şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce ogrenme asamasinin en cav cav li hadisesi.. hoca daha ilk derste gelir sinifa
    bakin cocuklar ben gelicem
    -how are you students dicem
    sizde
    -fine thanks and you diceksinis annastikmi
    -ne dicek missinis?
    (koro) fine thannksss and yoouuuu
    -hah tamam...

    allaim nasi bi ego nasi bi ego..huncacik cocuklara trip atmak nedir ya..
  • turk'lerden ba$ka hicbir milletin hayatlari boyunca kullanmadiklari cumlecik. yillar yili bu ve benzeri kaliplari ogrenen turk genci, sonra ingilizcenin ana dil oldugu ortamlarda sarsila sarsila kendine gelir.

    (bkz: whats up bro)
  • türk eğitim sisteminin ezberciliği nasıl temel aldığını kaıtlar nitelikte bir cümledir. okulun tipine bağlı olarak ilk veyahut orta okul yıllarında öğrenilen bu kalıp yıllarca kullanılır, her "how are you?" sorusuna koro halinde "fine thanks, and youuu?" biçiminde karşılık verilir. bunun öğretmenin asker denetir gibi sorduğu sorulara verilen cevapla da alakası yoktur, artık bir şartlı refleks oluşmuştur. nerde bu soru duyulsa anında cevabı yapıştırılır. yahu, her hatırınız sorulduğunda, "iyiyim, siz nasılsınız?" diye mi cevap veriyorsunuz, yapmayın allah aşkına. işin kötüsü de, yıllardır bu işten kimsenin gocunmuş olduğunu görmememdir, sanki bir tiyatro oyununda oynar gibi sergilerler performanslarını.
  • anaokulunda dahi ingilizce ogretilen su gunlerde, bacak kadar veletlerin agzina sakiz olmus bir kaliptir efendim bu. "hadi bi ingilizce konus da gorsun amcalar" yaklasimi* amcalardan birinin "hav ar yu" demesiyle gunluk hayata empoze edilir. cocuk butun bilmisligiyle "fayynn tenks ent yuuuu?" diyerekten gonulleri fetheder; maskotu olur ortamin.
  • sonsuz döngüye girebilir, dikkatli olmak lazım gelir.
  • bu cümlecigi 4. sinifta ezber sistemden mal gibi ögrenen ortalama bir ögrencinin, cümlenin 4 ayri kelimeden olustugunu lise 1'den önce farkedebilecegini zannetmiyorum. her ögrenciye mutlaka bu cümlecik ögretilirken maalesef vurgudan bihaber ögretilmistir yillarca. bir yabanci size havaryu deyince siz size ögretilen gibi fayntenksendyu dersiniz. sanki tesekkür ederim fayntenksendyu demekmis gibi. ayrica bir yabanciya da bu kalibin bir sey ifade etmedigini üzülerek belirtmek zorundayim. fine, thanks. how about you yahut buna benzeyen daha "insani" kaliplar neden ögretilmemistir anlamiyorum ve bu düzeni kiniyorum. neden ruh halimizi sadece "fine" ile anlatabilecegimizi ise ömrümce anlamayacagim.

    bu arada fayntenksendyu'dan hareketle, grameri hatmettirip pratik adina hicbir sey yaptirmayan, türkce konusarak ingilizce ögreten, kisa cevap verilmesi gereken yerlerde cümlenin tamamini yazdirip üstüne bunun bir gereklilik oldugunu düsündürten ve de bir kelimeyi oyun hafizasiyla ögretmeyi denemeyip 50 kere yazdiran; bu sebeple ingilizce derslerinde ögrencileri sekiz ortali kareli harita metod defterine mahkum eden yabanci dil egitim sisteminin icine tükürüyorum.
  • ingilizce'de öğrenilen 4. cümle sanırım.

    1-what is your name?
    2-my name is pick.
    3-how are you?
    4-fine thanks and you.
  • geçen gün the l word seyrediyorum, kontekst önemli değil; hanımlarımızdan biri, "kardeşim birisi sana nasılsın diye sorduğunda ne cevap verirsin?" diye soruyor. abla hakkaten fine thanks and you diyor (hep ingilizce bunlar). o an elektrikler gitmiş, ben bayılmışım. kafaya bantlanmış mikrofon, götümde takma reptil kuyruğu ile uyanmışım. olamaz.

    tanım: los angeles eşcinselleri arasında çekinmeden söylenebilen kalıp. (galiba)