şükela:  tümü | bugün
  • küçüklüğümde yaz tatillerini zehir eden aktivite, nefret sebebi. ayrıca temmuz ayında yapılan fındık meyvelerini ağaçlarından toplama olayına verilen ad.
  • ozellikle doğu karadeniz'de findik dallarinin turkudeki gibi yine ye$illenmesiyle ba$layan sure¢ sonrasi yapilan eylem.**
  • ağaçtan olduğu gibi yerden toplanarak da yapılan ve aşırı derecede yorgunluğa sebep olan eylem. uzun boyluysanız ve fındık yerden toplanıyorsa 5. dakikada beliniz ağrımaya başlar bundan sonra şekilden şekile girersiniz ama bir türlü rahat edemezsiniz ve tüm günü bel ağrısıyla geçirirsiniz. ama asıl darbeyi eve döndüğünüzde yersiniz, yorgunluktan her yeriniz ağrır, vücudunuzun hiç bir yerini oynatamazsınız. bir kanapeye uzanırsınız yarın da aynı eziyetleri çekeceğinizi düşünürken uyuyakalırsınız.
  • bazen aylar suren aktivite.fındıga cıkmak da derler.bizim laz iki ikiz kardes vardı.adamlar asker trasıyla fındıga giderlerdi.donuste bize gostermek icin sacları kestirmeden gelirlerdi.
    elemanların yeni hali bi nevi kaptan magara adamı gib olurdu.
  • sabahin ilk isiklari, fotonlarini yollara sermeye baslar baslamaz, gozler "o anla anlasma yapmiscasina" aniden acilir. acilan gozleri tasiyan yuz, suyla ovusturulur ovusturulmaz, o gun icin hazirlanmis kiyafetler giyilir. kisa suren bir kahvalti sonrasinda da findik toplanilacak alana gidilir. yagmur yagmiyorsa, sanslisinizdir. yagdiysa; islak dallari cekip findiklari toplamak zor olacagindan, findik toplama isine ara verilir. bazi azimliler de cikmaz degil. onlarin karsisindaki bizlere de dusen onlerinde egilip, saygilarimizi sunmaktir.

    fosa findigi toplanma vakti geldigini kendini yollara sererek gosterir. findik ocaginin yamaci ganzilisibekler havadadir. birkac silkelemeden sonra kalanlari da duser. size egilip onlari toplamak kalir. biraz daha erkenden basladiniz mi toplamaya ki giresun, ince findikta genellikle durum boyledir, o zaman dallari teker teker egilip, findigin daldan toplanmasi gerekir. asagiya gugarla indirilen findik dali, catal denilen cubukla tekrar yerine verilir. bu islem, butun dallar bitene kadar devam eder. dali egerken dikkat edilecek olan hususlardan biri de olabildigince dala az zarar vermektir. "bir sıkımlık canım var" durumuna neredeyse muzdarip olacak dal, dikkatli davranilmasini ister. findik agacina ocak denir. ocak ocak toplanir findiklar:

    _daha kac ocak kaldi?
    _birkac ocak daha halledelim, yemek yeriz sonrasinda.

    dallara bulasmis dikenlerden, sarmasiklardan kollar cizilir. hatta sizi gaza getirmeye calisan amcaniz:

    _bunlar antitoksin. yara bere gorecek ki vucudun, daha dayanikli olasin.

    hatta bunu der demez basina dusen gugardan sonra kuzen:

    _baba uzulme, sen antitoksinini aldin. artik sana en kalinindan kalas da dusse bir sey olmaz!

    hava kararmadan o gunku kararlastirilan alani toplayip bitirmek gerekir. bir nevi meditasyon gibidir findik toplamak. otomatige baglanmis halde findigi toplarken, hicbir sey dusunmemenin o engin kollarina kendinizi birakirsiniz. o kadar cabuk gecer ki zaman -inanin ciddiyim bu konuda- dakika ile saati yer degistirmis gibi gelir. ya da kirkyilin basi topladigim icin bana oyle geldi. bilemem tabi.

    toplanan findiklar cuvallara doldurulur. o gunun hasilati bes cuvaldir diyelim. yarin icin amac alti olur. yorgunluk vucutta ayri bir tabaka yapmis halde eve donulur. yemek, sohbetten sonra uykunun en hasi icra edilir.
  • cec, gugar*, ocak, dösürmek* gibi sözcüklerin sıkca kullanildigi eylem. temmuz ayi ortalarinda baslar, agustos ortalarinda biter. sonra ürünün satilmasi süreci baslar.
  • sıkı disiplin ve destek gerektiren bir süreçtir. şöyle ki öğlen kalkıp ben gidip biraz toplayım geleyim denemez, denmemelidir,
    günün aydınlanmasıyla birlikte başlamak, havanın hafiften kararmaya başlamasıyla birlikte bitirmek gerekir. çay molaları, öğle yemeği gibi konularda geri hizmetin kuvvetli ve dakik olması da ayrıca önemlidir. ancak bu şekilde başa çıkılır, çekilir hale gelir. bahçede yenen öğle yemeği, içilen çay da ayrı bir lezzetli olur belirtmeden geçmemek gerek.
  • bu eylemi gerçekleştirmeden fındığın neden pahalı olduğunun anlaşılması pek mümkün değildir. ayrıca midesi o tarz tatlıları kaldırmayan bir insanın yemek molasında, bir hayli fazla miktarda baklavayı kolaylıkla mideye indirebilmesini sağlayan(tabii dağ havasının etkisi inkar edilemez) sıkı bir fiziksel aktivitedir.
  • en zoru tek başına veya 2-3 kişiyle birlikte toplamaktır. kesinlikle toplama işinin uzun süreceğinden değildir bu zorluk, muhabbetin eksikliğindendir. zira fındık toplama işi, kalabalıkla birlikte yapılırken bir şeye benzer. toplayan sayısı arttıkça o zor gibi görünen iş tam bir şenlik havasında geçer.

    ayrıyeten şunu da belirteyim, dünya üzerindeki en mutlu zamanlardan bir tanesi, çocuk halinizle kalabalık bir grubun fındık topladığı bahçede arkadaşlarınızla oyun oynadığınız günlerdir.