şükela:  tümü | bugün
  • patavatsiz, yol yordam bilmeyen.
  • okumayi sokmeden yazmayi ogrenmek durumumuzdakiler mesela.
  • insanlara bakıp da bir çoğunun kendi fikri olduğunu düşündüğü şeylerin oradan buradan edinilmiş fikir parçacıkları olduğunu, düşünce kalıplarına ve başkaları tarafından varılmış yargılara bu kadar sıkı tutunup bu kadar ateşli savunduklarını gördükçe o kadar da kötü olmadığına kanaat getirdiğim durum... "her konuda bir fikrin olsun" diyen insanlar, "bilmiyorum bir fikrim yok" diyebilme yetimizin önüne geçen egolarımız sayesinde bu kadar "fikir" sahibiymiş numarası yapan şahıs türedi galiba*... (bu entry "bilmüyorum abey" diyemeyen ama bik bik öten, bi siktirip gidip çay koyması gerekirken televizyonda fikir beyan eden insanlara adanmıştır)
  • şuursuz
  • büyük anneannemin ağzından çıkabilen en büyük hakaret. düşününce gerçekten büyük küfür.
  • "çok iyi eğitim" almış insanların ortak özelliği, en sevdiğim hakaret.
  • bilgisizliğin sonucudur çoğu zaman
  • alıntılarla "kendini" ifade eden bir insan türü.

    • ünlü kişilerden alıntı yapanlar: bunlar; o kadar çok özlü söz kullanırlar ki, bir süre sonra kurdukları en sıradan cümle dahi muhattabında, "acaba bu söz kimden?" merakı uyandırır. ve genelde, alıntı yaptıkları kişinin ismini belirtmek hoşlarına gider çünkü bu, karşısındakinde, entelektüel bir iz bırakma yolundaki adımlarını güçlendirir;

    - eee... napolyon ne demiş? para para para... ve inan, ustanın (aşık veysel) dediği gibi güzelliğin on par'etmez bu bendeki aşk olmasa, sevimciğim! yıh yıh yıh (barney moloztaş)

    • anonim alıntı yapanlar: bunlar ise; bir dergide okudukları, bir arkadaşından duydukları, televizyonda, uzman bir kişinin söylediği, vs. lafları kopyalayıp yapıştırırlar. tamam, bunu hepimiz az-çok yaparız fakat bu gruba dahil olanlar; ipin ucunu kaçırıp, tırnaklarla yaşayanlar... hadi bu yolu seçtin, tamam. bari biraz ilk gruptaki adamı örnek al da, şu şekilde oluştur cümlelerini; "geçen gün televizyonda duydum...", "... haa evet, hatta bir arkadaşımın lafı vardır bu konuda..." gibi. tabii, anonimin havası yok, iyice sahipleniyor sözleri, bir süre sonra alıntı yaptığını bile hatırlamaz hale geliyor küçük sinsi.
  • "...sevimsiz ve suratsız bulurlar beni ve bunun nedenini bilmem gerektiğini söylerler. kişi hareketlerinden mesul olmalıymış. beni benden daha iyi kimsenin bilemeyeceğini ima ederler. başkalarının benimle ilgili ne düşündüğünü bilebilecek olgunluğa erişmek için uğraş vermeliymişim, tabii bunu yaparken diğer herkesten daha çok çabalamalıymışım çünkü anlamakta ve anlatmakta hep bir adım gerideymişim. bazıları bazen bir şeylerden anladığımı ekleme lütfunda bulunur ama bunu yaparken gözlerime bakmaz, başlarını sağa sola, neden bana değil de kendisine daha yakın olduğunu anlamadığım ortamdaki diğer kişiye bakarak, ondan onay alacağından emin şekilde söyler ve yine de bunun hiç kimse için yeterli olmadığını ve karşımdaki kişiyi daha çok öfkelendirmekten başka bir işe yaramadığını belirtir. neden diye sormama izin vermeden nedenini de açıklarlar: şayet birine onu anladığımı gösterirsem ve daha sonra bunun böyle olmadığı anlaşılırsa karşımdaki kişiyi anlamamamın anlaşıldığı anda bir de onu aldattığım ve yok yere daha fazla yorduğum ortaya çıkar ve bu durum da o kişiyi çileden çıkarmaya yeter. böyle işte, her gün yeni ve faydalı şeyler öğretirler bana ve ben de her gün öğrendiğim bu yeni şeyleri büyük bir uysallıkla alır ve her birini kendi ölçülerime göre aralarındaki dolaylı ve doğrudan ilişkiler ölçüsünde birbiriyle bir şekilde ilişkilendirir ve bana ait hayatın hikayesini yaşarım, yani yaşamaya çalışırım. bana bunca dersi bedavaya veren bu insanlara şükran duymam gerektiğini düşünürüm. zaman zaman da olsa aklıma gelir bu. sonra bana ait, bana has bir özellik, tenim gibi üzerime yapışmış kurtulamadığım bir alışkanlık olan hata etme kabiliyetim aklıma gelir ve bu fikrin de peşini bırakırım. ben fikirsiz biriyim."