şükela:  tümü | bugün
  • akilah azra kohen roman üçlemesi olacaktır. (pi çıktıktan sonra). şu an fi ve çi olarak birbirinin devamı iki kitap halindedir.
  • "fi"ve "çi" kitapları okuyucunun dikkatini çekmek üzere popüler konularda yazılmış kitaplar olup; "pi" ise türkiye gerçekleri üzerine yazarın asıl anlatmak istediği konularda yoğunlaşmaktadır.
  • ismini yunan alfabesinin üç harfinden alırken yunanca'da "chi" harfinin okunuşunun "ki", sesinin ise almanca'daki "ch" kombinasyonu ("durch" sözcüğünün sonundaki h ile ş arası ses) olduğunu bilmeden ve araştırmadan ahkam kesen bir yazar/yayınevinin kitabıdır.

    yunanca'da zaten "ç" sesi bile yoktur.
  • sonuna kadar gayet güzeldi herşey. herkes ve herşey olduğu gibi kalıpta burdan sonra sizin hikayeniz başlar demeseydi? ben kurguladıktan sonra ne anladım hani 1-2 kişi olsa tamam da bir tek biri öldü de kafamdaki soru sayısı -1 oldu
  • bir mustafa topaloğlu şarkısı.
  • fox dizisi/pornhub/kisisel gelisim semineri karmasi garip yazit. ısin komigi bu kitaplari bana veren gerizekali biraz agir bir seri valla, cok felsefi abi diyerek vermisti. mevzu derin gibi yazilmis ama yuzeysellik yazinin pacalarindan akiyor cengizcim. hayatimda hic bir seyi okurken harcadigim zamana bu kadar uzulmedim. fi ve ci ile ilgili kisa yorumumu yaziyorum pi yi okumaya dayanamadim cunku.
    kisisel gelisim ogutleri, iki boyutlu karakterler, bolca aforizma, her konuda bilir kisi olan hayati cozmus yazarimiz, okunsun diye yer yer uzunca yazilmis cinsellik ve sacma sapan bir ask hikayesi. edebi gozuksun diye de cumleleri devirmis. editoru ne is yapiyor belli degil.
    kitaptaki diyaloglarin hic biri diyalog degil, yazarin kendi kendine konusmasi. surekli bir tavsiye verme, ogretme halinde arkadas. ıyi muzik depeche mode'dur, oral seks asagilayicidir, akpliler de ozunde iyi insanlardir ama sezen aksu korkunc bir insandir, bagirsak sagligimizi ihmal etmeyelim, terzi kendi sokugunu dikemezmis vb. tonlarca sacma sapan konuda azra kohen'in ne dusundugunu bilmek istiyorsaniz mutlaka okuyun derim.
    sanatin her dalinda uzman olmakla kalmayip iyi sanat sudur, kotu sanat budur tanimi bile yapiyor yazarimiz. nasil bir ozguvense artik bilemedim.
  • ilk 2 kitabı okudum, şu an pi nin ortasındayım bitirmek için o kadar zorluyorum ki kendimi. yazar bir şeyler anlatmak istemiş, iyi güzel de keşke direkt deneme ya da felsefe kitabı yazsaymış. verilmeye çalışan mesajların sıkıştırıldığı diyaloglar zorlama olmuş.

    türk dizilerine bu kadar sövmüş fakat seri aynı türk dizilerindeki gibi konuşmadan, uzun uzun cool bakışlar atan, adamın gözünden hayat hikayesini çözen karakterlerle dolu. hepsinde bi havalar, caka satmalar, sanırsın ejderhaları var.
  • fi ye başladığında sabırlı olmak gerekiyor. çünkü başlangıçta üçlemenin ana karakterleri tanıtılıyor. doğal olarak başlarda bunların hepsi birbirine karıştı diyorsun. ama sabır gösterip ilerledikçe artık karakterlerle bütünleşmeye başlıyor ve her bir karakterden bir diğerine geçerken acaba ne gibi gelişmeler oldu diye düşünerek inanılmaz bir merak duymaya başlıyorsun ve böylelikle ilk kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsun. işte bu noktada zamanında biri bitince diğerini hemen okuyabileyim diye seriyi alma akıllığını gösterdiysen fi'nin bitişiyle heyecana kaldığın yerden devam ediyorsun.

    heyecanlı macera çi ' de inanılmaz bir akıcılıkla devam ediyor ki çi'yi elime sabah işyerinde sadece bir bakayım diye aldığımı ama bırakamayarak aynı gün akşam bitirdiğimi hatırlıyorum. bana kalırsa serinin en keyifli okunanı, hani tabiri caizse her sayfasında farklı bir heyecan barındıran kitabı çi diye düşünüyorum.

    pi ise serinin son kitabı. sanırım çi'deki heyecan fırtınasından sonra pi biraz daha az heyecanlı geliyor. bunun da sebebi artık daha gerçekçi bir anlatım ve daha çok düşünmeye sevkeden konuların üzerinde duruluyor olması. (seriyi o kadar sevdim ki pi ye vasat demeye dilim varmıyor) daha kalın olduğu için önce biraz sevindiğimi (heyecan uzun sürecek diye) sonrasında ise zaman zaman sıkıldığımı hissettiğimde daha az sayfada olabilirdi diye düşündüğümü hatırlıyorum.

    sonuç olarak azra kohen din, siyaset, sanat, bilim, aşk, sevgi,sadakat ve daha bir çok konuyu öylesine gerçekçi ve öylesine mükemmel harmanlayarak sunmuş ki... can manay'ın tutkulu aşkında, özge'nin biz olma çabasında, ada'nın kaybolmuşluğunda, bilge'nin yalnızlığında, duru'nun egosunda, deniz'in farkındalığında, göksel'in kimsesizliğinde ve sadık'ın arafında... her birinde senden, benden, bizden birşeyler var aslında...

    not: yanlış hatırlamıyorsam "eden" adı geçiyor azra kohen'in sıradaki kitabı olarak .
  • en iyisinin çi olduğunu düşündüğüm seri. aynı zamanda başarılı olabilecekken son kitap pi'de patlamış seridir bana göre. bazı şeylerin çok havada kalması, bazı karakterlere ne olduğunun açıklanmaması bir yana sonundaki köy projesi olayı fazla üropikti bana göre. hikayeyi gerçekçilikten uzaklaştırmıştı. keşke seriyi dört kitaba çıkartıp konuyu daha derinlemesine işleseymiş yazar. tabii fi çi pi'ye uyumlu dördüncü bir kelime bulamamış da olabilir. *
  • bir dizi olacak olan kitaptır. ay yapım tarafından hakları satın alınmıştır. duru karakterini serenay sarıkaya canlandıracaktır.