şükela:  tümü | bugün
  • müşterisi olmasanız bile size sms yollayıp duran, mail atan, zaman zaman telefonla arayan tacizci bankanın bir hizmeti. üyelik yok, başvuru yok, çekiliş yok. kıl kapılan kişinin mail adresini abidik gubidik sitelere vermek yerine telefon numarasını finansbank taciz temsilcisine verin, o gerekeni yapacaktır.
  • herhangi bi talep, istek, arzu olmadan adınıza hesap açıp, kart göndermelere kadar vardırırlar tacizlerini. ''bilgilerimi nerden buldunuz ben böyle bi talepte bulunmadım kapatın'' diye rica ederseniz ''ne zararı var ki dursun işte'' konulu cümlelerle cevap verirler.
  • "kredi kartından nakit çekmek için delirmiş olmak lazım" gibisinden bir mesaj ile mütematiyen yapılan taciz. mesajlarını bilhassa haftasonlarına denk getiren bu nuri alço kılıklı bankacılara seslenmek istiyorum; "sittin sene sizden kredi almıycam; kredi kartından nakit çekecek kadar delirmiş olsam bile"

    (bkz: bir pazarlama stratejisi olarak taciz)
  • facebook'ta açtıkları sanal portföy yarışmasına hasbel kader katılmam sonucu uğradığım vakadır.
  • iki şekilde yapılan tacizdir.birincisi mesajla ikincisi arayarak

    ulan kız arkadaşımdan çok mesaj atıyo şerrolar.bıktım artık ağız tadıyla bi mesajlaşamıyoruz.arama olayına gelince, hiç olmazsa beni arasalar.arıyolar sordukları kişi alakasız bi adam.sölüosun yannış numara bu onun numarası değil,dinleyen kim 10 gün sora aynı kişiyi bidaha arıyolar.lan insan bi not alır düzeltir.en azından ismimi sorar pişkinliğe vurup.sanki bi bok olmamış gibi periyodik olarak aramaya devam.en sonunda evet benim dicem,ne diyolarsa okey vericem o adam kimse bi tarafında patlicak.burdan uyarıyorum
  • aylar, yıllar boyu kurtulamayacağınız tacizdir. yapışkan, sümük gibi bir yaklaşımları vardır. işyerinize, ofisinize gelip zorla kredi kartı vermeye çalışırlar. ilk birkaç gelişlerinde kibarca istemediğinizi belirtirsiniz yine de gelirler. yönetime rahatsızlığınızı bildirirsiniz, bu kez binanın önüne konuşlanıp giriş-çıkışlarda taciz ederler. olmadı cep telefonu, iş telefonu, ev telefonuyla taciz ederler. cumartesi-pazar bile dinlemezler. haftasonu sabah saat 9'da arar kredi kartlarının sağladığı imkanlardan bahsederler.... öeeeeeeeeeehhhh!
    en son bu sabah yine bir telefon tacizinde şöyle bir diyalog yaşadık kendileriyle:
    finans: iyi günler efendim, viceversa ile mi görüşüyorum?
    vice: evet buyrun
    finans: ben finansbanktan arıyorum, yeni kredi kartımız .... bıdı bıdı bıdı ..... ve ayrıca görüşmelerimizin, güvenliğiniz açısından keydedildiğini de belirtmek isterim. efendim biz....
    vice: (zıvanadan çıkmış bir ses tonuyla) ya bi durun, bi dinleyin ya! üç yıldır arıyorsunuz beni ve bütün aramalar kaydediliyorsa hiç mi dinlemediniz siz bu kayıtları? milyon defa söyledim istemiyorum diye! madem dinlemiyosunuz niye kaydediyosunuz kardeşim?!
    finans: oldu efendim, iyi günler.
  • telefonunuzu arar açmazsınız reddedersiniz, bir ssat sonra yine arar açmazsınız sonunda dalgınlıkla açtığınızda fianansbank'tan arıyoruz lütfen bekleyin vs diyen bir mesaj duyarsınız. o anda karşınızda küfür edecek insan olmadığı içinde edemezsiniz. ama aynı bankanın çalışanları kendi şubelerine gittiğinizdede yüzünüze bakmazlar burnunuzdan getiririler. ekndi ihmalleri ve tembelikleri yüzünden bütün gün koşturursunuz bir özür bile dilemezler.
  • bir kiz hayir diyorsa aslinda evettir kafa yapısıyla kredi kartı satmaya çalışmanın bir diğer adı.
  • "kredi kartı istemiyorum" gibi basit bir cümleyi anlamamak için direnen finansbank yetkilisinin tacizidir. istemiyorum dedikçe evet ne iş yapıyorsunuz, nerde okuyorsunuz, yıllık geliriniz nedir gibi soruları araya sıkıştırdığı yetmiyormus gibi, istemediğimi söyledim kartınızı, neden bu bilgileri istiyorsunuz diye sorunca müşteri dosyası oluşturuyoruz efendim diye cevap verirler. gerek yok dosyaya kart istemiyorum diye üstüne basa basa tekrar söylersiniz hala kartın avantajlarından bahsederler. hayır böyle ısrarla "hayır" diyen birine zorla bunları anlatınca birden "aaaa ne kadar süpermiş yollayın" diyeceğini mi zannediyorlar nedir? jedi değilsiniz ki mind trick gibi bir imkanınız da yok, o zaman bu ısrarın anlamı nedir? sanki farklı bir ülkede mi yaşıyorum kredi kartlarının hepsi aynı borç içine sokmuyor mu insanları? ha birde bu kadar tacize uğrayan insanlar alacakları varsa da almazlar kartınızı.

    finansbank için ;
    (bkz: hayır)
  • aylık sinir katsayısı çarpanı...
    asabiyeti ben mi abartıyorum acaba diye düşünürken birebir yaşanmış tecrübeleri okuyunca pek bi rahatladım. hayır benim bu finansbank şeysiye hesap olsun, kart olsun, bankacılık namına herhangi bir işlem olsun, işim olmuş değil şu zamana kadar (bundan sonra da olmayacağı kesin). yıllardır böle ayda bir, olmadı en fazla iki ayda bir, kibarlık kumkuması bi tip arar, es vermeden bankasının ne şahane bir alışveriş müptelası dostu, ne harika bir kredi dağıtıcısı olduğunu vikvikvik anlatır durur. meşgulum dersin, kapatır, beş dakika geçmeden başka biri arar, telefonu açmazsın, o telefon bütün gün 4440900 yaza yaza vızıldar durur, telefonu açar kibarlıkla aranmak istenmediğini söylersin, bu sefer yarım saat nedenini sorgularlar, "hazır konuşmalarım kaydediliyor kayıt altındayken açık ve net ifade ediyorum kardeşim, şu an, şu saniye veri tabanınızdan çıkarın beni, çıkardın mı, bak kayıt altındasın" diye tehdit edersin, yok, iki ay geçmeden yine ararlar. 15 dakka önce yine aradı bi tip, telefon çalarken inanamadım, açtım, adamı konuşturmadan aynı şeyleri yineledim. adam dinledi, dinledi ve bana arabanız var mı diye sordu. sustum, arabayla ilgili ne olduğunu dinlemediğim bişeyler anlattı, sustum, kaç çeşit kredi kartı kullanıyosunuza geçti. sanırım o anda bi sinir krizi geçirdim, kardeşim beni tokatlayarak telefonu elimden almaya çalışıyodu. şu an papatya çayı içip derin nefesler alarak rahatlamaya çalışıyorum. allah kimseyi finansbank veri bankasının eline düşürmesin a dostlar, finansbank dünyasından gerçekten çıkış yok...