şükela:  tümü | bugün
  • bir tom robbins eseri.
  • oncelikle referanslar;

    kitaba ismini veren eser: (bkz: une saison en enfer)
    baslıgın gectigi ifadenin yer aldıgı metin: (bkz: mauvais sang) ingilizcesi :http://www.mag4.net/rimbaud/poesies/blood.html

    matisse nin iki farklı mavi nu tablosu
    http://www.abcgallery.com/m/matisse/matisse-4.html (bkz: nu bleu iv)
    http://www.abcgallery.com/m/matisse/matisse35.html

    soytarıları takdim et olarak cevirilen send in the clowns;
    julie andrews http://www.youtube.com/watch?v=v9df-zjjyua
    frank sinatra http://www.youtube.com/watch?v=q-d15x4haqo

    vatikan'ın resmi sitesinden fatima nin uc kehaneti: http://www.vatican.va/…00626_message-fatima_en.html

    sanırım yazarın en uzun kitabı, ama bir sebeple (antalyaya ugraması olabilir:) another roadside attractionla kısmen benzer sulara yelken acmasına ragmen o kitaptan daha okunabilir geldi bana.(son kitaplardan birini, ilk kitapla kıyaslamak elbette mantıklı degil)
    skinny legs and allda da ortadoguya ugramıstı sayın robbins ama bu sefer biraz daha saglam bir ziyareti olmus ortadogumuza sanırım. ozellikle kuran ı kerim'i inceledigi asikar..

    nasıl unutulur ; (bkz: finnegans wake)
  • içine kaçtığım bir diğer tom robbins romanı. en etkilendiğim bölümü tanrı ve şeytan arasındaki mal paylaşımı oldu. her tom robbins eserinde olduğu gibi doğal olarak sonu yoruma açık kalmıştır, lanet olası postmodern yazarlar! elbette ki switters hepimizin içine düştüğü "seçme zorunluluğuna" maruz bırakılmış. bizden farklı olan yönü ise; bir mantıklı ile bir mantıksız arasında olmayıp, iki mantıksızdan birini seçmek zorunda olması... ama switters bu, ikisini de seçecek bir yol bulur belki de...

    romanın başından sonuna kadar yaklaşık bin defa söylendiği gibi: "kadınlar sıcak ülkelerden dönen vahşi sakatları sever!"
  • tom robbins'in en üşengeç haliyle yazdığını düşündüğüm romanı. son sayfalara yaklaşırken sonucun ya çok bomba ya da baştan savma olacağını düşünmüştüm. baştan savma.

    deux ex machina bile kullanıyor herif (sekerek burundaki sivilceyi uçuran mermi, vs. vs....). ve mevzunun en can alıcı yerinin, neredeyse hiç değinmeden, bobby case'e şutlanılması, ters piramit kafa 'bugün yarındır'ın bir çözüme dahi gereksinim duyulmadan temizlenmesi...

    türkiye'de yayınlanmış hemen tüm romanlarını severek okumuş bir hayranı olarak en az iyi eseri diyebilirim; sırf kendisini çok sevdiğim için.
  • her romanında ayrı bir tat aldığım, birini diğeriyle kıyaslayamadığım, hepsini 'okunmalı' sınıfına aldığım yazarın bir diğer güzel romanı.

    --- spoiler ---

    "şâyet seyahât edebileceksen ve istekliysen 'bil bakalım kim'in senin özel deneyimine sâhip eski bir ajan için ufak bir işi var. 30 nîsan. gül otel. antalya, türkiye. lobide otur ve zararsız görün -bunu yapabilir misin?- tâ ki birinin sana, 'siktir et dallas kovboylarını' dediğini duyana kadar. ücret: düşük. risk: yüksek. ama reddedemeyeceksin çünkü heyecânının hemen hemen sınırı yok ve 'oyuna geri dönsem' diye ah çektiğini biliyorum."

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    "havaalanına" dedi switters.
    "bugün nereye uçuyorsunuz, efendim?" diye sordu şoför.
    "türkiye'ye."
    "aaa. türkiye. uzun yol. tâtil için mi?"
    switters: "orada silâh kaçakçılığı yapıyorum." diye cevapladı heyecansız bir tavırla, o ajanın nereden gelmiş olabileceğini ve bobby'nin onu neden lânet olası işe karıştırdığını merâk ediyordu.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    skeeter bir süre dinlenirken, switters'ın sırılsıklam olmuş maya renkli keten takımını çıkarıp kuru, lâcivert, ince çizgili, türkiye'de nâdir olmayan türden bir kruvaze ceket giydiği, taştan eski bir balıkçı kulübesinin yıkıntılarının içine gaz maskelerini koydular.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    ırak'ın türkiye sınırı kürtler söz konusu olduğunda çok sorunlu ve türk askerleriyle dolu olduğundan, switters sûriye'den girmeye çalışmasının en iyisi olacağını düşünüyordu. yeni arkadaşları hemfikir oldular. benzin parasını verirse, kabına sığamayan genç adamlardan birkaçı onu ve gaz maskelerini (tehlike altındaki bölgeden uzak olmalarına rağmen kendileri için otuz maske istediler) eski, çürük mercedes tır'larından biriyle türkiye'nin güneydoğusuna götürürlerdi.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    switters, öncelikle kurallara uygun bir şekilde mühürlenmiş bir pasaportu olan ve yanında gaz maskesi çuvalları olmayan bir amerikalı'nın en ufak bir şüphe çekmeyeceği türkiye'ye geri dönmeyi planlıyordu. hafta içinde istanbul'daki hava alanına ulaşabilirdi.

    --- spoiler ---
  • "her türlü depresyonun kaynağında kendine acıma vardır,insanlardaki her türlü kendine acıma da kendilerini fazlasıyla ciddiye almaktan kaynaklanır"
    ...
    "... ama hiçbirimiz evrenin kıçındaki sivilce olmaktan daha önemli değiliz,o halde kendimize gelelim"
    ...
    "bir sivilce olduğunu kabul et ve bu konuda canlı bir mizah duygusunu korumaya çalış."

    özetle;bir bok değilsin,bir ömür ağlasan da bu gerçek değişmeyecek.durumu çok da abartma,sktiret.
    bu adamı bu yüzden seviyorum galiba.
    bu kafaya erişmek hayattaki tek gayemdir.
  • bugün böyle bir haberine denk geldiğim tom robbins eseri.
    haberin özeti: johnny deep abimiz emekli olmadan önce bu kitabı sinemaya aktarmak istiyormuş.
    (bkz: ay hadi inşallah)
    bana kalsa bütün tom robbins filmlerini sinemaya aktarsın.