şükela:  tümü | bugün
  • mehmet metiner'in dün akşamki katıldığı programın sonunda bir nefeste ifade ettiği olay.

    başbakan ve oğlunun boğazından bir tek haram lokma geçmedi/geçmiyecek ve montaj kasetleri 30 marttan sonra görürsünüz siz açıklamalarının üstüne mis gibi geldi açıkçası.

    programın tam videosu internete düşmedi ama cümle sanırım şöyleydi; "rte cumhurbaşkanı seçilince zaten fiili başkanlık sistemi başlayacak "

    bütün bu kayıtların, şaibelerle geçen geçen 12 yılın hesabı verilmemiş, vermeye de niyetleri yok, üstüne rejimi değiştirme planları yapıyorlar... bravo
  • planı programı hazır olan, hatta seçim sonuçlarından bile emin bir şekilde türkiye'yi bekleyen gelecektir.

    http://www.youtube.com/watch?v=xrkd0djnklm

    1.00.30 dan itibaren;

    "bu bir kara propagandadır.önümüzdeki seçimlerde akp siyaseten küçültme, başbakanı itibarsızlaştırarak siyaseten bitirme planıdır. biz bunu 28 şubat sürecinden hatırlıyoruz, muhtar bile olamaz dedikleri dönemlerden hatırlıyoruz...

    başbakanımızın bu seçimlerden güçlenerek çıkması partimizin, önümüzde c. başkanlığı seçimlerinde de güçlü bir şekilde çankaya'ya çıkması anlamına gelir. bu da türkiye'nin fiili başkanlık rejimine geçmesi anlamına gelir, engellenmek istenen şey budur...
  • dün itibarıyla olabilecek durum. su saatten sonra rte'yi anayasal sınırlarında tutacak bir güç göremiyorum. zorlu bir 4 yıl olacak, bakmayın davutoğlu'nun sevgi sözcüklerine!
  • sizin ve sevdiklerinizin hayatı birkaç kişinin ağzından çıkacak ucu açık kararlara bağlı kalırsa, bu mercileri en azından yasal sınırlamalar içerisinde tutmayı ümit edebilir misiniz?. toprağı bol olsun, charles wright mills'in the power elite'de 1950'lerde en çok sorduğu suallerden biriydi bu:

    "elitler yasalaştırdıkları rolleri belirler mi? yoksa kurumlarca sınırları çizilen roller mi elitin iktidarını belirler? (...) 18 brumaire'de napoleon'un parlamentonun peşinden gitmesine ve sonra da konsüllüğünü bir imparatorluğa dönüştürmesine kimse ne izin verdi ne de bunu talep etti. kimse adolf hitler'in başkan hindenburg'un öldüğü gün kendisini 'lider ve başbakan' ilan etmesine, başkanlık ve başbakanlık rollerini birleştirerek rolleri gasp etmesine ne izin verdi ne de bunu talep etti. kimse franklin d. roosevelt'in abd'yi ikinci dünya savaşı'na sokan kararlar dizisini uygulamasına ne izin verdi, ne de bunu talep etti. bu bir 'tarihi zorunluluk' değildi, ancak truman isimli bir adam, birkaç kişi ile beraber hiroshima'ya bir bomba atmaya karar verdiler. bu bir tarihsel zorunluluk değildi, sadece küçük bir insan topluluğunun içerisinde sunulan bir argümandı." (mills, c. wright, 2000, the power elite, oxford university press, new york, s: 24)
  • rte sayesinde öğrendiğimiz yeni yönetim sistemi.

    anayasanın, hukukun ne dediği umurumda değil, ben nasıl istiyorsam öyle yönetirim şeklinde özetlenebilecek yeni sistem.

    hayırlı uğurlu olsun efendim.
  • hükumete darbe yapıldığı anlamına gelen açıklama. çünkü "hukuk" devletinde yönetimde, hukuka aykırı "fiili" değişimler ol(a)maz. gerçi bunun dışında bir de başbakanın devrilmesi var ama neyse. şimdi boşu boşuna muhalefetten falan hapis yatmayalım.
  • bir süredir türkiye cumhuriyetinin yönetim sistemi. sadece artık resmileşti dikkat.

    13 ekim 2016 itibariyle ülkenin adalet bakanı rejim değişikliği (başkanlık sistemine geçiş) ile ilgili son günlerde yapılan tartışmalara;

    "bahçeli’nin sözlerinden sonra türk siyasetine bu konuyu ele almak ve gereğini yapmak düşüyor. chp farklı düşünüyor, öbürleri farklı düşünüyor. siz farklı düşündüğünüzde durum değişiyor mu? `fiili başkanlık durumu yok mu? istediğiniz kadar yok deyin, var.`"

    diyerek noktayı koymuştur.

    evet farklı düşünebilirsiniz, istemeyebilirsiniz ama fiili olarak bunu kabul edeceksiniz. ha ekstradan seçim mi lazım, referandum mu lazım bir kere iki kere, on kere fark etmez seçimi de yaparız öyle ya da böyle kabul edeceksiniz.

    neden? çünkü demokrasi bunu gerektirir. yaşasın demokrasi.

    (bkz: #61817609)

    çok şükür kısa geçiş dönemimiz bitiyor. fazla uzamıştı zaten.