şükela:  tümü | bugün
  • sabancı üniversitesi'nde verdiği major works of classical music dersinde hiç unutmayacağı anılar edindiğine inandığım insan. dersin ilk saatinde neler işleneceğini, dersin işlenişinin nasıl olduğunu anlattığı sırada, mesela bir öğrenci hayal kırıklığına uğramış bi şekilde şöyle bir soru yöneltmiştir: "peki hocam bu derste apocalyptica'dan bahsetmeyecek miyiz? onlar da çok güzel çello çalıyor. bence kapsamlı bi ders olması için apocalyptica'dan da örnekler dinlemeliyiz."

    yine başka bir derste, 100 mark'ın üzerinde clara schumann'ın resminin olduğunu, almanların sanatçılara ne kadar önem verdiğini buradan rahatlıkla anlayabileceğimizi söyler filiz ali. fakat o anda burnundan milliyetçilik fışkıran bir öğrenci konuya açıklık getirir: "hocam almanların bizim gibi paralarına basabilecekleri büyük devlet adamları yok. (!?) bu sebepten clara'yı paraya basmak zorunda kalmışlardır. bunu onların ezikliği olarak değerlendirmeliyiz bence."

    bu ikisi dersi almamın üstünden bir sene geçtiği için aklıma gelen bir kaç tanesi. hemen hemen her dersinden dumur olarak çıktığım bir hocaydı filiz ali. o ne düşünüyordur sabancı üniversitesi öğrencilerinin vizyonu hakkında, hala merak ettiğim konulardan biridir.
  • "kızı filiz yavru daha" dizesinin öznesi.
  • sadece sabancı üniversitesi'ndeki tek dersini almış olmama rağmen her karşılaşmamızda selamını esirgemeyen, içten ve hayranlık uyandıran hoca.
  • karsisina gecip sabaha kadar hasbihal edilip, beraber aglamak istedigim kadin. tv eger kitle iletisim araclarinin en yaygini ve en guclusuyse, onu en iyi kullanan, az soz soyleyip cok sey anlatan, susarak haykiran kadin. babasi yukardan onu izleyip gurur duyuyordur, eminim.
  • biraz daha net konuşsa keşke. net bilgiye ihtiyaç duyuyor çünkü bu toplum. entelektüel birikim sahibi her insan gibi pragmatizmi dorukta yaşıyor. her sorulanı tüm satır aralarıyla açıklasa; düşünmekten nefret eden türk insanının, geçmişin vahşetinden utanmasını sağlar.
  • hayranlıkla dersini dinlediğim, son derece akıcı bir ingilizceye ve şahane bir türkçeye sahip müzikoloji profesörü. derse geç kalana itinayla laf sokar, amfinin sadece sağ tarafına oturtur, gerilerde kimsenin oturmasını istemez.

    discussionlarda asistanıyla birlikte hiç durmadan zekice espriler yapar. dönemin başındaki 3 ders tekrar tekrar herkese ne okuduğunu ve neden bu dersi aldığını sordu. her defasında ayrı bir espri yaptı. mechatronics bölümünde okuyorum diyen gence, "o ne öyle asterix gibi, ne öğretirler ki size orda?" diyip herkesi güldüren, bir bölüm öğrencinin hiç ısınamadığı, geri kalanının ise hayranı olduğu mükemmel hoca, mükemmel insan.
  • sabahattin ali'nin bati muzigi elestirmeni kizi
    (bkz: sabahattin ali)
  • babasi ile ilgili anilarini "filiz hic uzulmesin" adiyla yayimlamis ak sacli guzel insan (bkz: sabahattin ali) (bkz: sel yayincilik)
  • derslerine girmeden önce stresten tırnaklarımı yediğim hazırcevap* ve herşeyi bilen* insan.
  • baba-kız ilişkisinin ve bu ilişkinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin ne kadar mühim olduğunu bir kez daha öğrenmemize vesile olan bilge