şükela:  tümü | bugün soru sor
  • fantastik bir platform oyunu.

    http://vimeo.com/21082507
  • --- spoiler ---

    fez aslında ikiye ayrılan bi oyun. oyunun farklı veçhelerinin görünürlüğü de nasıl oynadığınızla, nasıl oynamak istediğinizle ve oyuna harcayabileceğiniz zamanla ilintili.

    oyunun kolay görülür yüzü ilk birkaç saatinizi harcadığınız gezme görme, oyunun estetiğine hayran kalma, birkaç spin ile çözülebilen nispeten basit puzzle'ları hacamat etme ve üzerinde dolaştığınız dünyanın öyküsünü grafik diliyle yarım yamalak anlatan ipuçlarından kendinizce yorumlamadan ibaret. bence oyunun asıl güzel kısmı da, olayı da bu. yani ışıkları kapatıp elde gamepad monitörün karşısına geçip o büyülü dünyada, o sakin müzikler eşliğinde macera ve gizem peşinde koşma işi; ama bunu acele etmeden, ağır ağır, üzerinde baskı hissetmeden yapabiliyor olmanın, o tam da olması gerektiği gibi olan temponun bünyeye zerk ettiği haz duygusu.

    oyunun diğer yüzü ise manyaklık. bu noktada fez tamamen iki ayrı vaziyet sergiliyor aslında. çünkü qr kodları, oyunun kendi alfabesi ve nümerik sistemiyle çözülmesi gereken acayip puzzle'ları ve tetris bloklarının yorumlanmasıyla çözülebilen diğer bulmacalar ile birlikte oyun biraz evvel dillendirdiğim o keyifli serüven olmaktan çıkıp bir tür manyaklığa, deliliğe dönüşüyor. oyuncudan çok fazla şey bekliyor. notlar almak lazım her şeyden önce, bol bol çizmek, bulmacaları kağıt üzerinde çözmek lazım. tüm bunları yaptığınız zaman da oyunun sakladığı birtakım gerçekler ortaya çıkıyor, hikaye biraz daha netleşiyor belki. ancak oyunun oyuncudan talep ettiği bu emek ve zaman karşılığında ne verebildiği, bu çabanın nasıl bir sonuç ortaya koyduğu da muamma kanımca.

    ben, oyunun bahsettiğim ilk veçhesi itibariyle gelişmesini, beni daha da farklı mekanlara götürüp daha da ilginç durumlara sokmasını beklerdim; lakin fez bana gösterebileceklerini gösterdikten sonra "hadi şimdi oturup kodları çöz ve bunları gamepad'de doğru sırada tuşlara doğru zamanlama ve yerlerde basarak gir" tadında bir şey sundu. bu çekici değil.

    tasarımcının seçimine saygı duymak lazım. sonuçta büyük bir yetenek, takdiri hak ediyor. keşke böyle bir ikincil yüzün varlığını bu denli öne çıkarmak yerine bu tarz bir yaklaşımı gerektiren puzzle'ları minimize edip daha çok mekan, daha fazla macera gibi bir yöntem benimseseydi. tadı damağımda kaldı haliyle.

    --- spoiler ---
  • bugun izledigim bolumunde bir anda agzindan "my latin background" sozcukleri dokulmustur. hepimiz merak icinde devamini beklerken, "only my habits, i also have swiss side" diye devam edip bizi yarmistir yine.
  • that 70s show'un degisim ogrencisi.nereden geldigini kimse bilmez,hatta bi kere soyleyecekken etrafta bi anda bi gurultu olusur(niye oldugunu simdi hatirlayamadim),yine ogrenemeyiz.ismi bu degildir ama gercek isminin zorlugundan dolayi bu ad verilmistir,sanirim steven hyde tarafindandi.
  • bakirligini bi turlu bozamamasiyla unluydu.*
  • (bkz: that 70s show)da asıl memleketi ve kökeninin sır oldugu yabanci ogrenci. asiri derecede sapık ve ayak fetisistidir. (bkz: wilmer valderrama)
  • tv8'in that 70s show'u türkçe dublajla yayınlamaya başlayarak mahvettiği karakter. (bkz: aferin tosunuma)
  • fas ta dünyanin ilk üniversitesinin kuruldugu sehir.
  • fas'ta bir sehir. ulkenin kultur, sanat merkezi. yuzyillardir cok da degisime ugramamis, tarihi dokusunu korumus bir ortacag sehri. her yil dunya kutsal muzikler festivaline evsahipligi yapiyor ayrica.
  • 900 küsür sokağıyla afrikanın en karmaşık kasbah'sına sahip olan kent. kasbah dışında da görecek pek birşey yoktur.