şükela:  tümü | bugün
  • haber

    birgün gazetesinin bugünkü haberlerinden olan makalede bahsedilen ilginç husus.

    paraya nasıl doydularsa artık..
  • özellikle finlandiya için gerçekçi olmayan haber. zira tanıdığım onlarcasi, yabanci düşmanlığı, aşırı milliyetçilik ve sovyet düşmanlığı ekseninde şekillenen insanlardı. benden sonra bir aydinlanma yaşadıysa ülke bilemem tabi ama geçtiğiniz bu şey komünizm deseniz fersah fersah kaçarlar.
  • bu kış komünizm gelecek dedik dedik inanmadınız, bak ne oldu şimdi.

    -
    anladığım kadarıyla geçilen ideolojik bir komünizm değil, sadece parasal olarak herkesin alım gücünü eşitlemeye ve gelir dengesizliğini sabitlemeye çalışıyor gibiler
  • "isviçre’de gelecek yıl yapılacak halkoylamasında aylık ücretin ne olacağı oylanmayacak ama prensip olarak devletin herkese “yurttaşın sırf para için çalışmasını önleyecek” kadar para dağıtması öngörülüyor. bunun için isviçre’de çalışacak yaşta olan herkes için telaffuz edilen para miktarı ayda 2500 isviçre frankı dolayında. emeklilere ve çocuklara ise daha az ödeme yapılacak."

    yukarıdaki kafayla yapılan büyük karar. "sadece para için çalışmak" aslında ülkede bir çok insanın mutsuzluğunun, kalitesiz ve niteliksiz işlerin ve motivasyonsuz bezmiş işçilerin sebebi. adamlar bunu ortadan kaldırıyor bir nevi.

    millet neler yapıyor biz de hala 1300 lira asgari ücret tartışalım.
  • komünizm'in ekonomi alt başlığının başka bir alt başlığında geçen bir konuyu teorik olarak benzetip uygulayacak ülkeyi, komünizm'e geçmiş olarak "tanımlayabileceğimizi" gösteren başlık ve gazete yazısı.
  • aslında haber okunursa finlandiya'da komunizm getirir gibi gösterilen ama halihazırdaki sosyal devlet olgusundan çıkış amacı taşıyan isviçre'dekinin ise daha insancıl bir ütopyalardaki ülkelere benzer bir model olduğu söylenebilir. görünen o ki tüm ülkeler ya da insanlık şu süreçten geçiyor ya da geçecek:

    kapitalizm-> vahşi kapitalizm -> liberalizm -> sosyal liberalizm -> sosyalizm -> komunizm

    bu süreci takip edip sosyalizm'e gelen ülkeler var ama daha kominizm örneğini görmedik, ama tahminen önümüzdeki 50 yılda insanı daha önemlileştiren komunizm örnekleri de olacak. işte modern insanın kültürel olarak evrim geçirmesi de bu yolla olacak galiba.
  • birgün gazetesi'nin, 21.yy'da gördüğü 20. yy rüyasıdır.

    bu saatten sonra, ortadaki örnekler de aşikarken, avrupa'da kim, neden hayatını komünizm bataklığında geçirmeye niyetlensin.
  • bildiğimiz neoliberal reformları ve sosyal devletin aşındırılması adımlarını takip eden zaten biliyor da olanların birgün gazetesinde böyle bir başlıkla takdim edilmesinin kerametini anlayan beri gelsin.
  • bu ülkeler şeriata da geçse yine türkiye'yi iki yüz elliye katlarlar yaşanılırlık ve rafah seviyesinde. önemli olan yönetim biçimi değil, insanların zihniyetidir. bizim zihniyetimiz bozuk.
  • kusura bakmasın ama birgün bir şeyleri yanlış anlamış. bir kaç yıldır almanya'da da tartışılan ''bedingungsloses grundeinkommen'' yani ''koşulsuz temel gelir'' önerisi sosyal güvenlik sistemini çökertmek için yapılan girişimlerden biri bence. almanya'da ki sosyal hakların temeli bismarck döneminde atılmıştır. işciler, endüstri devriminden sonra çok kötü iş koşullarında çalışıyorlardı. kitlesel yoksullaşma ile yüzyüzeydiler. bu huzursuzluk dönemi toplu ayaklanmalara yol açtı. siyasi istikrar sağlayabilmek için 1883-1990 yılları arasında sağlık, kaza ve emekliliğe dair yasal sigortalar oluşturuldu. hatta bismarck'ın şöyle bir lafı vardır: ''mein gedanke war, die arbeitenden klassen zu gewinnen, oder soll ich sagen zu bestechen, den staat als soziale einrichtung anzusehen, die ihretwegen besteht und für ihr wohl sorgen möchte'' (benim düşüncem emekçi sınıfı kazanmaktı, ya da rüşvet vermek mi desem? devleti, onlar için oluşan ve onların refahı için endişelenen sosyal bir kurum olarak görmelilerdi)

    evet biraz ''sus payı''da olsa, büyük mücadelelerle kazanılan bu haklar geri alınmaya çabalanıyor. yani bir nevi nabız yoklama. eğer 'koşulsuz temel gelir' uygulanırsa tüm sosyal hizmetler (işsizlik parası, kira yardımı, vs..) kaldırılacak. devletin ve firmaların bir sonra ki adımıda, devlet güvencesi altında olan emeklilik, sağlık, kaza, bakım sigortalarını kaldırmak olacaktır. bu sayılan güvencelerin bir çoğu işçi ve iş veren arasında kazandığın meblağa göre finanse edilir. eğer işsizsen iş ve işçi bulma kurumu bunlarla ilgilenir.

    koşulsuz temel gelir sayesinde ayda bin euro alıp, ev kirasını da ödedikten sonra eline şimdiki işsizlik parasından daha fazla para geçeceğini zanneden hıyarlar var. peki ya sağlık sigortan? emeklilik sigortan? bunlarıda sen ödemelisin. o bin euro hayatta yetmez. nedense kimse bundan bahsetmiyor. ki simdi devlet kontrolü altında olan bu sigorta miktarları ilerde yükselirse ne yapacaksın?

    diyelim ki hem temel gelir hem de çalıştığın için maaş alıyorsun. ohh kralım diyorsun. peki devletin, ''sana temel gelir veriyorum ben'' diyerek vergileri yükseltmeyeceği ne malum? ya da iş verenin ''sosyal güvenliğini sen sağla, ne de olsa paran var'' demiyeceğinin garantisi var mı? ev kiraları peki? yükselmez mi sanıyorsun?

    sosyal haklar herkes için kazanımdır. geri alınmaya çabalanılıyor. tamam insanların; çalışmak nedir? niçin çalışılır? gibi sorulara kafa yormaları iyi ama koşulsuz temel gelir ''insan onuruna yaraşır bir varoluşu mümkün kılacak'' demek yanlış hele hele bundan yola çıkarak ''finlandiya ve isviçre komünizme geçiyor'' demek duble yanlış.