şükela:  tümü | bugün
  • sonundan midem bulanan film. cok da anlamadim belki.
  • --- spoiler ---
    journal d'un cure de campagne'nin remake'i havasında geçen; bir taşra papazının eko-terörist olma güncesi olarak tanımlayabileceğimiz; konusunun aksine çevreci propaganda bakımından zayıf, senaryo anlamında ise sahip olduğu potansiyele ulaşamamış film.

    bilhassa sonunda şahsi kanatimce muhafazakarların tepkisinden çekindiğinden saçmalayan film. muhtemelen yapımcı filmin sonunu çekersen bizi çarmıha gererler diyip değişiklik istemiş yönetmen de ortaya seyirciyi pek de tatmin etmeyen bir son çıkarmış.
    --- spoiler ---`
  • bir sahnesinde türkiyedeki canlı bomba patlamasını izliyor adam.

    film baya kötü.
  • nerden de izledim bu gereksiz filmi, lanet olsun.
  • viennale film festivalinin ilk gününde izledigimiz süper film.

    --- spoiler ---

    filmin son sahnesinin beklenenin aksine, "hopeful" ve olaysiz olusu bence cok yerindeydi. troller michael ile konustugu bir sahnede insani insan yapan umutlari ve korkularidir der, filmin sonunda mary de onun caresiz hayatinda ufak bir umut kaynagidir.

    --- spoiler ---

    ethan hawke u saatlerce icerken, yazarken, ve kendi kendine konusurken izleyebilirim. fangirling
  • taxi driver'ın da yazarı olan usta kalem paul schrader'ın yazıp yönettiği film kişisel kıyametlerden genele giderek küresel iklim değişikliği konusunu dini referanslar da ekleyerek ele almış. doyurucu bir film ortaya koymuş.

    ingmar bergman'ın nattvardsgästerna filmine gerek konu gerekse de teknik olarak büyük benzerlikler içeriyor. çerçeve oranı tercihi bile referans olarak görülebilir.

    250 yıllık tarihi olan bir protestan kilisesinde görev yapmakta olan peder toller kendisinden sorunlu eşi ile konuşmasını isteyen kadının ricasına uyup adamla konuşmaya gider. çevreci bir aktivist olduğu anlaşılan michael, mücadelesi uğruna kısa süre hapis yatmıştır. anlattığı gerçeklerin kimse tarafından duyulmamasından usanmış ve dünyanın insan eliyle sokulduğu geri dönüşsüz doğal bozulmanın yaratacağı sonuçlardan anksiyete düzeyinde kaygılıdır.

    bu görüşmenin getirdikleri ikisinin yaşamı için de tahripkâr olacaktır...

    --- spoiler ---

    kendi yaşamının da "ahlaki zemini olmayan bir savaşa" gitmeye ikna ettiği oğlunun ölmesi ile tarumar olduğunu öğrendiğimiz rahip ile çevreci aktivist michael'ın konuşması bilim ve dinin çatışmasından çok umutsuzluğun çıkar yol olmadığını şifahen söyleyen ancak kendini dahi ikna edememiş olduğu görülen toller ve uçurumun kıyısındaki michael'ın verimsiz bir sohbeti olarak geçer.
    çocuğunu ahlaki bir zemini olmayan bir savaşa göndermek ile yine bize emanet olan dünyayı kibirlice yok etmemiz arasında bir paralellik kurulabilir.

    öncesinde kendisi de orduda görevli olan toller. yasını kendini disiplinli bir döngüde tutarak sürdürmekteydi. ancak hasta olduğunu öğrenmesi muhtemelen bir kırılmanın da başlangıcı oldu. onun duygudurumunu anlamamız ve empati kurmamız için yazdığı defter önemli bir olgu oluyor.

    akabinde michael intihar eder. aktivistin küllerinin kirletilmiş doğal bir saha ile buluşturduğu cenaze seremonisi haber olunca kilisenin en büyük finansörü balq, rahip'i siyaset yapmaması için serçe uyarılacaktır. öyle ya ölüm bile politik bir eylemdir!

    balq'ın petrol endüstrisinin önde gelen bir firmasının sahibi olmasını öğrenmesi toller'ın fikri dönüşümünü de tamamlayacaktır. "yaratılışına yaptığımız onca şey için
    tanrı bizi affedecek mi?" sorusu içini kemirmektedir.

    fimin sonuna dair çeşitli görüşler var bunlardan biri toller'in eylemi gerçekleştidiği dolayısıyla mary ile toller'in öpüştüğü sahnenin bir hayal sekansı olabileceği. bunu da rahipin jeffers'ın kapıyı açamayıp özel konuta girememesine rağmen mary nin içeride belirmesi kanıt gösteriliyor. ben de düşüncedeyim.

    balq'ın iklim değişikliği konusunda ortak kanaat olmadığı gibi safsataları years of living dangerously ya da before the flood gibi belgesellerde de başka ağızlardan duyabiliyoruz. iklim değişikliği inkarcılarının bazıları insanların iklimi değiştirebileceğini düşünmekle küstahlık ettiğini dahi söylemekte. özellikle din etkisi yüksek cumhuriyetçilerde bu inkarcılık akıl dışı bir çılgınlık halinde.

    filmde papaza çıkışan alt-right destekçisi genç de abd'nin mevcut siyasi iklimine oldukça isabetli bir değini olmuş.

    sinmatografisi oldukça yalın ve estetik. üstte kısaca değindiğim gibi özellike bergman'dan etkilendiği açık.
    toller'in mary ile kurduğu yakınlık ve o gerçeküstücü levitasyon sekansı oldukça etkileyiciydi.

    oyunculuklarda ethan hawke gayet parlak bir performans göstermiş. amanda seyfried ve philip ettinger'ın katkıları da yadsınamaz.

    isimlerle de ibrahimi dinlere göndermeler var.
    örneğin rahip toller çocuğunun adının yusuf olduğunu söylüyor michael de kuyuya atılan hani diyor... yani toller'in de yakup peygambere işaret ettiği okuması yapılabilir. biz oğlunun kaybı için gözyaşı döken, çile çeken bir yakup biliyoruz ama yahudilik ya da hıristiyanlık öğretisinde çok farklı bir anlatı olabileceğinden bilgimin kıt olduğu bu alana teması sınırlı bırakıyorum.
    michael baş melek mikail, mary de malum bakire meryem.

    --- spoiler ---

    "son olarak rab’de, o’nun üstün gücüyle güçlenin. iblis’in hilelerine karşı durabilmek için tanrı’nın sağladığı bütün silahları kuşanın. çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. "

    efesliler 6:10-18

    https://www.imdb.com/title/tt6053438/