şükela:  tümü | bugün
  • özge’nin değişimi yiğit özgür’ün biz orospu çocuğuyduk karikatüründeki elemana benzemiş, beğenmedim.
    can manay ve duru’nun devamlı yiyişmesi, düzenli bir diyaloglarının olmaması da çok havada bırakmış. paylaşımda bulunmaları gerekiyordu ama salt beden sıvıları üzerine de bir paylaşım olmamalıydı diye düşünüyorum. grinin elli tonu serisine benzemiş, sadece o ana odaklı, beğenmedim.
    nehir erdoğan niye olur olmadık yerlerde ve dizilerde hortluyor bilemedim. bu kadını görünce keyfim kaçıyor. bütün sahnelerde ağlak ağlak bakıyor. hüzünlü bakması mı gerekiyor bilemiyorum kitabını okumadım. deniz büyük sarsıntı yaşadı, ona rağmen nilay karakterinden daha güçlü duruyor. destek olacak diye beklerken köstek olacak gibi bir hali var. yazık.
    smk reyiz hala berbat giyiniyor, görünce direkt ceketinin kollarına baktım. bi beden büyük alıyorlar heralde seneye de giysin diye. eller görünmüyordu. aynı şekilde özge de berbat üçüncü sınıf dizi karakteri gibi giyiniyor ve makyajı yapılıyor. böyle boylu poslu karakter var ve neden bu kadar boyuna ve fiziğine uyumsuz giydiriliyor anlamak mümkün değil. gözüm kanadı resmen.
  • bin kere söylendi on bin kere daha söylense yeri. reklamdan geçilmiyor dizi. samsung'unuzu da ing'nizi de volvo'nuzu da ayrı ayrı öttüreyim afedersiniz. yeminle diziye odaklanamıyorum.
  • ben çi başlığına yazmıştım ama buradan devam ediyormuşuz demek. devamı çi olan dizi. deyip tanımını yaptıktan sonra affınıza sığınarak aynen döşüyorum:

    ilk sezonun en güzel bölümü olan ilk bölümünün hatırına yine çalışılmış bir bölümle başlayacağını düşündüğüm için oturdum izledim. yemin ederim bölüm bitmedi. nedir bu duygu durumunu bu kadar büyük oynatmak? 20 dakika can'la duru'nun vıcık vıcık, dalmalı çıkmalı, yiyişmeli halleri, 20 dakika deniz'in sürünmeleri, gebermeleri üstüne nilay'la bitmeyen lüzumsuz diyologları, 20 dakika özgenin depresyonu üstüne saçma sapan bitmeyen kabile dansı, 20 dakika sadık'ın ayılmaları bayılmaları, değişik pozisyonlarda halleri. kısacası toplasan 5 dakikada anlatacakları mevzuyla 1 bölüm çekmişler. sadık, deniz, özge, bilge kötü durumdalar, can'la duru kaynatıyorlar.. girişiniz bu, bu kadar yani.. bir bölüm daha izlerim böyle devam ederseniz izlemem haberiniz olsun.
    dipnot: nehircim kahkülünümü uzatıyorsun, saçını mı değiştiriyorsun.. napıyorsan yap resmen 10 yaş yaşlı görünüyorsun...
  • 2. sezonun 1. bölümü yine kendi tarzında gayet güzel olmuş. dakikalar da uzamış ve ben hiç sıkılmadan oturdum izledim sizi bilemeyeceğim. ingilizce konuşma sahneleri gerçekten rezaletti ama sanırım mecbur kalmasalar onlar da bu sahneyi çekmek istemezlerdi.. belki normal seviye biliyor olabilirler evet ancak telaffuz tam bir fiyaskoydu ne bileyim biraz teleffuz kasılabilirmiş sanki o kadar imkan var para var..

    --- spoiler ---

    lakin dizide manasız şeyler de yok değil neymiş 2 ay geçmiş özge yataktan çıkmamış sonra bir gün çıkıyor müthiş bir sır öğrenip şantaj yapıyor yok smk'nın odasında kanal 22 açık yok italyada bara gidiyorsun türk kadın aşık oluyor falan hani senaryo yürüsün diye bolca imkansız tesadüfler yaşanıyor dizide ama napalım kabulleniyoruz biz de işte maksat senaryo yürüsün.. mesela özge youtube'a smk ve can manay cinayet işlediler diyor resmen sonra işte denilene göre trend oluyor video falan kimse ama takmıyor herkes kız ünlü olmaya çalışıyor diyor sonra gidiyorsun kızı o kanalda sunucu yapıyorsun falan dizi için olabilir bir şey ancak gerçek hayatta yine imkansıza yakın bir olay denilebilir..
    --- spoiler ---
  • nehir erdoğan'ı o role yakıştıramadığım dizi. hatta diziye yakıştıramadım. kadının konuşmasının iticiliği, samimiyetsizliği. deniz-nilay olayını hiç sevmedim, çok yapmacık.
  • bazı sahneler hacı dedeyi bachata dans gecesine götürmüşsün gibi, öyle zorlama.
  • 2. sezona çok iyi girmiş dizi. osman sonant döktürmüş, hatta ozan güveni geri planda bırakmış. onun dışında deniz her zamanki gibi berbattı, nilay karakterini sevdim.

    trainspotting sahnelerine bayıldım. berrak tüzünataç her ne kadar mükemmel olmasa da gayet güzel performans sergilemiş. gerçi genel olarak bölümü izlerken trainspotting izlerkenki havayı yakaladım fakat sırf yorgan sahnesinden mi yoksa gerçekten o kasveti vermeyi başarmışlar mı bilemiyorum.

    takipçisiyiz efenim, umarım çizgiyi bozmadan devam etmeyi başarabilirler
  • ismini fing yapsalar da kurtulsak (fi-ne-ge)
  • --- spoiler ---
    dizinin teması izlerken izleyiciyi germek için özel tasarlanmış gibi. her bir karakterin duygu durumunu çok iyi yansıtıyorlar. karakterler dünyanın en amatör tipleri olsa da sırıtmıyor bir şekilde izletiyor kendini dizi. izlerken can manayın bütün o soğuk aurasını hissedebiliyorsun ve karşısındaki kişinin psikolojisine eşitliyorsun kendini. özgenin değişimini daha farklı beklerdim. izlerken sırf espri olsun diye “çekiyormuş şimdi minileri” derken bir anda gerçeğe dönüşmesi beni sürüncemede bıraktı ancak karakteri bu yolu seçmiş olarak düşüneceğiz maalesef. ancak gözlerindeki “ne yapıyorum lan ben” bakışı sürdüğü sürece her an geri eski haline de dönebilecekmiş gibi. bilemedim.
    duru durulay gibi üçüncü sınıf deterjan markası ismine sahip karakterin can manaydan faydalanma moduna girmesi can için avantaj duru için dezavantaj. manipülasyona dayalı hayat sürdüren bir adama herhangi bir konuda istekte bulunursan bunun avantajını sonuna kadar kullanır.
    deniz de, bıktık lan. hiç sevmem şöyle tipteki insanları. cafede falan görünce istemsizce yaklaşıp “düşüyor mu böyle” diyesim geliyor. tavırlara bak.

    --- spoiler ---
  • 90 dk olunca bölüm buda normal türk dizisine döndü umarım bir daha böyle yapmazlar. senaryo baya zorlama olmuş bu bölümün, neyse yine de sezon sonuna kadar izlerim.