*

şükela:  tümü | bugün
  • dünya kupası beyaz peynirse şampiyonlar ligi kaşar peyniridir.
  • dünya kupası ahmet hakan'sa şampiyonlar ligi zahid akman'dır.
  • şampiyonlar ligi oturmuş takımlarla oynandığı için fazla süprize yer yoktur. dünya kupası ise toplama takımlarla oynandığı için arkasına rüzgarı alan takım o gazla rahatlıkla yarı final veya final görebilir, her türlü süprize açıktır.
  • şampiyonlar ligi parayı basanın ligidir genelde dünya kupası daha insaflıdır bu konuda.

    meksika tutar fransaya çakar, gana sırbistana sırbistan da almanyaya çakar kimse ses edemez.

    messi arjantindedir iniesta ispanyada yeri gelir rakip olurlar. falan filan işte o yüzden dünya kupası daha zevklidir.
  • oynanan futbol açısından şampiyonlar liginin yanında dünya kupasının esamesi bile okunmaz.

    şampiyonlar ligi tüm sene birlikte oynayan, oturmuş takımların takır takır futbolunu bize izletir. dünya kupasında ise takımlar bir ay filan kamp yapıp bir sistemle oynamaya çalışırlar, fakat bunu pek başardıkları söylenemez.

    sonuç olarak şampiyonlar ligi holywood ise dünya kupası holywood hariç dünya sinemasıdır. birincisi daha zevklidir, dibine kadar kapitalisttir aynı zamanda. ikincisi farklı kültürlerin ince zevklerini, sanatlarını bir araya getirir, ama çoğu kişi için sıkıcıdır, kapitalizm kadar milliyetçilik baskındır.
  • geçenlerde arkadaşlarla şu tespiti yapmıştık bu konuyla ilgili. şöyle ki şampiyonlar liginde oynayan ve son zamanlarda düzenli olarak çeyrek final biletlerine ambargo koyan büyük klüplerin finansal avantajının bu kadar büyük olmadığı, bosman kuralları ve ab serbest dolaşım yasasından önceki dönemde tümüyle üst düzey oyunculardan kurulan takımlar izlemek sadece dünya kupası veya avrupa şampiyonasında mümkün oluyordu. şimdilerde ise dünyanın en iyi oyuncularının çoğu 8-10 büyük klüpte toplanmış durumda ve şampiyonlar liginde sürekli karşılaşıyorlar, aralarında bir rekabet oluşuyor, takımlar iyi çalışıp makine gibi bir düzen oturtuyorlar. o yüzden artık dünya kupası üst düzey oyuncuların toplandığı tek mecra değil hatta bu açıdan daha dar bir havuz olan şampiyonlar liginin gerisinde kalmakta. sanırım sneijder'ın açıklamasında ve biz futbol seyircisinin kupada eski keyfi bulamamasında bu yatıyor.
  • bu yorumdan sneijder'in akıllı ama o kadar da akıllı olmadıgını anladım ben.

    basit bir mantıkla zaten şampiyonlar ligindeki takımların oyuncuları çeşitli yerlerden secerek aldıkları, dünya kupasında ise sadece aynı ülkenin oyuncularının oynadığını düşünürsek. üstelik kluplerin oyunculara inanilmaz paralar odedigini düşünürsek, klup futbolunun cok daha kaliteli oldugunu anlayabiliriz. dünya kupası oynamamıza gerek yok yani.

    ayrıca kaliteli derken. mesela yarı finalden sonra şampiyonlar liginden daha kaliteli futbol izleyebilrsiniz dünya kupasında. ama burda onemli olan kalite degil alacagınız zevktir. yani 1 aylık yogun bir maç maratonu var bir futbol şöleni. şampiyonlar ligi her yıl oluyor ve aylar suruyor. hangi futbol severe sorarsanız dünya kupası diyecektir.
  • bu konunun açılma sebebi bazı kafalardaki faşist eğilimler olabilir. futbolun rugby kriket gibi spor dallarından daha az revaçta olduğunu iddia ettiğiniz ülke kıtasının en gelişmiş ülkelerinden biridir hatta birz da projedir ama onu katmayalım ve o kıtadan o kupaya 6 ülke katılıyor paşalar. 32'de 6, %20'e yakın oran eder yapabildiniz mi hesabı?

    o kıtadan gelen futbolculara milyon dolarlar ödeyen bir ülkede yaşayıp böyle saçma eleştiriler yapmayın gülerler. alamanyalar, italyalar, ispanyalar, fransalar sıçtı diye suçu afrika'da aramayın. forza afrika!

    not: efsane dediğiniz 94 amerika var ya hah orda futbola soccer diyorlar lan.
  • mukayese edilmesi bile yanlış olan organizasyonlardır. dünya kupası barıştır, kardeşliktir, farklı kıtadaki değişik ırkların centilmence mücadele etmesidir. maçların bazıları ne kadar zevksiz geçerse geçsin dünya kupaları kesinlikle çok daha özeldir. düşünsenize bir afrika takımı ile kuzey avrupa takımı maç yapabilmektedir ya da çekik gözlü kardeşlerimiz ile güney amerikalı futbol cambazları aynı sahada yer alabilmektedir. o yüzdendir ki kısmen daha güçsüz görünen ülkeler daha fazla mücadele edip supriz sonuçlar almaktadırlar. her ülke kendini olabildiğince en iyi şekilde temsil etmek ister.

    dünya kupalarına futbol kalitesi olarak değil de olimpiyat ruhu ile bakılmalıdır.
  • oynadığı takımlarda şampiyonlar ligi'ni 3 kez kazanmış ve bu üç şampiyonlukta da oynadığı takımın en iyi oyuncularından olan samuel eto'o'nun, dünya kupası'nda formasını giydiği takım kupadan resmi olarak elenen ilk takım oldu.

    bu sonuçtan da bir karşılaştırma yapılabilir iki organizasyon arasında.