şükela:  tümü | bugün
  • genellikle totaliter rejimlerde gorulen bir uygulama. rejim karsiti olan veya oldugundan suphelenilen kisi ve kuruluslar hakkinda, yasal bir dayanak olmadan istihbarat toplama ve bu istihbarati biriktirme (ergo, fis) eylemi.

    (bkz: 12 eylul)
    (bkz: stasi)
    daha o kadar gider ki bu sasiririz beraberce..
  • standart ölçülerde kesilmiş not kağıtlarına, herhangi bir çalışma konusuyla ilgili bilgi, belge, düşünce, gözlem ve alıntıların not edildiği bir akademik çalışma yöntemi.
  • hani fişler silinmişti!
    bu manşeti bugün hürriyet çekmiş. haberinde de, bütün aşamaları geçip, her defasında mülakatta elenen hakim adayının bu durumu, bilgi edinme kanunu gereğince araştırıldığında; “öğrenciliği sırasında örgütsel eylemlere katılmış olabileceği” gerekçesiyle fişlenmiş olmasından kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.

    halen yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre, başkaca halleriniz bir yana, katıldığınız bir eylem veya üyesi olduğunuz bir parti ve/veya dernek “yıkıcı veya atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı” faaliyetler içinde olduğu şeklinde değerlendirilmişse; kamu görevi kapısı size sonsuza kadar kapanmış, ekmeğinizi başka yerde arayacaksınız demektir.
    *
    dokuz yıl önce (2000)yürürlüğe konulmuş, sübjektif değerlendirmelere alabildiğine açık güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönetmeliği'nin 11nci maddesi şöyle;
    “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak;
    a) kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
    b) kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı,
    c) yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanuna ve atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
    d) şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
    e) yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgi derecesinin iç yüzü ve nedeni,
    f) sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır.”
    *
    bugün hadi işe almıyorlar; faşist/korporatist/otokratik devletin geçmişi ise tam bir felakettir.

    daha dün, nazım’ın, toplatıldıktan sonra bizans sarayı yıkıntılarına tıkıldığı ortaya çıkan gece gelen telgraf adlı şiir kitabı(1933)’nın basımı nedeniyle şair, yayıncı ve matbaa sahibi tutuklanarak yargılanırlar. şair, bu şiir yazma suçunun yanında ayrıca istanbul, bursa ve adana’da afiş astığı için de idam cezasıyla yargılanmış, neticeten 4 yıl ağır hapisle cezalandırılmıştı.

    yetmişli-seksenli yıllarda ise, afiş asmak, nümayiş yapmak, halkı isyana teşvikle eşdeğer tutularak insanlar ya sekiz yıla kadar varan cezalara çarptırılmışlar; beraat edenler bile tutuklu kaldıkları süreleri yanlarına ceza olarak kalmıştır. yetmediği yerde sıkıyönetim kanunu gereği, sıkıyönetim komutanı kararı ile memuriyet görevlerinden (idari yargı yolu kapalı), evlerinden/yurtlarından uzaklaştırılmışlar; süründürülmüşlerdir.
    *
    bugün böyle ve demokratik bir devlet olmak için kat edilecek daha çok yol var.
  • hukuk devleti ilkesine tamamen aykırı bir uygulama.

    http://www.radikal.com.tr/…18.08.2009&categoryid=77
  • halen, sistemli olarak devam eden uygulama.

    haberde detaylar var, oraya girmeyeceğim. başka bir olaydan bahsedeceğim.

    birkaç ay önce, gece yarısı arkadaş grubumuz polis tarafından gbt için durduruldu. polis, kimliklerimizi alıp telefonla merkezi aradı. bende bir şey çıkmadı. sıra arkadaşıma geldi. tabii bir detay da var. gece yarısı olduğu için ortalık sessiz ve polisin telefonunun hoparlörünün sesi çok yüksek. dolayısıyla karşı tarfın yani merkezdeki polisin söyledikleri de tarafımızdan duyulmakta. neyse, polis arkadaşımın tc kimlik numarasını karşı tarafa söyledi. kısa bir süre sonra karşıdan şöyle bir ses geldi:

    "... yalnız şahıs şizofrenmiş. bak bakalım bir garipliği, taşkınlığı varsa getiriver merkeze ilgilenelim."

    arkadaşımı yıllardır tanırım. akli dengesini etkilemeyen bir psikiyatrik sorunu var. ancak tabii ki şizofreni hastası değil. zaten şizofreni hastası biriyle kıyaslanamayacak kadar sağlıklı. düzenli ilaç kullanmasını gerektiren ancak akli dengesini etkilemeyen basit bir psikiyatrik hastalığı var arkadaşımın. ancak bir psikiyatri uzmanı dahi arkadaşımın ruh hastası olduğunu anlayamaz. o derecede normal ve sağlıklı.

    buradan da anlıyoruz ki polis bir şekilde insanların sağlık sorunlarını, özellikle psikiyatrik bozukluklukları kaydediyor. ve insanları fişliyor.

    bu anayasaya dahi aykırı. ancak ne yapılabilir ki?
  • tunceli'de yapıldığı iddia edilmiş olay.

    bu arada fişleyenin türkçe süper "ünüversite mezunu"

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21939939.asp
  • zihinlerde 12 eylül, ergenekon, cunta, balyoz, 28 şubat gibi pek çok imgeyi canlandıran sözcük..

    ama gel gör ki şu an bunların hiçbiri yok ama fişlemenin tillahı yapılıyor..
    resmî dairelere yaptığınız her başvuru, her gbt taramanız, her muhtarlık, hastane, okul, belediye işleminiz, askerlik, savcılık kayıtlarınız, banka işlemleriniz, resmî şikayet başvurularınız, hakkınızdaki şikayetler......

    her şeyiniz, tüm adımlarınız sürekli kaydediliyor.. hepsi şu meşhur "tc kimlik numarası" sayesinde.. numaranızı kullanarak yaptığınız her işlemde..

    yani benim güzel annem, 12 eylülcüler, darbeciler, balyozcular falan deyip tü kaka ettiğiniz adamlar şu an yaptıklarınızın önünde ceket iliklerlerdi..

    bu kadarını onlar bile yapmadı..

    zira onlar kendi çaplarınca "tehlike" olarak gördüklerini fişlediler.. ama şimdi her vatandaş fiş sahibi..

    (bkz: fişini de al mustafaley)
  • devletlerin/muktedirlerin illeti.
  • ilk defa 1996 yılında orta okula başlayacağım zaman anadolu lisesine mi yoksa cemaatin özel lisesine mi gönderilmem gerektiği aile içinde tartışılırken babamın ağzından duyduğum kelime.
    bugün ulusalcılar denen grubun devlet kurumları içerisinde tekel oluşturduğu günlerdi. ve babam haklı olarak endişeliydi. cemaat okuluna giderse çocuğu fişlerler diyordu.
    çok ilginçtir ki bugün derinden derinden siyasi iktidarla paslaşarak özel ve kamusal alanda güçlenen cemaatçiler aynı siyasi iktidar tarafından fişleniyor. zamannda ecevit'e de destek veren cemaat için bu durum çok sürpriz olmasa gerek ama cemaatin tabanında yer alan ak partili genç çocukların yaşadıkları trajedi çok ironik.
  • şu sıralar meyvelerini veren veri toplama ve saklama sistemi.

    böyle yazınca zam yerine güncelleme demişsin gibi oluyor, çok şeyapmıyorsun :/

    açık konuşalım son günlerde yapılan atamalar, görevden el çektirmeler, bilmemnelerin hepsi fişlemenin devam ettiğinin kanıtı. elinde böyle bir liste olmadan imkansız. yemeyelim şimdi birbirimizi.