüler ve nispeten iyi eğitim verdiği kanısı olan dershanelerine 1(bir) sene gitmiştim. seviye tespit sınavlarından sonra bu kurumun en seçkin olan sınıfına yerleştirildim (yazar burada zekalı olduğunu belirtiyor).
    eğitimin başlarında bana olan ilgi ve alaka 1-2 ay geçip hocaların uzayan bıyıklarıyla orantılı olarak azaldı.
    yıllar sonra babamın itirafına göre dershaneden birden çok kere bizi arayıp beni o kamplarına katmak için izin istemişler. hepsini telefonda reddetmiş. ısrarla bir kere eve gelmeyi kabul ettirmişler ama evde de güzelce kapıyı göstermiş.
    sonraki sene; finalle kazanacaksınız!
  • bizim komşu ahmet amca vardı. böyle ufak tefek olup çok daşşaklı adamlar olur ya öyleydi. sürekli içerdi eve hep sarhoş gelirdi. dışarıda karşılaştığımız zaman ayakta duramamasına rağmen beyfendiliğini bozmaz, biz yeni yetme üniversite öğrencilerini adam yerine koyup ayaküstü iki muhabbet ederdi. üniversite okuyor olduğumuz için de hep uyarırdı bunlara bulaşmayın, fethullah denen şerefsizin evinde kalmayın, onlar şöyle böyle diye verir veriştirirdi. lakin önemli nokta şu ki adamın bunu dediği zamanlar fetonun feto olduğu yıllar hani. herkes onların evine girmek için can atardı. herkes polislik sınavının sorularını almak için kırk takla atardı. feto mehdi falan denirdi. öyle ortamda yapıştırırdı ahmet amca.

    mekanın cennet olsun, kral adamdın.
  • şimdilerde olduğu gibi götü başı ayrı oynamadan 2012'lerde balyoz ve ergenekon'un son sürat devam ettiği günlerde ite it demenin keyfini sürüp,twitter'da bu iki kankadan olmadık hakaretleri yiyenlerdir.şimdi bunlar oldu vatansever ,partim oldu fetö ile gezen.hey allahım..
    https://hizliresim.com/zjlov4