şükela:  tümü | bugün
  • film bitmeden sinemadan çıkmaya çalışmaktır bu. ki geçenlerde yapmaya çalıştım bunu. görevli eleman belirtti. abi çok erken davrandın daha fragmanlar bitmedi, bak diğer arkadaşlarda yarısında çıkacaklar dedi. ben yine de çıktım. ekşi yazarı olduğumu anladı salondaki götverenler.
  • bir sinema biletine yaklaşık 20 lira verdikten sonra tamamını bitirmeden çıkan, çoğunluğunu ekşisözlük yazarlarının oluşturduğu, insan topluluğunun sinemaya gittiği zaman yaptığı hareket.

    tutup araştırma yapmadım kim nereye ne yazmış diye ama; büyük bir yazar çoğunluğu bir filmi eleştirirken niye kötü olduğunu belirtmek için bu hareketi yaptığını iddia ederken, yine hemen hemen aynı oranda bir çoğunluk da bir tabak makarnaya 20 tl. verilmesini fütursuzca eleştirir. bu yazarlar enteresan insanlar.
  • genelde filmlerde görürüz bu olayı.

    sinemada film seyrederken ortaya çıkan sikindirik bir sebeple karakterler bok var gibi salonu terk ederler.

    ulan götverenler kendi yaptığınız filmden yola çıkarak bile saygınız icabı bari sonuna kadar seyredin de millet adab erkan öğrensin. puştluğun alemi yok.
  • aslında filmin berbatlığını belirtmek için kullanılan güzel bir deyim olsa da, tüm ekşi sözlükçe piç ettiğimiz pegasustaki su, efendime söyleyeyim hilal cebeci memesi, adonis kası, ugg, alttan çıtçıtlı body gibi bu da mundar olmuş gitmiştir.

    benim burda karşılaştığım türevleri:

    film o kadar kötüydü ki (ana kalıp, şimdi auxiliary verbs)

    + filmin başındaki fragmanlarda çıktım
    + filmin yapımcısını gördüm çıktım
    + filmdeki ilk diyalogta çıktım
    + filmden çıkmak istedim ama sinemanın çıkış kapısı sıkıştı
    + filmden çıkmak istedim ama koltuğa yapışmışım
    + filmden çıktım geri döndüm bir daha girdim bir daha çıktım
    + fimin yarısında çıktım sonra hırsımı alamayıp bir daha bilet alıp gene yarısında çıktım

    vs. vs.
  • saçma sapan bir filmi izleyerek kıymetli zamanını harcamak istemeyen bir insanın gerçekleştirdiği olay.
  • 5 ay sinema gişesinde çalışmış bir adam olarak,gözlemlediğim kadarıyla sebeblerinden biri şudur : erken boşalmak
  • hayatımda ilk defa içim kan ağlayarak geçen hafta yaptığım eylem. ben sizin mucks mucks şlap şulap seslerinizi seveyim ey gençler!

    tek başına sinemaya gitmek her zaman yaptığım, çok da keyif aldığım bir şeydir. alırım kahvemi, kurabiyemi yanıma, kurulurum koltuğuma, hatta tenha seansları tercih ettiğimden yayılırım yan koltuğa da ve huşu içinde filmimi izlerim. yine boş olacağını düşündüğüm bir saat aralığında, büyük bir hevesle aldım biletimi. hem de aylardır sinemaya gitmediğimi fark ederek. bundan önce, en son sanırım american sniper'a gitmiştim, aman allah'ım ne kötü filmdi o, yediğim mercimekli börek bile mutlu etmeye yetmemişti beni. bu arada komşu fırın'ın mercimekli böreğini denemediyseniz mutlaka denemelisiniz.

    neyse, aldım nevalemi girdim salona. bomboş! ne kadar mutlu oldum, ne kadar keyiflendim. tek başına sinemaya gitmek değil, koca salonda tek başına film izleme keyfi yaşayacaktım. çünkü film başlamak üzereydi ve benden başka kimse yoktu. sevinç içinde en arkadaki ve ortadaki koltuğuma yerleştim, derken bir çift gelmeye başladı bana doğru. neyse ki onlar sıranın en sonuna kuruldular. derken bir çift daha geldi, onlar da en ön sıraya geçtiler. neyse bu da iyi dedim. kocaman salon... derken bir çift daha geldi* tam önüme oturdular. tam önüme. tam! bomboş salonda. neyse allah'tan gömüldüler koltuklarına. baston yutmuş gibi oturmadılar diye şükrettim, ne bileyim film boyunca sevişeceklerini...

    gittiğim film, hakkında buralarda yorum kasacağım inherent vice filmiydi. ve o film 148 dakika arkadaşlar. ben ki, şu an adını hatırlayamadığım bir japon filminden -izlediğim onca işkence sahnesine rağmen- paraya yazık olmasın diye çıkmamış insanım. 148 dakikalık bir filmden nasıl çıkardım?

    kendimi filme vermeye çalıştım ama olmadı önümde resmen başka bir film oynuyordu. uyaramadım da arkadaşları, e gençler, öpüşsünler, modundayım. ama bütün seyif keyfim ve param da çöpe gitti, sinirden artık gözüm seyirmeye başladı. film zaten tuhaf, diyaloglar falan enteresan, iyice takip etmek gerekiyor, paldır kültür aksiyon filmi değil, hani sevişmeli bir film de değil, niye bu filmi seçmişler diyorum, sonra dank ediyor vizyondaki en uzun film olduğu...

    karmaşık duygular silsilesi içinde, ben neyi izledim bilmeyerek, mercimekli böreğimden son lokmamı alarak, hayatta her şeyin bir ilki varmış diyerek ve gençlere aktif bir seks yaşamı dileyerek, film ara verince salonu terkettim.
    burnumu çekerek, 15,5 tl verdiğim biletimi yırtıp çöpe attım.
  • bir ekşi sözlük klasiğidir.
  • 1985'de var olan ekşicileri görmemizi sağlamıştır.

    [https://youtu.be/qkvizc1ch-e?t=2271 https://youtu.be/qkvizc1ch-e?t=2271]