şükela:  tümü | bugün
49 entry daha
  • british museum'daki ceset, "hz. musa'nın yardığı kızıldeniz'e girip boğulan firavun" değil. hatta uzaktan yakından ilgisi yok.

    maddeler halinde belirtmek gerekirse:

    (1) ilgili ceset, british museum'da "firavun cesedi" olarak sergilenmiyor. milattan önce 3400'lü yıllara ait olan tipik/sıradan bir mısırlı cesedi olarak sergileniyor. bkz.: https://www.youtube.com/watch?v=hvaz5vvqzqk

    (2) hiçbir bilim adamı, müzedeki cesedin çürümemiş olmasına herhangi bir olağanüstülük atfetmiyor. zira, bu rastlanılmayan bir şey değil. dünyanın farklı yerlerinde bu şekilde doğal yollarla korunmuş olan ve sergilenen çok sayıda ceset var. zaten müzedeki levha da, "doğal şekilde korunmuş" (naturally-preserved) diye belirtiyor.

    (3) müzedeki ceset, iddia edildiği gibi kızıldeniz'de bulunmamıştı. gömülmüştü. yanıbaşında, birlikte gömüldüğü kişisel eşyaları vardı. bu eşyalar da ceset ile birlikte sergileniyor.

    (4) müzedeki ceset, takriben 5400 yıllık. yani, musa döneminden aşağı yukarı 2,000 yıl öncesine ait.

    (5) ilgili cesedin, malum firavuna ait olduğu iddiası, (sanırım 1980'lerde) müslümanlar tarafından, tamamen desteksiz olarak ortaya atıldı. yunus suresinin 90, 91 ve 92. ayetleri, kızıldeniz'e giren firavun'un cesedini allah'ın "arkadan geleceklere ibret olması için" koruyacağını bildiriyor. bu nedenle, müzedeki cesedin firavun'un cesedi olduğuna inanmak (ya da onu öyleymiş gibi sunmak), nerede olduğu meçhul olan bu korunmuş cesedin bulunduğu anlamına gelecekti. dolayısıyla bu yönde bir iddiada bulundular. sayısız müslüman hiç sorgulamadan bu anlatılan hikayeye inandı. ancak bütün suç onlarda da değildi, zira bu hadiseyi aktaranlar, sanki herkesçe kabul edilen yeni bir bulgudan söz ediyormuş, yani haber veriyormuş gibi konuşuyorlardı.

    (6) eski mısır uygarlıkları alanında uzmanlaşan tarihçilerin (egyptologist) çoğu, hz. musa'nın muasırı olan firavun'un ii. ramses olduğu fikrindeler. ii. ramses'in mezarı ve mumyalanmış cesedi, kahire'deki mısır müzesi'nde sergileniyor.

    bütün bunlara ek olarak:

    (7) kızıldeniz'in yarılması bir yana, yahudilerin mısır'dan filistin'e geçtiklerine dair dahi en ufak bir delil yoktur. dahası, modern arkeolojik teknikler, kalabalık bir grubun mısır'dan sina yarımadasına geçmiş olması durumunda bunun izlerini kolaylıkla tespit edebilecek kadar gelişti. tam da bu nedenle, bölgede detaylı araştırmalar yapıldı. araştırmacılar, böyle bir göçün hiçbir zaman gerçekleşmediği sonucuna vardılar. bu konuda bkz.: the bible unearthed: archaeology's new vision of ancient israel and the origin of its sacred texts

    özetle:

    (8) büyük ihtimalle hiç gerçekleşmemiş olan bir göç esnasında yaşanan bir kovalamacada yarılan kızıldeniz'de boğulan firavun'un allah tarafından "arkadan geleceklere ibret olması için" korunan cesedi, british museum'da değil. ve henüz bulunamadı.

    tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
  • musa ile firavun ile ilgili kıssa, museviliğin merkezinde olduğundan, filmlere de uyarlandı.

    bu konudaki klasik yapım, 1956 yılında çekilen the ten commandments adlı cecil b. demille filmi. üç saat on dakikalık film, her şeyiyle ilgili yılların ben hur (1959), spartacus (1960) ve el cid (1961) gibi diğer büyük klasikleri arasında sayılabilecek bir yapım.

    2014 yapımı, iki saat otuz dakikalık ridley scott filmi exodus: god and kings ise, daha güncel ve hikayeyi aktarış şekli itibariyle daha objektif bir çalışma. aradan geçen 58 senenin görsellik üzerindeki etkisi de büyük.

    her iki film de izlenmeye değer.

    tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
14 entry daha