şükela:  tümü | bugün
13 entry daha
  • fil vakası/suresi hakkında (biraz ezbere yapılan) yorumlar üzerine birkaç not:

    (1) o dönemde, ordularda fillerin bulunması görülmemiş bir hadise değil. dolayısıyla, bundan sanki çok fantastik bir öğe imiş gibi bahsetmek yanlış. örneğin, 636 yılında yaşanan kadisiye savaşı fillerin de kullanılmış olması itibariyle (de) meşhurdur. (o dönemin savaşlarında filleri kullanmanın sunduğu belli avantajlar var. yani ortada fantastik bir öğe değil, reel bir fonksiyon söz konusu.)

    aslında yukarıdaki madde tek başına yeterli, ama devam edelim:

    (2) ebrehe'nin ordusunda kaç filin bulunduğu belli değildir. "bir taneydi" diyenler olduğu gibi, bu sayıyı artıranlar da var. ancak, sayının birden fazla olduğunu dahi kabul etsek, buradan hareketle ilgili sefer esnasında fillerin su ya da yiyecek ihtiyacının karşılanamayacağı sonucuna varmamız mümkün olmaz. zira, ilgili yıllarda uzun mesafelere (filli ya da filsiz) onbinlerce kişilik ordular sevk edilebiliyordu.

    (3) san'a ile (saldırı öncesinde konaklanan) taif arası takriben 1000 kilometredir. o dönemde bir ordu bir günde takriben 40 kilometre mesafe kat eder. buradan hareketle, 25 günün üzerinde olması için ortada pek bir neden bulunmayan bir seferden söz ettiğimiz söylenebilir. böyle bir yolculuk esnasında bir ya da birden fazla filin su ihtiyacının giderilemeyeceğini düşünmek için de ortada herhangi bir neden yok. ancak daha da önemlisi, bu mesafenin çok daha uzun olması durumunda da böyle bir sonuca varmanın mümkün olmayacağı. zira, bu gibi hesaplamaları çıkış ve varış noktaları arasındaki mesafe üzerinden yapmak doğru değil.

    (4) ilgili dönemde ordu güzergahları için (şayet imkan var ise) nehir kenarları tercih edilir. ancak, güzergah üzerinde nehirler bulunsa da bulunmasa da, hangi yerlerde konaklanacağı ve azalan erzakların nerelerde ikmal edileceği baştan bellidir. ilgili döneme dair sadece bir iki ciddi eser okuyanlar dahi bunu bilirler. örneğin, "a şehri ile b şehri arasındaki yolculukta, x şehri üçüncü duraktır" türünden sıklıkla rastlanan cümleler, bu oturmuş sistem üzerinden ifade bulur.

    (5) fil suresi bir yana, "bakın kutsal kitap'ta ben de bir hata buldum; böyle şeylere inanılır mı? aha ha ha" gibi sözler sarf etmek maalesef genel anlamda epey yaygın. bu yönde tavırlar sergileyen kişiler, aslında sadece konu hakkındaki cehaletlerini ortaya koyuyor ve sadece kendileri gibi kimselerden takdir görüyorlar. her metnin olduğu gibi kutsal metinlerin de analizleri, sorgulamaları ya da eleştirileri elbette yapılabilir, yapılıyor. ancak metin kritiğinin farklı yöntemleri var ve bu yöntemlerin (neredeyse istisnasız olarak) hepsi için, ilgili metnin yazıldığı döneme dair ciddi bir birikime sahip olmak bir ön gereklilik durumunda.

    bu konuda ayrıca (bkz: kuran /@derinsular)

    fil vakası hakkında ayrıca bkz.: http://derinsular.com/kubbetus-sahra/

    tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
10 entry daha