şükela:  tümü | bugün
  • ben de kahve cekirdegini dislerimin arasinda kiriyorum. agza bir miktar sicak su ve sut ekledikten sonra cekirdek parcalari girtlaga dogru cokerken aromasi burnumdan geliyor. su damacasinin cikardigi gulug sesine benzer bir sesle yavas yavas kahvemi icerken filtreden kurtulmus olmanin rahatsizligi tartisilmaz. ola ki filtreyi ozlersem kahveyi, suyu ve sutu maskenin uzerinden dokmeyi deneyecegim.
  • ya niye böyle gereksiz şeylerle uğraşıyorsunuz dediğim eylem. kahveyi bardağa koyup karıştır, bekle falan.

    kahve çekirdeklerini orta kavrulmuş alıp direk götünüze sokun, olsun bitsin.
  • bu metod kullanılabilir tercihe göre hatta daha temiz bir fincan için bu yöntemi tavsiye ederim. yine de şu bilgiyi aktarmakta fayda var: elde ettiğiniz fincan profili filtre kahve makinesiyle elde edeceğinizden farklı olacaktır. ekipmansız gerçekleştirilen demleme (kahve ve suyu bir arada bekleterek) "immersion" dediğimiz tekniğe denk geliyor. french press'le yapılan da bu aslında. kahve partiküllerini aşağı doğru ittirmek aslında demleme sürecine çok etki eden bir şey değil, orada amaç fincanı olabildiğince temiz çıkarmaya çalışmak ama kağıt filtre kullanmadan yapılan demlemelerin tamamen partiküllerden arındırılması yine de mümkün değil.

    her neyse bu immersion denilen yöntemde kahve ve su belli bir süre beraber vakit geçiriyorlar. bunun sonucu olarak da daha fazla yağ çözüyoruz kahveden ve fincanımız ideal dünyada daha tatlı ve gövdeli oluyor fakat asitlerin sunduğu kompleks tatlardan taviz vermiş oluyoruz.

    bir de perculation var. burada su kahve yatağına düşüyor, kahveyi çözüyor ve içeceğimiz karafa akıyor (server). standart filtre kahve makineleri ve pour-over ekipmanlar bu yöntemi kullanıyor. yine ideal dünyada fincan sonucu biraz daha asidik ve zarif olmalı french press mantığına göre. ama konu kahve olunca sonucu etkileyen sayısız parametreyi göz ardı edemeyiz.
  • içildikten sonra kupa ters çevirilirse fal bakmaya da olanak sağlar.
  • bence en iyisi direkt yiyin çekirdeği leblebi gibi
  • çayı kıtlama kahveyi fitleme severim.

    (bkz: kıtlama çay)
    (bkz: fitleme kahve)

    yalnız siyah sıçarsınız bilginiz olsun.
  • direkt icine atmak yerine ince telli cay suzgeci cok daha elit bir sonuc veriyor.

    işin püf noktasını da belirteyim. kahveniz ne olursa olsun, hangi marka hangi cesit oldugunun onemi yok. eger ince çektirmezseniz aradıgınız aromayı bulamıyorsunuz. kahve ne kadar kücük cekilirse o kadar koyu ve yogun oluyor. kahveyi çektirme noktasında bazı planlar yaparak super sonuclar elde edebilirsiniz kahveleri karıstırarak. bu arada blenderda 3-4 dakika cekerek türk kahvesine yakın bir sonuc alabiliyorsunuz. homojen olmuyor diyorlar ama atomlarına kadar da girmeyiverin çok farkedilmez.

    (bkz: elitizm)
  • biri de demis ki orta kavrulmus kahveyi götünüze sokun.

    kardeşim siz hic mi üşenmiyorsunuz ya??! 1

    kahve cekirdegini götünüze sokun, sıcak tavanın üstüne oturun amk bu kadar basit.

    (bkz: çok üşeniyorum partisi)

hesabın var mı? giriş yap