şükela:  tümü | bugün
  • aslında türk filmlerindeki olacaktı ama karakter sınırı falan.

    ulan ben bu herifleri hiç anlamıyorum. sonuçta sen dram gibi bir şey yazıyorsun, en önemli unsurlardan biri gerçekçilik. bir tane adam var filmin başında işte bu herif kadıköy'de(genelde yeldeğirmeni civarında) yaşıyor. en başta sevgilisiyle keyifli keyifli dolaşıyor, ilk 10 dakika böyle geçiyor.

    sonra kız bu herifi terk ediyor ki ben de ederdim, tırt bi adam sonuçta. genelde hiçbir bok üretmeyip kendisine sanatçı diyen tiplerden oluyor. hah işte o an kayış kopuyor adamda, önce kendisini eve kapatıyor bir süre. kimseyle görüşmüyor, geçici iş gözüyle baktığı yerden de ayrılıyor.

    sonra aniden dağa bayıra gitme isteği geliyor herife. lan oğlum senin oturduğun evin kirası en az 1500 lira, hatta o bile az ama eski kiracı olduğunu varsaydığım için bu rakamı verdim. çünkü senin gibi bir dallama aynı evde 38 yıl oturur, ölüsünü de 8 gün sonra komşular bulur. hah işte, sen böyle bir kira yükü altındasın, üstelik filmin ilk sahnelerinde kız arkadaşını sürekli ucuz çaycılara götürdüğünü de biliyoruz yani paran yok, nasıl oluyor da işi bırakıp dağ bayır dolaşıyorsun?

    ev sahibin hiç aramıyor mu lan seni? bak tamam hadi çıkıp gittin, en azından ev sahibin arasın. "ula hayırsız nerdesin be puşt, 3 ay oldu kirayı ödemedin sıçarım senin çarkına" desin. yok, bunlar olmuyor hiç. anca dağda bayırda dolaşırken güzel kızla karşılaşıp sevgili ol sen.

    ondan sonra türk sineması neden gelişmiyor, e gelişmez tabii. böyle saçmalık mı olur lan akşam akşam cinleri tepeme çıkarttınız ya gidiyorum ben.