şükela:  tümü | bugün
  • dilbilimci. (bkz: filoloji)
  • diplomalarda yazıldığı üzere, dil ve edebiyat anabilim dallarında gerekli çalışmaları başarı ile tamamlayarak almaya hak kazanılan ünvan
  • filoloji bildigimiz uzere, eski yazi ve nesnelere karsi duyulan asiri ilgi....!efendim filologlar ise ,gayet garip adamlar;kitaplari ,papirusleri,yazitlari ve bu tur diger seyleri,sadece eski olma nedeniyle bile,herseyin ustunde tutup kutsal sayarlar.saniyorum ki,bunlar saglam degilde bircok eksikle bozulmus olarak bulununca daha da mutlu olurlar.cunku;yazilari duzeltmek ,metni yeniden kurmak filolog un en sevdigi seydir..efendim ;eski bir yazi bulunsunda nerede bulunursa bulunsun.kagit,parsomen,papirus,tas mas hic farketmez.kendi zamanlarini sevmez bu adamlar.her seferinde homeros un bir dizesindeki gibi ;'' ne oldu bu insanlara boyle' ' diye homurdanirlar....*
  • platon 'a göre; 'insana bilgi kazandıracak ve düşüncelerini olgunlaştıracak nitelikte her çeşit konuşma ve tartışmayı merakla izleyen, yani genel bilgisi olan, öğrenmeye hevesli kişidir'.
    aristoteles'te ve isokrates'te ise kelimenin kapsamının daraldığını görüyoruz: bütün aydınlara verilen bir ünvan olmaktan çıkarak yalnız edebiyat ve dil alanında uzman ve söz söylemeye yetkili kimseye filolog denir olmuştur.

    kaynak:süheyla bayrav, filolojinin oluşumu, istanbul, 1975, s. 1.

    (bkz: klasik edebiyat/@jimi the kewl)
  • ne yazık ki sadece diplomamda yazan, çalıştığım kurumun umrunda olmayan ünvan...

    (bkz: filoloji mezunu olup öğretmenlik yapmak)
  • mezun olduğu bölüm hasebiyle bilim adamıdır ama ortamlarda mesleği sorulduğunda bilim adamıyım demeye dili varmaz, boğazında birşeyler düğümlenir. organize işler filminde dile getirildiği gibi aslında "dilolog" olsa daha bi bizden olabilecek, ne biliyim daha bi benimseyeceğimiz meslektir.
  • "bir filolog gevrek ensesiyle yüz metreden tanınır. kaynağın geliş yönüne, geçmişe, eskinin ve eski yazarların eserlerine döne döne boynu şekil değiştirmiştir." (m. detienne- hakikatin efendileri)
  • dünya genelinde genel kültürü yüksek, antik semboller ve eski metinlerle duygusal bir bağı olan, tarih araştırmalarında büyük rol oynayan aslen dil aşığı edebiyat tutkunu olan sanatkar kişilerdir ancak ülkemizde öğretmenlik tutturamayan hele mezun olalım önümüz açık düşünceleriyle okuyup sonra formasyon peşinde koşan onu da beceremezse yasadışı çeviri ve kaçak turist rehberliği peşinde koşan insandır
  • tarihte ilk olarak, platon'un eserlerinin birinde, az konuşan spartalılar ve giritlilere karşılık konuşmayı çok seven atinalıları nitelemek için kullanılmış kelime.
    platon'un öğrencisi olan aristoteles de dil felsefesiyle yakından ilgilenmiş bir filozof olarak aynı zamanda tarihin ilk filologlarından biri olarak da kabul ediliyor.
    kelimeleri ilk başta üç gruba ayıran ve artikel belasını başımıza ilk saran da yine aristoteles.