şükela:  tümü | bugün
  • bu seri de benim için bir scream gibidir. yani gençliğimizin filmleri. bana o kadar sıcak gelir ki seyrederken gülmekten gerilmeye zaman bulamam. 10 kere de çevirseler -aşırı saçma da olsa- sırf o ölümleri bu sefer nasıl yapacaklar diye yine severek, eğlenerek seyrederim . 3 boyut olayı sevgililer günü katliamı ve avatar filmlerindeki kadar zevk vericiydi. 3. boyuta doydum. (historia cinebonus'ta seyrettim).

    devamını seyretmeyenler okumasın.

    --- spoiler ---

    2. 3. ve 4. filmlerde hep 180 numaralı uçuştan ve oradakilerin maceralarından bahsederler hafızalarımızı yoklarlardı. film boyunca 180 numaralı uçuşun adı hiç geçmedi. bir de o mezarcı kılıklı morg görevlisi mi ne 4. filmde öldü diye biliyordum. (yanlış da olabilir).

    biraz kıllandım ama pek ihtimal vermemiştim bu (prequel) sona. hatta içimden de "bu nasıl gençlik filmi arkadaş! bunlar hangi evrende yaşıyor? iki saattir seyrediyoruz hala ne bir iphone, ne bir ipod, ne bir facebook ne de bir twitter göremedik" diye de geçirmiştim.

    meğer sürprizi sondaymış. böyle güzel olmuş bu son. hatta bitişten sonra önceki filmlerden sahneler göstermeleri de süper.

    filmin konusuna ve ölümlere gelirsek eğer; rüya sahnesindeki ölümlerin her zamanki gibi tadına doyulmaz. hastası oldum. geminin direğinin ve demir çubukların bana da girdiğini hissettim. tam 3 boyuta göre sahneler hazırlamış keratalar.

    yalnız sonraki ölümler her zamanki gibi aşırı zorlama olmuş. ama böyle ısrarla beklete beklete, dinlendire dinlendire öldürmeleri seyir zevkini doruğa çıkarıyor. şölen havasında geçiyor. bu konudan şikayetçi değilim.

    o sporcu kızın ölümü çok saçma. bir sporcunun en büyük özelliği zaten düşmeyi bilmektir. futbolcular bile ayakları takıldığında öyle estetik düşerler ki hiç bir şey olmaz adamlara. benim ayağım bir yere takılsa ve düşsem ağız, burun kesin dağılır. neyse konuya dönelim. sporcu kızımız da ne olursa olsun kedi gibi dört ayak üzerine düşerdi ve bunu gözü kapalı yapardı. gözüne iki toz kaçtı diye belini kırdırır mı yahu! hem normal bir insan da o şekilde düşse beli öyle kırılmaz gibime geliyor.

    muayenehanedeki kızın ölümü de çok zorlama. bu doktorlar mal mı arkadaş odayı terk ederek hastayı yalnız bırakıp gidiyorlar. daha önceki filmde de dişçi çocuğu yalnız bırakıp gitmişti. ben de lazerle gözlerimi çizdirdim ama o esnada odada en az 3-4 kişi vardı. bunlarda doktor tek tabanca her şeyi yapıyor helal olsun. o kadar sessiz bir muayenehanede kız 50 kere bağırdı sesi duyulmadı bile. ama elemanlar gelince ve iş işten geçtikten sonra duyuldu sesi bir anda. üstelik yerdeki "oyuncak ayı gözü"ne bastı diye bir insan bu kadar denge kaybeder mi? hadi kaybetti diyelim o cama çarptı diye cam kırılır mı? öyle zayıf cam mı olur?

    bu iki ölüm olmamış daha güzel hazırlanabilirdi. gerçi bu film için ölümleri saçma bulmak da aslında çok saçma bir eylem oldu kabul ediyorum.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    son durak-5'in vizyona girmesinin ardından, ilk filmin adı "sondan 5. durak" olarak değiştirildi...

    --- spoiler ---

    alıntı: zaytung son dakika haberleri
  • hollywood'da senaryo kıtlığı yaşanırken 6.sı da gecikmez diye düşündürten filmdir. filmin giderini yapan, 3d olması. eh köprü sahnesi filan tamam da, o jimnastikçi kız uğraşsa öyle öldüremezdi kendini. genel olarak bakıldığında katilin, yerçekimi olduğunu söyleyebiliriz. dikkat edin bütün ölüm sahnelerinde öldüren kuvvet yerçekiminden kaynaklanıyordu.

    (bkz: anne ben tespit sıçtım)
  • insanların hunharca can verdiği bir film olmuş. birisi de kafasını bir yere çarpıp ölsün ölecekse. 8'e 10'a ayırmadan öldüremiyor musunuz insanları bilmiyorum ki.
  • --- spoiler ---

    zaman olarak serinin ilk filminin de öncesinde geçen film.

    --- spoiler ---
  • son durak serisine ilgi duyanların gönül rahatlığıyla sinemada izleyebileceği film. senaryoda fazla bir değişiklik beklemeden gidilmesi, film esnasında sıkılma ihtimalini de en aza indirir. ölümlerin bir iki tanesinin fazla zorlama olması dışında pek bir olumsuz yanı yoktu. özellikle filmin başındaki klasik öngörü olayı filmin en iyi sahnesiydi sanırım. filmin sonunu da gördükten sonra filmden gayet mutlu bir şekilde çıktım ben.

    bir de;

    --- spoiler ---

    her biri ayrı bir vahşet olan ölümleri gözümü kırpmadan izleyen ben, sporcu kızın çiviye ha bastı ha basacak sahnesine bakamadım. hatta en gerildiğim sahneydi filmde.

    --- spoiler ---

    edit: eklemeden yapamayacağım. genel olarak müthiş görünen bir nicholas d'agosto vardı filmde. genel olarak müthiş, ama aşçı kıyafeti içinde daha da müthiş.
  • 3d olayı sizi vahşetin tam ortasına çekmeye yetiyor. acaip gerçekçi olmuş. özellikle inşaat demiri kamyonetin kasasından düşerken az kaldı alnıma saplanacak sandım. ama ölüm olayı çok abartılmış. sürekli kan fışkırması olayı var. biride çıkıp dememiş ki bu insanlardan bazılarıda doğalgaz zehirlenmesinden yada suda boğulma sebebiyle ölsün.
  • 3d olarak izlenecek en iyi filmlerden biri. evde izlemeye kalkmayın klişe der geçersiniz.
  • 1'den sonra en beğendiğim final destination filmidir. ölüm sahnelerinden başka bir olayı yok tabii ama bu sefer iyiydi, bu sefer olmuş.
  • --- spoiler ---

    filmin sonunda uçağa bindiklerinde ilk filmdeki alex browning ve arkadaşlarının uçaktan kovulmasını tekrar gördükten sonra beni değişik duygulara sürüklemiş, film içinde film izliyor gibi hissettirmiştir.

    --- spoiler ---