şükela:  tümü | bugün
  • farsça'yı farsça yapan şehname(bazı kaynaklar şahname de der, itibar edebilirsiniz)'nin münevver milli destan şairi.

    persler özgün değerlerine düşkün bir millettir. islam'dan sonra kültürlerini kaybetme kaygısına kapılmıştır. işte firdevsi bey de, otuz senesini bu işe vakfederek, ordan burdan tüm iran destanlarını toplamış ve manzum şehname'yi yaratmıştır. önsözüne de "gerçi otuz yıl uğraştım, ama sonunda farsça dilinden iran milletini yarattım" ifadesini koyarak böbürlenmiştir; haklıdır tabii.

    şehname'de iranlıların baş düşmanlarından biri afrasiyab olarak adlandırılmıştır o zemanlar. sonra sözlükçülerin şahı kaşgarlı mahmut hadiseyi çözmüştür tabii. efendim bu afrasiyab, kültigin anıtlarında adı geçen ulu türk alp er tunga'dan başkası değildir a.

    işte efendim, türksün di mi söyleni de o zamanlardan kalmıştır.
  • elemanda muthiş bir turk kompleksi olduğunu ifade etmek durumundayım. türklük mürklük umurumda olmamakla birlikte bu kadar da olmaz ki kardeşim. eleman turk boyunduruğunda olan halkına şanlı geçmişi anlatarak gaz vermek istemiş kanımca.

    "bak halkım şimdi bu türk denen idraktan yoksun varlıklar şimdi bizi boyundurukları altına almışlar ama zamanında biz bunların analarını belliyorduk. hele bunların efrasiyap diye bir hakanları vardı, her defasında eline verip verip gönderiyorduk denyoyu. şimdi bakmayın bunların bizi egemenlikleri altına almalarına" düşüncesini farslılara vermeye çalışmış.

    öyleki şehnamede hep tanrılar iran'dan yana. hükümdarları hep tanrının inayeti ile iş görüyorlar. onlara düşman olanların hepsi ehrimen. bi ara dahak diye kötü biri kral olmuş ( ki o da arap) sonra icabına bakmışlar. bir de simurgun beslediği zalın oğlu rüstem var. ne zaman başları sıkışsa bu rüstem hızır gibi yetişiyor ve tek başına düşmanları (ve özellikle türkleri) hallediyor ve afganistan'a dönüyor. fars mübalağacılığının şahikalarını yaratmış eleman bu zaloğlu rüstem'in şahsında. öyle bir yaratık ki bu tek başına ordu değil orduların icabına bakıyor.
  • gaznelilerin iran'a hakim oldugu 10. ve 11.yy'da yasamistir. kürtlerden ve newrozdan bahseden en eski eserlerden biri, ulusal destan sehnamenin sahibi acem, abu l kasim mansur. ayrica, konularla ilgili diger bir kaynak icin omer hayyam - nevruznâme.

    (bkz: aryan mitolojisi)
    (bkz: iran mitolojisi)
  • "akilli bir adam, senin can dusmanin olsa bile, cahil dosttan iyidir" sozunun de sahibi iranli sair.
  • sahname onsozlerinde de hikaye edildigi uzere, gazneli mahmut yakinindakilerin kiskirtmasiyla firdevsi'ye her bir beyit icin (60.000) verecegi birer altini gumuse cevirmis ve firdevsi hamamda yikanirken ona 60 bin gumus gondermis. otuz yillik emeginin karsiliginda boyle bir muameleye maruz kalan firdevsi getirilen gumusun ucte birini hamamciya, ucte birini orada bulunanlara, kalani da getirenlere dagitmis. eserinde de sultan mahmud'a hitaben bir hicviye yazmis.
  • yazdigi sahname adli eseriyle modern farsca'nin(evet, 1020'de öldü kendisi ve modern farsca) temellerini atmistir.
  • farscanin ve fars kulturunun yok olmasini buyuk olcude engelleyen, onuncu yuzyilda yasamis iranli sair. cogu iranli firdevsi'ye cok sey borclu olduklarini dusunuyor. kendisi bir anlamda iran'in homeros'u olarak nitelendirilebilir. arap baskisina karsi oldukca net bir tavra sahip olan firdevsi otuz yillik bi calisma sonucu yazdigi unlu eseri sehname'de de arapca sozcuk kullanmamaya calismistir.
  • aslında adı iran'da da teleffuz edildiği üzere "ferdusi"dir. çok ilginçtir şehname'de türkleri kötülemiş ancak yazdığı bu eseri sunduğu türk hükümdarı gazneli mahmut olmuştur. gerçi türkleri sevmediği gibi arapları da pek sevmezmiş kendisi. ilber hoca öyle yazıyor:

    "tus'ta ferdusi'nin mezarındayız. çoluk çocuk herkes iran'ın milli şairini ziyaret ediyorlar. 10. yüzyılın büyük şairi aliterasyonları ve sadeliğiyle, fars dilinin müziğiyle mısralarını döktürürken; batı avrupa?nın henüz böyle bir düzeyden çok uzak olduğu belliydi. "şehname"yi ısmarlayan gazneli mahmut'tur. "şehname"de efsanevi hükümdar feridun'un üç oğlundan en iyisi irec'in soyundan gelen iranlılarla, kötü oğul tur'un soyundan gelen turanlıların (türklerin) kavgaları destanın bitmez tükenmez malzemesi... dahası var, ferdusi (firdevsi) arapları da sevmiyor.

    ez şir-i şotur u hordeni sosmar
    arap ra becayi reside est kar
    ki tac-i kiyani konet arzu
    tufu ber tu ey ger dun-u felek tufu
    (deve sütü içip çekirge yiyen arap işi o raddeye getirdi ki, kayzer tacı giymek istiyor. tuh sana ey feleğin çarkı.)

    arapçayı mümkün olduğunca az kullanıyor. destanını derleyip kaleme alırken, acem diye küçümsediği, iran dilini dirilttiğini de fark etmez.

    biysi renc bordem der in sal-ı siy
    acem zinde kerdem bed in parsi
    (otuz yılda çok zahmet çektim ve fars dilinden acemi dirilttim)

    ferdusi uzun zaman iran milliyetçilerine önder oldu. onu diğer şairlerden daha çok sevenler var. kolay ezberlenen şiiri, bazen bir hükümdarın, bir rahibin, bazen bir köylünün saf diliyle kaleme alınmış ve asırların zihnine kazınmış."

    prof. dr. ilber ortaylı / eski dünya seyahatnamesi

    yukarıda yazdığı üzere ferdusi, şehname'de iranlılarla turanlıları kavga ettiriyor ve sonunda yenen hep iranlılar oluyor. yıllar yıllar sonra iran'ı fetheden ve "türk'üm" diyen timur -aslında yarı türk, yarı moğol'dur- rivayete göre, adamlarına emretmiş: "bana ferdusi'nin mezarını bulun!" diye. adamları aramışlar, taramışlar mezarı bulmuşlar. timur mezarın yanına gelmiş ve herkes şaşkınlık içindeyken iranlı şairin mezarının üzerine çıkmış! ve demiş ki "söyle bakalım ey ferdusi, şimdi kim kazandı?"
  • firdevsi, yaklaşık altmış bin beyit uzunluğundaki şehnameyi yazdıktan sonra kendisine verilen ücreti beğenmemiş, sinirlenmiştir. zira kendisine her beyit için bir altın sözü verilmiştir ama söz tutulmamıştır. firdevsi, hay ben sizin vereceğiniz paraya diyerek, atar yapmış ve kendisine getirilen ücretin üçte birini, ücreti getiren ayaz isimli hizmetçiye, üçte birini hamamcıya ve üçte birini de bir bardak şerbet karşılığı kapıdaki hamamın kapısında durun şerbetçiye vermiş, yazdıkları karşında paranın önemi olmadığını söylemiş ve ayaz'dan yaptıklarını ve söylediklerini padişaha iletmesini rica etmiştir. bunları öğrenen padişah, yaptığından utanıp, önce üzülmüş ancak vezirin gazıyla(bu totoş vezir firdevsi'yi kıskanmaktadır) ferdevsi'yi gazneden kovmuştur.

    firdevsi, ayaz'a bu olaydan 20 gün sonra padişaha verilmek üzere bir hicv içeren bir mektup bırakarak, şehri terk etmiştir(aslında şehirde saklanmaktadır). kendisinden af dileneceği zannederek mektubu okuyan padişah, okudukları karşında iyice dellenmiş ve firdevsi'yi yakalaması için peşinden adamlar göndermiş, kellesine para koymuş, lakin başarılı olmamıştır. sonra araya giren,siyasiler, dostlar, romalılar ve vatandaşlar, sayesinde affedilmiştir.

    firdevsi'nin ölümünden sonra, o zamanın diyanet işleri başkanı, firdevsi'nin cenazisini müslüman mezarlığına gömdürtmemiş, cenaze namazını kıldırtırmamıştır. başkan bebe, rüyasında firdevsi'yi cennette görünce, pişmanlık içerisinde şairin mezarlığına koşup, cenaze namazını kılmıştır.
  • anlamı "cennete ait, cennetle ilgili" olan sözcüktür.