şükela:  tümü | bugün
  • haslet, hassa, hilkat, tiynet, meşrep gibi eski kullanimlari vardir.
  • yaradılış, bir şeyin yaradılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu anlamına gelen eski dilde kullanıldığı söylene ama hala sıkça duyduğum bir kelime.
  • tabiat, mizaç, huy, kişilik, yapısal (insani anlamda).
  • ''yaratılıştan gelen maya'' demektir.önemli bir kelime.
  • fıtrat - fatır - fark.

    köken olarak ayrım, farklılık anlamına gelir.

    aynı zamanda felsefenin, mitolojinin, dinin, tasavvufun cevaplamaya çalıştığı temel sorunun kaynağı: bünyedeki, doğuştan gelen bu kadar farklılıkla, parçayla, ayrılıkla insan nasıl birliğe, tevhide ulaşır?
  • (bkz: seciye)
    (bkz: tıynet)
  • bazı teoloji yorumlarına göre, sikinin doğrultusunda gitmek, erkeğin fıtratıdır. o yüzden dışsal uyarıcıları mümkün mertebe azaltmak gerekir. o sike doğrultu vermezsen, uslu durur. (bkz: tesettür risalesi)

    hukuku da teolojiye göre yorumlarsak, fıtratın toplumsalı tehdit ettiği noktada, sikin işlevini değiştiririz hadım ederiz olur biter. yeni bir erkek fıtratı oluşur, mutlu bir toplum. tabii bu arada, kadının zayıf fıtratıyla mücadelesi sürmelidir, uyarıcılarını saklamalıdır. ne kadar iyi saklarsan, erkeğin fıtratı o kadar düzgün zuhur eder. ha, sürekli açılıp saçılmak isteyen kadının da fıtratını değiştirmek gerekir bence. bir kez daha fıtrat demek istiyorum: fıtrat.
  • gelin cümle içinde kullanalım:

    "her insan islam fıtratıyla doğar ama daha sonra ebeveynlerinin ve diğer çevresel faktörlerin etkisiyle yahudi, hristiyan, putperest, mecusi ya da götün teki olur."
  • behzat ç.'den esinlenerek, bu ismi verdiğim bir sopam olsun istiyorum. doğal atmosferi korunsun sopanın, baş tarafında yaprakları filan da olsun. kobider başkanı da esin verdi tabii.

    fıtrat diyeni her gün dövmek yerine, ayda bir fıtrat'la dövmek?