şükela:  tümü | bugün
  • ayakkabı boyacısı tuzakları arasındaki en klişelerden bir tanesidir. ayakkabı boyacısı çakal seni uzaktan kestirir, kerizleyecek adam yerine koyar ve peşinden takip eder (bir tanesi benle birlikte ışıklardan filan geçti o derece). hatta adımlarını hızlandırır ki önüne geçsin. ardından bir parmak atışıyla boya kutusunun arkasında asılı olan fırçayı düşürüverir.

    sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eder. eğer tınmazsanız, bir ara durur, şapşal şapşal etrafa bakar "aaa birşey mi oldu ya?" filan diye, belki kerizler umuduyla.

    eğer ola ki "abi fırçanı düşürdün" dersen, veya daha da fenası, "pardon fırçanızı düşürdünüz" gibi kibar bir yaklaşımda bulunursan bittin zaten. "iyilik yaptın bedavaya boyarım" hesabına girişir ayakkabılarına.

    harbiye taraflarında çok yaparlar.
  • bi kere istanbul modern'in girişinde bi kere de taksim'de maruz kaldım bu numaraya. fırça için uyardığınızda "abi sen benim ekmeğimi verdin gel boyayayım" derler sonra "abi ev kirası, sen de bi yardım edersen..." diyerek para isterler. hiç muhattap olmayın.
  • en sonunda birisi bunu haber yapmış. show tv muhabiri emre saygı sağolsun.

    youtube'dan izleyebilirsiniz.
  • türkiye'ye gelecek olan turistlerin önceden uyarılması gereken numaradır. elmadağ, harbiye ve taksim gezi civarı bu numarayı yapan boyacılarla doludur. sabahın köründe işe başlarlar. lütfü kırdar'a kongreye gelen grupların hususi yolunu gözlerler.
  • geçen eminönü'nde köprü üzerinde denk geldim, yanımda hatunla ingilizce konuşarak gidiyoruz, beni de yabancı sandı muhtemelen. aldım verdim fırçayı yerden, gel boyayayım dedi ama yok dedim kaçtım. bir kaç gün sonra bunu bir taktik olabileceği aklıma geldi ki bir baktım her yerde yazıyor.