şükela:  tümü | bugün
  • bir olayı gerçekleştirdiğinizde o olay yerine yapabileceğiniz diğer olaylar bütününden yoksun kalma durumu. örneğin bir kişi parasını bankaya yatırırsa o para ile yapacağı değerlendirmeden yoksun kalmaktadır. ya da o parayı işlerse o parayı bankaya yatırarak alacağı faizden.
  • tek esli gecen uzuun yillardan sonra er kisinin tavanin kosesine bakarak "ulan kim bilir bu yillarda kac civiri duduklerdim, luleden emerdim" dusuncelerine dalmasidir firsat maliyeti esasen. bu ornekteki dusuncede, yiyilememis hatunlar firsat maliyetini olusturur...
  • fırsat maliyeti imkanlar çerçevesinde değerlendirilir; olanaklar arttıkça fırsat maliyeti de sıfıra yakınsar.
    günde sadece iki saat boş vaktiniz varsa ve bu iki saatinizi sözlükte yazmaya harcıyorsanız sözlük yazarlığının size maliyeti kitap okumak, spor yapmak, arkadaşlarla sohbet etmek gibi faaliyetlerin tümü olur. lakin işiniz gücünüz yoksa, zaten her gün kitap okuyor, sportif faaliyetlerde bulunuyor, arkadaşlarınızla bir araya geliyorsanız sözlükte harcadığınız iki saat pek bir maliyet getirmez size.
  • iktisat derslerinde verilen en klasik ornegi:

    "simdi sen okula gelmeyi sectigin icin calisip para kazanamiyorsun. iste o kazanamadigin para senin firsat maliyetindir".
  • ekonomi terimi
    bir projenin gerçekleştirilmesinde kullanılan faktörün başka alanda kullanılma fırsatından vazgeçilerek katlanılan maliyet. firma dışında sağlanan bir üretim faktörünün firma için alternatif maliyeti, bu faktörün fiyatıyla ölçülür. söz konusu faktör firmanın kendi bünyesinde yer alıyorsa, alternatif maliyet (yada fırsat maliyeti) bu durumda o faktörün firmalara satılabilme veya kiraya verilebilme fiyatı olacaktır. diğer yandan, sözgelimi devlet daha fazla okul inşa etmek isterse ve bu konudaki girişimini karayolu yapımına ayırdığı fonları kullanarak finansa ederse, bu durumda okul yapımının alternatif yada fırsat maliyeti kilometrelerce karayolu ile temsil ediliyor demektir.
  • gizli maliyet veya golge fiyati diye de bilinir. "her seyin (kararin) bir bedeli vardir." sözünün özüdür. avusturyali iktisatci friedrich von wieser'in bicimlendirdigi marjinal deger kuraminin temel tasidir.

    üzerinde biraz düsünüldügünde kolayca anlasilir ki, insanlar en basit gözüken kisisel kararlarini verirlerken bile firsat maliyetlerini gözetirler (iyi veya kötü tabii): is secimi, okul secimi, ev secimi, yasanacak sehir veya ülke secimi, es secimi, cocuk yapma (dogurma), zaman yönetimi, aksam yatarken dis fircalama, diyet ve beslenme tercihleri, sigarayi birakma veya sigaraya baslama tercihi, ne zaman emekli olacagina karar verme gibi. faiz denilen olgunun kaynagi da gene firsat maliyetidir. bankaya mevduat seklinde borc veren kisi bugünkü tüketim firsatlarindan, yatirim projeleri icin herhangi bir firmaya sermaye kaynagi saglayanlar mevcut diger reel ve finansal yatirim olanaklarindan vazgecerler.

    daha da basit bir örnek kavsakta sola dönen kisinin saga dönmekten vazgecmis olmasidir. macin 50. dakikasinda gol yememek icin faul yapip kirmizi kart gören futbolcunun yaptigi faulün firsat maliyeti takimini macin geri kalan bölümünde on kisi birakmasi ve gelecek macta oynayamayacak olmasidir. gene misal olarak diyelim ki bir sehir belediyesi, kamuya ait bos bir arsada hastane yaptirmaya karar versin (sonucta arsanin kime ait oldugu mühim degil). belediye bu karari uygulamaya gectigi anda o bos arsayla yapilabilecek diger proje seceneklerinden (firsatlardan) vazgecmek zorunda kalacaktir. nelerdir o diger tercihlerden bazilari: arsa üzerinde spor tesisi yapmak, arsayi satip belediyenin borclarini ödemek, arsa üzerinde otopark insaa ettirip kiralamak gibi. cok basit bir diger örnek de devlet bütcesiyle ilgili olsun. otoyol yapimi icin bütceden ayrilan ödenekler, demiryolu yapiminda veya saglik, egitim, adalet gibi diger kamu hizmetleri icin kullanilamayacaktir. keza bütceden yapilan ic ve dis borc anapara ve faiz ödemelerinin kamu yatirim ve hizmetleri icin kullanilamamasi da benzer bir örnektir.

    piyasa ekonomilerinde pek cok ekonomik secenegin firsat maliyeti piyasanin belirledigi fiyatlarla ölcülüp degerlendirilebilir. ekonomistlere göre fiyat mekanizmasinin en önemli görevlerinden biri, muhtelif seceneklerin maliyetlerinin belirlenmesinde ve böylece kaynaklarin tahsis edilmesinde oynadiklari sinyal rolüdür. ancak kimi durumlarda feragat edilen bazi seceneklerin piyasa fiyatlari yoktur. savaslarda ölen insanlarin hayatlarinin, temiz havanin, temiz suyun, yanip kül olmamis ormanlarin, kapatilmamis deniz manzaralarinin fiyatlarinin (para bedeli) olmamasi gibi (kuveyt'in isgalinin firsat maliyetini saddam'in, irak'in isgalinin firsat maliyetini george w. bush'un iyi hesapladiklari söylenebilir mi?). böyle durumlarda verilen kararlarin firsat (gizli) maliyetleri sadece karar veren kisiyi veya kurumu degil, baskalarini da etkiler ki; bu tür gizli maliyetler dissallik kavramiyla yakindan alakalidir. örnegin bir ilac firmasi yeni bir fabrika kursun ve fabrikanin kirli atiklari yakindaki bir nehire bosaltilsin. bu kararin gizli maliyetinin sorumlusu üretim yapma ve fabrika kurma kararini veren firma oldugu halde bedelin bir kismini cevredeki diger insanlar ve canlilar ödeyeceklerdir. mülkiyet haklarinin iyi tanimlanamadigi kosullarda piyasalarin cesitli ekonomik kararlar icin bictikleri fiyatlar gercek bedelin (firsat maliyetinin) ölcülmesinde yetersiz kalabilirler. bu asamada hükümetler devreye girerler ve regülasyonlar baslar. regülasyonlar da beraberlerinde kendi dissalliklarini getirirler.

    firsat maliyetiyle yakindan ilintili bir baska kavram ise ilk defa frederic bastiat'in yazdigi "kirik camekan yanilgisi". bastiat'in hikayesinde günün birinde bir cocuk bir dükkanin camekanini kirar. bazilarina göre aslinda cocuk cam kirarak herhangi bir net zarara yol acmamistir. zira dükkan sahibi camini degistirince camci kazandigi parayla firincidan ekmek alacak, firinci kazandigiyla terziye sökügünü diktirecek, terzi kazanciyla kunduracidan ayakkabi alacak ve saadet zinciri böylece uzamaya devam edecek. sonucta herkes cocugun cam kirmasindan karli cikacak. burada unutulan veya hesaba katilmayan nokta ise dükkan sahibinin kirilan cami yenilemesinin firsat maliyetidir. dükkan sahibi cami kirilmasiydi cam icin verdigi parayla terziye kendi sökügünü diktirebilir, terzi firincidan ekmek alabilirdi, firinci kunduracidan ayakkabi alabilirdi vs.. sonucta herkes gene kazancli cikar ve dükkan sahibi camekanindan olmamis olurdu. buradan cikan sonuc, cocuga kirdigi her dükkan camekani icin yüzde bir komisyon veren camcinin ekonomiye net yarar saglamayacagidir. top oynarkan kazara cam kiran bir velet ise önce usulünce azarlanmali, sonra da "canin sag olsun." denip sepetlenmelidir.

    kaynaklar:
    http://en.wikipedia.org/wiki/opportunity_cost
    http://en.wikipedia.org/wiki/broken_window_fallacy
  • sevgili demir demirgil, bogazici universitesi'nde, guzel bir bahar gununde dersini dinleyenlere, sinavda soracagi soruyu soyledikten sonra, "iste derse gelmek yerine disarda sevgilisiyle gezenin opportunity cost'u, sinavda bu soruyu cevaplayamamaktir" seklinde aciklamisti firsat maliyetini.
  • adamı bazen hapse attıran bir maliyet ve türevi.