şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: fiba europe)
  • avrupa şampiyonası sonrası dünya sıralamasını açıklamış olan organizasyon. sıralamaya göre ilk on aşağıda ki gibidir:
    1- amerika birleşik devletleri --> 832 puan
    2-sırbistan karadağ --> 708 puan
    3- arjantin --> 700 puan
    4- litvanya --> 460 puan
    5- ispanya --> 439 puan
    6- italya --> 433 puan
    7- rusya --> 362 puan
    8- yunanistan --> 304 puan
    9- avustralya --> 279 puan
    10- fransa --> 273 puan
    türkiye sıralamada 129 puan la 18. iken, bayanlarda amerika tekrar birinci olmuş, türk bayan milli takımımız ise 39. sırada gösterilmiş.
  • (bkz: fiba holding)
  • kıtalara göre ayrılmış 5 bölgesel yönetimden oluşur.

    (bkz: fiba afrika)
    (bkz: fiba amerika)
    (bkz: fiba asya)
    (bkz: fiba avrupa)
    (bkz: fiba okyanusya)

    http://www.fiba.com/…83/selnodeid/983/fibaafri.html
  • dünya basketbol şampiyonasında taraftarların vuvuzela ve bilimum yüksek ses çıkarabilecek korna, düdük...vb. gibi şeylerle maçlara girmesini yasaklamıştır. salonlarda ki yankıyı da düşünürseniz çok mantıklı olmuştur. geleneksel çalgı adı altında sporun içine edilmesine göz yummamışlardır.
  • yünanistan-sırbistan maçında çıkan olaylar sonucu krstiç'e 3,teodosiç,fotsis ve schortsanitis'e 2 şer maç ceza verebilmiştir.fiba'nın eski kararları göz önüne alındığında fena bir ceza sayılmaz.
  • biz sepettopuyuz diye bir sloganlari var. valla lan bak we are basketball diyorlar. sozun bittigi yerdeyim aga.
  • 31 agustos 2010 türkiye yunanistan maçı ndan çook daha önceden yazma isteğim vardı, o zaman "ben demiştim" deme fırsatım olurdu belki. ama olsun, ileride daha çook ben demiştim deme imkanım olacak korkarım ki.

    neyse, diyeceğim odur ki takip ettiğim sporlar içerisinde lobi faaliyetinin bu kadar işlediği başka bir federasyon görmedim ben. yugoslavya, yunanistan ve ispanya (ve bazen de israil, cska vb.)'nın sözünden çıkmaz bu kurum. tetikçileri de hakemlerdir elbette. zaman zaman ince ince işlerler, zaman zaman aleni çalışır bu eyyamcı hakem grubu, ama eninde sonunda kendilerine emredilenleri layığıyla yerine getirirler. son zamanlarda klüp takımı olsun, milli takım olsun, belli yerlere gelemiyorsak bunun %80'i bizim dingilliğimizden ötürüyse, en az bir % 20'sinde de bunların payı vardır. efes dışarıda panathinaikos'la çeyrek final maçı oynar, takımımız aleyhine 57 foul çalarlar, fener gider barselona'da barselona'ya karşı farkı 10'a indirir, şerefsiz yunan hakemin biri gider alakasız düdükler çalmaya başlar. kendi evimizde oynadığımız avrupa şampiyonası çeyrek final maçında hakemin biri sıçar batırır, yarı final maçına atanır daha sonra(neydi o herifin adı). efes maccabi'yle ilk 8 için eleme maçı oynar, karşı takımın gardı bizimkinin bacaklarına planjön yapar, hakem görmez. 2009 avrupa şampiyonası var bir de, yunanistan türkiye'yle çeyrek final oynar, yaptığı her üç faulden biri çalınır. hayır sadece bize yapılanlardan bir çırpıda aklıma gelenleri yazsam bu entryi "özet geç lan" bkz'ını fazlasıyla hakeder.

    ha, yukarıdakiler sadece bize yapılanlar, fi tarihinde yugoslavya'nın son nefeste dahil edildiği bir yugoslavya litvanya avrupa şampiyonası finali rezaleti, istanbul'da yugoslavlar'a verilmemek için çaba gösterilen bir şampiyon klüpler kupası vs. da mevcut. yukarıdaki fiba'nın hizmet ettiği ülkelerin öncelik sırası yerine göre oynuyor tabi. misal, en son hazretler 2009 euroleague final four finalinde barselona-olimpiyakos mücadelesinde kupa barselonaya verilsin buyurdular.

    emek hırsızı, adaletsizler topluluğu işte, ileride sen demiştin dersiniz.