şükela:  tümü | bugün
  • elif şafak bugün twitter'ında yeni kitabının adını yayınladı:
    'yeni kitabın ismi firarperest. öteden beri romanlarımı okuyan okurlara da, yazılarımla yeni tanışanlara da hitap eden bir seçki.'
  • 24 kasımda piyasaya çıkacak olan yeni elif şafak kitabı.hatta fiyatı 14 tl olacakmış.mephistoda ön satışta şu anda.kitap kapağı için:

    http://www.elifsafak.com.tr/ykitap.asp

    "tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar... insan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. keşif boynumuzun borcudur. kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, öteki'ni keşfetmek... (...) çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına... şaşırmak ölene kadar... şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek... budur son tahlilde âdemoğullarına, havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven."

    http://www.mephisto.com.tr/….php?products_id=175469
  • elif şafağın twitter bilgilerine göre hayata, hayallere, hikayelere, yalnızlıklara, aşka ve insanlığa dair seçme yazılardan oluşan bir kitap olacakmış.ilk defa bir kitabı için kendi fotoğrafını kullanmış efenim.

    http://twitter.com/elif_safak/
  • kitabı okumadım evet ama bana göre eğer bir yazar henüz hayatta iken yazdığı bir kitabın kapağına kendi resmini koyarsa; edebi kişiliğinden çok popülaritesine yaslandığını gösterdiğinden bir sıfır yenik başlamıştır.
  • aslında elif şafak'ın habertürk gazetesindeki köşe yazılarının bir toplaması olan kitaptır,bugün piyasaya çıkmıştır.
  • köşe yazılarının nasıl olup da kitap haline geldiğini anlamam. günümüzün internet çağı olması münasebetiyle, gayretkeş bir okur pekala cok da meşakkatli olmayan bir google araması ile tüm bu yazıları toplayıp, hadi haksızlık olmasın, kapağına da elif safağın en beğendiği fotoğrafını kondurup hadi kağıdı hissetmek istiyor olsun, baskılarını alıp, ardı ardına okuyabilir. o halde firarperest ile gayretkeş okurlar hedeflenmemektedir diyebilir miyiz basit bir mantık denklemiyle?
    elif şafak ın tüm kitaplarını okudum sanırım ama bu kitabi almayı ve okumayı planlamıyorum, internetim bilgisayarım var çok şükür.
  • elif şafak'ın yaratıcılığının öldüğünün göstergesidir bana göre. önceki kitaplardan derleme kağıt helva; şimdi de bu. popüler olmak, kapağa kendi resmini koyacak kadar tanınmak yeni bir şeyler üretmeye mani oluyor herhalde. bir mahrem gibi, bir bit palas gibi okuyanı yerle bir eden sağlam romanlar yazamayacak belki de bir daha. yıllardır takip ettiğim, ne yazsa okurum dediğim yazarın böyle sıradanlaşması, üretememesi, çok satan olmakla yetinmesi üzücü; bana neyse ! kitaplarının bir daha hiç o tadı veremeyeceğini anlamak asıl beni rahatsız eden: rafların en görünür yerinde görüp görmezlikten gelmek, zihin bağı kurduğun yazardan soğuyup samimiyetine inanmaktan vazgeçmek..
  • pinhan, mahrem ve bit palas derken kafasında bir yazar kurguluyor insan. bir yazar ki kelimeleri öyle muazzam bir şekilde bir araya getirip, olay örgüsünün içine hızla çekip tükettirirken romanının sayfalarını, bilhassa çocukluğuna dokunup seni kanatan, acıtan, ağlarken gülümseten sonra tatlı-acı bir uykuya daldıran seni, ağu bir ninni gibi. ben bu yazarı, beni büyülediği ve hiç kimsenin onun gibi bir araraya getiremeyeceği kelimeleri için sevdim. ve sonra yine başka bir yazarı sevdim. daha kadın, daha yaralı, daha kırılgan, ama kendini evrenle bir bütün hissettiği ve bazen o evrenin dışında kalsa da, bunu da olduğu gibi kabul etmeye çalışan, kendime farketmeden yapıştırdığım pek çok etiket ve tanımlamadan kurtulmama yardımcı olan bu ikinci yazarı. işte bu ikinci yazarı da siyah sütle sevdim, med cezir ile ve son olarak da firarperest ile. firarperest' te en çok bu kadının kendini de, yer yer yeterince cesur bulmayıp, hala bunu yapmaktan çekindiğini hissetsem de, çuvaldızı kendisine de batırabilmesini sevdim. ve o çuvaldızlar ona battıkça, bana battıkça, okuyan tüm kadınlara battıkça kız kardeşlerim için canımın yandığını hissettim. benim için elif şafak, çok sevdiğim iki farklı yazar gibi, farklı tonlarda resimliyor sanki kitaplarını. ve kendisine şunu demek isterdim. niye korkalım ki kendimiz olmaktan. üçüncül ve dördüncül renklerini çıkarıp, onlarla da haykırmak isterse bir gün, bir öncekinden farklı kıldığı her yazarlığı için kendisine bir şans vereceğim. her kitabını zaten sevmek zorunda değilim ama ne yalan söyleyeyim o sanki her birinde bana ayrı bir renk katacak gibi duruyor. ve ben oldum olası severim gök kuşaklarını ve sevgili elif şafağı.
  • bugün otobüs durağında reklamını gördüğüm kitap.
  • satışları iyi gidiyor sanırım. vapurda, tramvayda güzel kızların elinde görüyorum sık sık. okusunlar öğrensinler afferim.