şükela:  tümü | bugün
  • insan haywanatının da yediği bir bitkidir fiğ tarihinde.
  • baklagillerden bir besin türü
  • hayvan yemi olarak yeti$tirilen bir bitkidir.fiğ otsu bir bitkidir.çoklukla tırmanıcı bir gövdesi,salkımı andıran yaprakları vardır.
  • baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (vicia sativa).
  • güvercinlerin çok sevdiği yem türü. yuvarlaktır. bir güvercin tok olsa bile bu yemi gördümü yemeden duramaz.
  • "ben fiğ gördüm." cümle içinde böyle kullanılıyor fiğ.

    çok eskiden lüleburgaz tatarköy merasında süt çiftliği işleten bir arkadaşımla yürüyüşe çıkmıştım. ben, o ve elizabeth taylor saatlerce yürümüştük. arkadaşım inek yemi olarak kullanılan bütün bitkilere hakim olduğu için bulabildiklerimizin hepsini bana tanıtmıştı. yonca, yabani yonca, fiğ, yabani buğday, yabani arpa ve adlarını hatırlayamadığım için şimdi hepsinden özür dilediğim diğer otlar...

    ben fiğ gördüm.

    fiğ taze fasulyeye benziyor esasında. dış görünüşü taze fasulye gibi, içini açınca işte o zaman hem fasulye tanesine hem de baklaya benzeyen içi meydana çıkıyor. yedim pek bir lezzet alamadım, ot gibiydi. acıdım o an ineklere; esasında dayasan meyveyi sebzeyi, avakadoyu falan nasıl yiyecek belli değil. ama ot ucuz işte ne yapalım.

    ayrıca tavşan da gördük fiğle beraber, elizabeth bayağı bir koştu peşinden ama sıcakta yoruldu tabi hemen, birkaç kere o tarafa doğru havlayıp geri geldi bıkkın bir halde.
  • bir yonca değildir.
  • scrabble oynayanlar için değeri çok yüksek olan kelimedir. tdk güncel sözlük kendisini tanıdığından genelde kabul edilir. ayrıca (bkz: jig)
  • ingilizcesi vetch olan fiğ (vicia sativa ), baklagiller (fabaceae) familyasından ve fiğ, tüylü fiğ, koca fiğ ve macar fiği gibi 150 kadar türü bulunan, vicin, vicianin denilen glikozid taşıyan, bu glikozid enzimle birleştiğinde siyanik asit oluşturan bitki. dane yemleri içerisinde önemli bir yere sahip olan tek yıllık bir serin mevsim yem bitkisidir. meyvesi tipik bir fasulyedir; 3-5 cm uzunluğunda olup, ortalama 5-6 dane bulunur. yunancası, ermenicesi de benzer seste (fiğ >> vik). sözcüğün türkçe olmadığı, yerli ve toprak kültürüne ait olduğu belli.

    besi hayvancılığı yapan yurdum insanının tanıyıp bilmesi, dışa bağımlılığı en aza indirmek için fiğ yetiştirmeye yönelmesi iyi olur. ayrıca toprağı azotca zenginleştirdiği için, kendisinden sonra ekilen ürünün verimini arttırır. yeşil gübre olarak organik maddece fakir toprakların iyileştirilmesinde kullanılır. soğuğa ve kurağa dayanıklı olduğundan, özellikle kıraç ve yüksek kesimlerdeki bölgelerimizde üzerinde önemle durulmalıdır. orta-ağır ve ağır kireççe zengin toprakları sever, nemli topraklarda da yetişmektedir.

    ekim başından kasım sonuna kadar fiğ ekilebilir. ekim serpme veya kombine hububat mibzeriyle yapılabilir. ekimden sonra merdane çekmek gerekir. böylece hem tohumun çimlenmesi çabuklaşmış, hem de kış zararı nispeten önlenmiş olur. arpa, buğday, yulaf gibi tahıllar ile karışık ekilebilir. dik gelişen hububat yatan fiğe destek olur ve böylece nemli bölgelerde ot üretiminde alt yaprakların sararıp dökülmesi, dane üretiminde ise ürünün çürümesi önlenir. toprak aşınmasını da azaltır. yabancı bitki rekabetini en aza indirir. kendisi azotlu olduğundan azotlu gübre istemez, fosfat gübresi olabilir. ekilen macar fiği ise zarar vermeden çapalamak gereklidir. macar fiğinin en uygun biçme zamanı bakla oluşum zamanı ile tahılların sonraki sütlü başak arası dönemidir.

    (bkz: yonca)
  • musa eroğlu sayesinde anlıyoruz ki yakışır allar sana adlı sivas türküsüyle literatüre "fil" adıyla geçmiş bir ot türü.