şükela:  tümü | bugün
  • zamanında galatasaray boks şubesi kaptanlığı ve milli takım boks antrenörlüğü yapmış ayrıca kendisinin ve ailesinin özel hayatları gazetelere haber olacak kadar popüler olmuş rahmetli sporcu.
    yakın çevresi tarafından feyzi ismi ile çağırılmış olan fevzi törk hakkında bazı gazate kupürleri için

    bununla beraber, soner yalçın'ın kaleme aldığı, gençliğinde boks yapmış ve oldukça başarılı olmuş hiram abas 'ın hayat hikayesini konu alan, bay pipo isimli kitapta da, hiram abas'ın antrenörü olarak adı geçer. ilgili bölüm şu şekildedir;

    --- alıntı ---

    pipo ile spor birbirine uygun değildi, ama hiram abas buna aldırmıyordu. antrenörü fevzi törk'ün, "yumruklarınızı ring dışında kullanmayın" tavsiyeleri de bir kulağından girip, öteki kulağından çıkıyordu. aniden sinirlenen bir yapısı vardı. kızdığı zaman gözü hiçbir şey görmüyordu. kavga ettiği mahalledeki birçok arkadaşının gözünü patlatmıştı. bu yüzden bazı aileler çocuklarının hiram abas'la arkadaşlık yapmasına izin vermiyordu. onun ise "tecrit"edilmeye hiç aldırış ettiği yoktu... 67 kiloda dövüşüyordu. "fightertype" denilen tekniği vardı. yani yakın dövüşüseviyordu. gongun vurmasıyla rakibine yumruklar atmaya başlıyor, rakip düşene kadar ritmini bozmuyordu. öyle dans ederek, rakibi yorarak boks yapmayı sevmiyordu. rakipleri bu çocuk yüzlü boksörden öyle sert yumruklar çıkacağını tahmin edemiyor, gafil avlanıyorlardı. sol ve sağ direkleri ok gibi peş peşe çıkarıyordu. boksun en önemli kuralını kapmıştı: çok hızlı düşünüp, hemen karar verip, hızlı hareket etmesi gerekiyordu! akıllı boksör aynı yere üç kez yumruk almazdı... ünlü sanatçımuazzez abacı'nın babası, o dönemin çok tanınmış boksörlerindendi: "san bomba" lakaplı, oktay altıok! beş santimden, yani kısa mesafeden çok sert çıkardığı yumruklanyla tanınıyordu. hiram abas, "san bomba'ya hayrandı. onun gibi bir boksör olmayı isterdi. zaten fightertype tekniğini de ondan kapmıştı... antrenman parası olarak ayda 15 lira alırlardı. o günlerde gazetenin on, simitin beş kuruş olduğu düşünülecek olursa hiç de fena bir para sayılmazdı. hiram abas harçlığını bokstan çıkanyordu. basanlar da kazandı: 67 kiloda istanbul şampiyonu oldu. ama çok istediği halde millî formayı giyemedi. giyememesi normaldi; onun kilosunda, dönemin en başanlı boksörü ermeni garbiszakaryan vardı. türkiye'yi, 67 kiloda ermeni zakaryan temsil ediyordu... bununla birlikte hiram abas da birkaç kez, istanbul karmasına seçilmişti... herkesi şaşırtmaktan çok hoşlanırdı. abdullah tomba7adlı bir boksör vardı. rakiplerini nakavt ederek yenmesiyle ün kazanmıştı. bir gün hiram abasla karşılaştı. millî boksör abdullah tomba, genç hiram abas'ı doğal olarak fazla önemsemedi.(millî boksör abdullah tomba, 1977 genel seçimlerinde msp istanbul milletvekili olarak meclise girdi. 12 eylül 1980 askerîdarbesi'nden sonra gözaltına alınıp, ankara istihbarat dil okulu'nda başta genel başkanınecmettin erbakan olmaküzere, gözaltındaki partili arkadaşlarına sabah sporu yaptırdı.) ancak hiram abas'ın ani bir yumruğunu yiyince kendini boylu boyunca ringe uzanmış buldu. abdullah tomba yerdeydi ve herkes şaşkındı. bu durumda abas'ın köşesine gitmesi, hakemin de tomba'ya sayması gerekiyordu. ancak hiram abas zafer sarhoşluğu içinde köşesine gitmeyi unutunca, hakem de saymaya geç başlıyor, o sırada abdullah tomba toparlanıyor, ayağa kalkıyor ve maç kaldığı yerden devam ediyordu. kurt boksör abdullah tomba işin ciddiyetini fark edince, hiram abas'tan öcünü fena alıyor ve onu da nakavt ediyordu. bu maçta hiram abas'ın başına yıllarca unutamayacağı bir olay geliyordu: sağ -elinin serçeparmağı kınlıyordu ! imdadına masör yorgo tagar yetişmişti. hiram abas'a ilk müdahale ringde yapıldı. o dönemde özel boks maçları da yapılırdı. bu maçlar kadıköy altıyol'a ve caddelere bez pankartlar asılarak duyurulurdu: "büyük boks maçı: hiramaram arasında. cumartesi kaçırmayın!"

    --- alıntı ---
  • "antrenör fevzi törk'ün 'yumruklarınızı ring dışında kullanmayın' tavsiyeleri de bir kulağından girip, öteki kulağından çıkıyordu hiram abas'ın. aniden sinirlenen bir yapısı vardı. kızdığı zaman gözü hiçbir şey görmüyordu rahmetlinin." emina temel - garo nerdesin

    "taki'nin* menajeri fevzi törk, bu işin peşini bırakmayacağını söylüyor gezetecilere. garbis zakaryan'ın korktuğunu da..." emina temel - garo nerdesin

    (bkz: boks/@ibisile)